|
Bu defa kurtulmak güç görünüyor...
Ermeniler, yıllardan beri böyle bir konjonktür bekliyorlardı.
Amaçları, soykırım iddialarını ABD Kongresine kabul ettirebilmekti. Hazırladıkları tasarının bağlayıcı bir yanı olmamasına rağmen, dünyanın tek süper gücünün meclisine soykırım yapıldığını onaylattıkları taktirde, gerisinin pamuk ipliği gibi söküleceğini ve henüz çekimser davranan diğer ülke parlamentolarının da, ABD kongresini izleyeceklerini hesaplıyorlardı. Parlamentolardan çıkacak bu kararın ikinci aşaması da, hükümetlere baskı yaptırarak, Türkiye'ye soykırımı zorla kabul ettirmekti.
Bu planın tutacağını ben sanmıyorum. Hiç değilse, Türkiye'nin üstüne çullanıp soykırımı kabul ettirmelerinin imkansızlığına inanıyorum.
Neyse, bu konuyu bir yana bırakalım ve biz asıl sorunumuza dönelim.
Gül, Washington gezisini tamamladı. Temaslarından memnun. Gereken uyarıları yaptı. Her defasındaki gibi, tasarının geçmesi durumunda ilişkilerin nasıl darbe yiyeceğini anlattı. Bunun ötesine gidemedi. Yani, ABD yönetiminin eline, tasarıyı engellemek için yeni bir koz veremedi. Türkiye'deki seçimler, ne yazık ki, cesaretli adımlar atılmasını engelledi.
Peki şimdi ne olacak ?
Bush yönetimi tasarıya karşı sert bir muhalefet yapacak, ancak pek etkili olamayacağı daha şimdiden kabul ediliyor.
Ermeni yanlıları, da tasarıyı büyük olasılıkla mart ayı sonlarında- 24 Nisan'ı beklemeden- temsilciler meclisinden geçirmeyi planlıyorlar. Nedeni de basit: Kongre Nisan'ın ilk iki haftasında tatil. 24 Nisan'a kadar geriye sadece 1 hafta kalıyor. Ermeni lobisi risk almak istemediği için, mart sonu saldırıya geçmeyi planlıyor.
Bütün bu varsayımlar, bugün için geçerli.Yarın durum değişebilir, farklı koşullar doğabilir. Ancak, şu andaki verilere göre, tasarının Temsilciler Meclisi'nden geçme oranı yüzde 80 civarında.
Amerikan politikasını yakından izleyenler, bu tasarının geçme şansının, seçim yılı olan 2008'de daha fazla olduğunu ve Ermenilerin belki de bu olasılığı deneyebileceklerini belirtiyorlar. Ancak anlaşılan, Ermeniler bu yılki şanslarının da yüksek olduğuna inanıyorlar.
Özetlemek gerekirse, Bush yönetiminin, tüm baskılara rağmen tasarıyı engelleyebilmesi güç, girişimin 2008'e ertelenmesi olasılığı da az görülüyor.
Peki, Türkiye, sadece Bush yönetimini ve Kongre'yi tehdit edip, ilişkilerin nasıl bozulacağını göstermenin ötesinde, Ermenilerin planlarını bozabilir mi ?
Hangi adımlar atılırsa, Bush yönetimi etkili bir engelleme yapabilir ?
Bence anahtar hala Türkiye'nin elinde.
Türkiye cesur adımlar atabilirse, tasarıyı uzun süre erteletebilir.
* * *
TÜRKİYE İSTERSE, TASARIYI ENGELLEYEBİLİR…
Ermeni soykırım tasarısını engelleyebilmek için Türkiye'nin kullandığı tek silah, ister Amerikan yönetimine, ister başka ülkelere yönelik olsun, sadece "Eğer bu tasarıyı geçirirseniz ilişkilerimiz bozulur. Türk halkı büyük tepki gösterir" tehdidi. Bunlar belki tehdit değil, aksine günün gerçekleri olabilir, ancak karşı tarafça tehdit olarak algılanıyor.
Buna karşılık, soykırım kavgasının gidişini değiştirmek ve Ermenistan'ı belirli oranda yanımıza çekebilmenin yolu var.
Ancak, bunun için cesaret gerekiyor.
Kendine güven gerekiyor.
İşte önerilen girişimlerden bazıları:
- Türkiye, Ermenistan ile önkoşulsuz görüşmelere oturabilir.
Masaya oturulduktan sonra ise, her konu açılınır ve tartışılır. Yıllarca gidecek bir süreç başlatılmış olur. Azeri dostlarımıza da, böyle bir yaklaşımın onlarında yararına olacağı anlatılabilir.
