Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Şubat 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kyoto'ya imza koyup, çevreyi katleden de var

Hollanda, ithal palmiye yağından elde edilen biyoyakıtla karbon gazı salınımını aşağı çekerken, Endonezya'daki yağmur ormanlarını katletti!


Artık havadan sudan konuşmak, dünyanın en ciddi meselelerinden biri haline geldi. Dolayısıyla bizim deyimler sözlüğüne de galiba küçük bir rötuş gerekecek.
Küresel ısınmaya karşı ivedi önlem alınmasının gerekliliği, neyse ki artık medyada da enine boyuna tartışılıyor. Dün bizim gazetede bir haber vardı: Eğer Türkiye, sera gazı salınımında kısıtlama hedefleyen Kyoto Protokolü'nün altına imza atacak olursa, taahhütlerini yerine getirmek için 20 milyar dolarlık yatırım yapması gerekiyormuş.
Bana soracak olursanız AKP hükümeti, çevreyi en fazla kirleten zengin-kalkınmış ülkeler için hazırlanmış olan bu protokole imza koymamakla isabet ediyor. Kaldı ki Kyoto Protokolü'ne imza attığı için sera gazı salınımını azaltacağım diye uğraşan bazı ülkelerin, aslında çevreyi nasıl katlettikleri de ortaya çıkıyor.

Peri masalı kâbus oldu
Önceki hafta yayınlanan bir raporda, Hollanda'nın biyoyakıt kullanımını hızla arttırarak kendi karbon gazı salınımını azaltırken, eski sömürgesi Endonezya'daki yağmur ormanlarını nasıl katlettiği ortaya çıktı. Ve Danimarka ile birlikte AB'nin en çevreci ülkesi diye takdir edilen Hollanda'da son yıllardaki çevreci peri masalı, hızla çevreci bir kâbusa dönüştü.
Oysa gerek Hollandalı siyasetçiler gerekse çevreci gruplar, Hollanda'nın yenilenebilir enerjiye bu kadar çabuk uyum sağlamasından ve özellikle de elektrik üretim tesislerinde Güneydoğu Asya'dan getirilen palmiye yağının (biyoyakıt) belli oranlarda kullanılmasından ne kadar mutluydular.
Hatta hükümetin uyguladığı sübvansiyonlarla enerji şirketleri, sadece biyoyakıtlarla çalışacak jeneratörler bile dizayn ettiler.

Endonezya nasıl kirlendi?
Ne var ki bilim adamlarının geçen yıl Endonezya ve Malezya'daki palmiye yağı ekim alanlarında yaptıkları incelemeler, korkunç bir gerçeği ortaya çıkardı.
International Herald Tribune gazetesine manşet olan yazıya göre Avrupa'nın palmiye yağına olan talebindeki bu artış, Güneydoğu Asya'da palmiye yetiştirmek için yağmur ormanlarının tahrip edilmesine ve aşırı gübre tüketimine sebep oldu.
Daha da kötüsü palmiye ekmek için gereken alanlar, o bölgede toprağın tamamen kurutulması, daha sonra da yakılması yoluyla elde ediliyor. Bu da atmosfere çok büyük miktarlarda sera gazı salınımına sebep oluyor.

AB'nin Biyoyakıt Direktifi
Emisyonlarındaki bu yüksek artışla Endonezya, aniden ABD ve Çin'in ardından dünyada en çok sera gazı üreten 3. ülke haline geldi. Yağmur ormanları sayesinde "dünyanın akciğeri" diye anılırken, "çevreyi koruma şampiyonu bir AB ülkesi tarafından" birkaç yıl içinde dünyanın en kirli ülkelerinden biri haline getirilmek! Kasıtlı değil kuşkusuz, ama olacak iş de değil!
Hollandalı bazı parlamenterler, Endonezya'daki beklenmedik bu tahribatın faturasının, Hollanda tarafından karşılanması gereğine işaret ediyorlar. Bu arada küresel ısınmaya karşı önlem olarak AB üyesi ülkelerde 2010 yılına kadar ulaşımın % 5.75'ini biyoyakıtla sağlama yönündeki direktifin de değiştirileceği belirtiliyor.

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yorgo'nun böbreği
YORGO Kurtuli Rum vatandaşımız. 19 yaşında bi...
Çetin ALTAN
Takke düşüp kel göründüğünde, tehditler de artıyor
Güreşçi Ömer Çubukçu, Çeçen kökenli rakibine ...
Melih AŞIK
Hayat bir nefes...
"Ben o sırada annemle Moda'da oturuyorum. Mer...
Fikret BİLA
Türkiye'nin Kuzey Irak politikası nedir?
ABD'nin "Irak'ın toprak bütünlüğü ve siyasal ...
Hasan CEMAL
301'le çelik çomak oynamak!
Hrant Dink neden hedef haline getirildi?
Güneri CIVAOĞLU
Taş plak
Napolyon, Avrupa'daki tüm krallıkları devirme...
Abbas GÜÇLÜ
Hangi üniversite ne kadar başarılı?
Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğret...
Hurşit GÜNEŞ
2007'de mali disiplin gevşeyince ne olacak?
Para politikasının sıkı olduğu biliniyor. Anc...
Nail GÜRELİ
Sevgi tüketimi
Bugün Dünya Sevgililer Günü. Tüketim ekonomis...
Sami KOHEN
AB ile durgun dönem
BİR süredir AB konusu adeta Türkiye'nin günde...
Metin MÜNİR
Taşıma değirmen
Genellikle bütçe sonuçlarını başbakanlar açık...
Hasan PULUR
Yargıdan iki görüntü...
GELECEKTE bugünlerin Türkiye'sini araştıracak...
Meral TAMER
Kyoto'ya imza koyup, çevreyi katleden de var
Artık havadan sudan konuşmak, dünyanın en cid...
Ece TEMELKURAN
Tereke
"Şimdi bizi başımızdan vurdular, başı boş ort...
Osman ULAGAY
Sevgisizlik
Türkiye'de ekonomiyle ilgili olarak yazı yaza...
Güngör URAS
'Yumuşak iniş' isteyenler 'küçülelim' diyor
Yabancılar "yumuşak iniş"ten söz etmeye başla...
M. Ali BİRAND
Tasarı için, Pentagon ve CIA hareketlendi...
Önümüzdeki haftalarda gündemimizi en çok Erme...

© 2006 Milliyet