- Türkiye ile Ermenistan arasındaki kapı ilk aşamada sadece insan trafiğine açılabilir.
Kapı ilk aşamada ticarete kapalı tutulur. Böylece hem Ermenilere karşı bir jest yapılmış olunur, hem de Azerbaycan'ı da fazla rahatsız etmez.
- Uluslararası tarihçilerden oluşan bir kurul oluşturulması girişimi tekrarlanabilir.
Ermeniler bu kurula karşı çıkıyorlar. "Soykırım artık Uluslararası Camia tarafından kabul edildi. Şimdi neden böyle bir kurul kurup riske girelim" diyorlar. Ancak, Türkiye'nin geniş bir paketle ortaya çıkması ve iyi bir kampanya ile elini Ermenistan'a uzatması, Ermeni diasporasının direncini kırabilir.
- 301'inci madde ya tümüyle kaldırılır veya önemli değişiklik yapılıp gerekçeleri iptal edilerek yeni ve daha somut gerekçe yazılır.
301 Hrant Dink cinayetinin azmetticilerinden biri olarak görüldüğünden dolayı hem iç hem dış kamuoylarına bu şekilde önemli bir mesaj verilmiş olur.
Soykırım iddialarını yıllar boyunca görmezden geldik. Sanki üstüne gitmezsek yok olacakmış gibi davrandık. Oysa tam aksine, yıllar geçtikçe Ermeniler görüşlerini kabul ettirdiler. Artık geldiğimizdeki noktada, ancak dünyayı şaşırtacak adımlar atarak, son derece cesur çıkışlar yaparak bu tuzaktan kurtulabiliriz.
Basit milliyetçi sloganlarla yolumuza devam edeceksek, bilelim ki yolun sonunda Ermeniler isteklerini bize kabul ettiremeseler dahi, Uluslararası kamuoyunun tamamına kabul ettirecekler.
İyisi mi, akılcı davranalım.
Vizyon sahibi olalım.
Komplo teorilerinin arkasına saklanmaktan kendimizi kurtaralım.
İlerde Uluslararası kamuoyunda kaybedeceğimiz prestij, emin olun seçim sandığında kaybedilecek birkaç yüz bin oydan çok daha pahalıya mal olur.
Ülkeyi sevmek budur.
* * *
GÜL MEMNUN, SIRA BÜYÜKANIT'TA…
Abdullah Gül'ün son Washington ziyareti, Amerikalı yetkililere göre de, "olumlu" geçmiş. Bu ziyarete "Bush yönetimini uyandırma operasyonu " demek daha doğru olacak galiba…
Dışişleri Bakanı, hemen her görüşmesinde, bu ilişkilerin nerelere kadar gittiğini söyledikten sonra şu uyarıyı tekrarlamış:
"Türkiye ile Amerika arasındaki ilişkiler öylesine geniş, öylesine yoğun ki, sırf Ermenilere moral olsun diye geçireceğiniz bu tasarı herşeyi mahvedecektir. Çocuklarınız ölürken, Irak'tan Afganistan'a kadar hemen her yerde bizim desteğimize ihtiyacınız var. Neden bu dengeleri bozuyorsunuz? Öncelikle kendi çıkarlarınızı kollayın."
Washington'dan gelen haberler de, tasarının ciddiyetinin ilk defa anlaşıldığını gösteriyor. Özellikle yönetim katındaki kıpırdanma kendini gösteriyor.
Bu hafta da, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt'ın görüşmeleri olacak.
Org. Büyükanıt' ın bu temasları son derece önemli. Nedeni de, eğer Ermeni tasarısı engellenebilecekse, bu büyük oranda Pentagon, CIA ve Kongre'deki yahudi oylarıyla gerçekleşecek.
Org. Büyükanıt'ın sürpriz görüşmesi, Cheney'in talebi üzerine yapılacak olan. Konusu, ağırlıklı olarak enerji yollarının güvenliği, Kuzey Irak- PKK- Afganistan.
İkinci önemli görüşmesi de, Tom Lantos ile olanı. Lantos isterse bu tasarıyı erteletebilir. Ancak, Hamas liderinin Ankara ziyaretinden bu yana çok rahatsız. Bu konuyu ve İsrail ile ilişkileri de Org. Büyükanıt ile görüşecek.
Gül ve Büyükanıt'ın temasları tasarıyı durdurabilir mi ?
Kimse bilemiyor.
Kimse garanti edemiyor.
Ancak, yapılması gereken görüşmeler olduğu konusunda da kimsenin kuşkusu yok.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|