|
Tasarı için, Pentagon ve CIA hareketlendi...
Önümüzdeki haftalarda gündemimizi en çok Ermeni Soykırım tasarısı meşgul edecek.
Gül, temaslarını tamamladı, şimdi de Org. Büyükanıt Washington'da. Dışişleri Bakanı, Bush yönetiminin sivil kanadını "yarı ikna-yarı tehdit" ile uyardı. Org. Büyükanıt ise, ağırlıklı olarak Askeri kanadı hareketlendirecek. Ayrıca, talep karşı taraftan geldiği için, Başkan Yardımcısı Cheney ve Temsilciler Meclisinin önemli isimlerinden Tom Lantos ile de görüşecek.
Türkiye, Ermeni tasarısına karşı "Güvenlik" kartını oynuyor.
- Türkiye, Afganistan'dami NATO gücüne asker veriyor...
- Kosova'daki güce de takviye de buluyor...
- Kafkaslarda (özellikle, Ermeni-Azeri-Gürcü üçgeninde) ABD ile birlikte önmeli rol oynuyor...
- İsrail'in güvenliği ve Filistinliler ile diyalogda, yine ABD ile hareket ediyor...
- İran anlaşmazlığında, ABD ve AB ile Tahran arasındaki temaslara fiilen katılıyor ve resmi olmayan bir moderatörlük yapıyor....
- Batı Avrupa'nın petrol ihtiyacını karşılayacak en önemli "ara istasyon" rolünü oynuyor...
- Irak'ta ABD'ye, son derece önemli bir destek sağlıyor.
Abdullah Gül ve Org. Büyükanıt, işte bu listeyi Amerikalıların önüne koyuyorlar ve şu soruyu soruyorlar:
"...Böylesine hayati bir işbirliğini, böylesine derin bir ilişkiyi, birkaçyüz bin Ermeni vatandaşınızı soykırım tasarısıyla manen tatmin edebilmek için tehlikeye atmaya ne gerek var?"
Gerçekten de zor bir seçim.
Amerikan kamuoyu vicdanında, Ermenilerin soykırıma uğradıkları ve asıl sorumlular her ne kadar Osmanlılar sayılsa dahi, varis durumundaki Türkiye'nin hiç değilse özür dilemesi yer etmiş. Tasarı, hem vicdani bir görev, hem de siyaset açısından yararlı bir oy potansiyeli olarak görülüyor.
Ancak öte yandan da, Türkiye ile ilişkileri zedeleme kaygısı duyuluyor.
Bush yönetimi de, güvenlik çıkarına aykırı gördüğü bu tasarıyı, güvenlikçilerini Kongre önüne çıkararık engellemeyi planlıyor. Dışişleri Bakanı Rice'ın "Komutanları alıp Kongre'ye gideceğim" demesi, Başkan yardımcısı Cheney'in Org. Büyükanıt ile görüşmek istemesi, bu çabaların önemli birer parçası olarak niteleniyor.
Geçen haftaki bir diğer gelişme de CIA ve Pentagon'dan tasarının reddedilmesi yönünde, uyarı dolu birer raporun kongre üyelerine gönderilmesi. Bu, "düğmeye basıldı" diye yorumlanıyor.
Org. Büyükanıt'ın bu hafta Washington'daki temasları, bu çerçevede son derece önemli sayılıyor.
Tasarının geçmesi durumunda, Ankara'nın nasıl bir tepki vereceği, Askeri ilişkileri nasıl etkileyeceği, en fazla merak edilen soruların arasında.
Acaba, bütün bu kampanya tasarıyı engelleyebilecek mi?
Bu sorunun halen kesin bir yanıtı yok.
Bush yönetiminden çok, Pentagon'un ne oranda ağırlık koyacağına dikkat çeken yetkililer, "Türkiye'nin lobisini Pentagon ile CIA yapıyor" demekle yetiniyorlar.
* * *
YAHUDİ LOBİSİ DE AĞIRLIĞINI KOYMALI...
Ankara'nın dikkatle izlediği diğer kesim de, Washington'daki güçlü Yahudi lobisi.
Türkiye'nin, İsrail'in güvenliğine verdiği direkt ve dolaylı desteğe dikkat çeken Türk yetkililer "Yahudi dostlarımızın bu gelişmeyi uzaktan seyretmelerini kabul edemeyiz. Ağırlıklarını koymaları gerekir" diyorlar. "Yahudi lobisi, Ermeni tasarısına karşı çıkmazsa, bizden aynı desteği beklememelidir" diyen, ABD'deki çalışmaları çok yakından izleyen üst düzey bir hükümet üyesi, Org. Büyükanıt'ın Washington'da bu mesajı tekrarlayacağına özellikle dikkat çekti.
Org. Büyükanıt'ın, Temsilciler Meclisi üyesi Yahudi kökenli Tom Lantos ile görüşmesinin bel kemiğini işte bu konu kapsayacak. Lantos, genelde Türkiye'yi destekleyen bir isimdir. Ancak Hamas liderinin Ankara'ya davet edilmesine büyük tepki gösterdi ve Ak Parti konusundaki soru işaretleri arttı. Lantos'un, Org. Büyükanıt'a soracağı sorular ve alacağı yanıtlar ilgiyle izlenecek.
* * *
ERMENİ TASARISI GEÇERSE NE YAPARIZ?
Son günlerde yine sorular çoğalmaya başladı. En çok karşı karşıya kaldığım soru şu: "Amerikan Kongresi, Ermeni Soykırım tasarısını kabul ederse ne olur? Ne kaybederiz? Bizi tazminata mı mahkum ederler veya toprak vermeye mi zorlarlar?"
Önce, bu tasarının nasıl yasalaşacağına bakalım.
Ermeni tasarısı halen, Temsilciler Meclisinde. Dışişleri Komisyonunda görüşülecek ve yeterli oy bulursa genel kurula yollanacak. Genel Kurul'da oylanacak.
Temsilciler Meclisi'nde kabul edilen bir tasarı yasalaşmıyor. Yani bağlayıcı hiçbir yanı yok. Yasa olması için, Senato'da oylanması ve kabul edilmesi gerekiyor.
Ermeni tasarısının Temsilciler Meclisi'nden geçmesi ne kadar kolaysa, Senato'dan geçmesi aynı oranda güç görülüyor. Zira Senato'da Türkiye'ye önemli destek var.
Tasarı eğer Temsilciler Meclisinden geçip, Senato'da takılırsa, yasalaşmamış olacak. Ermenilere moral destek olmanın dışında fazla bir işe yaramayacak.
İlerde Senato'dan da geçip yasalaştırılırsa ne olacak?
Yasa nedeniyle, ABD yönetimleri bundan böyle 1915 olaylarını "Soykırım" diye niteleyecekler. Ancak, bu olasılıkta dahi Türkiye'den tazminat ödemesi veya toprak vermesi istenemeyecek. Bunun nedeni de, Osmanlı İmparatorluğunun tüm alıp vereceğinin Lozan antlaşmasıyla kesilmesi veya karşılıklı ibra edilmesi.
Peki biz neden bu kadar titizleniyoruz?
Bırakalım, ABD Kongresi ne isterse yapsın.
Yoo o kadar da değil.
Bu tasarı, ister Temsilciler Meclisi'nden geçip kadük kalsın, ister Senato'dan da geçip yasalaştırılsın, dünyanın tek süper gücü tarafından hepimizin alnına kara bir leke sürülmesi anlamına gelir. Torunlarımıza böyle bir leke sürülmesini engellemeliyiz. Ancak, yolun sonunda bizi neyin beklediğini, neyin beklemediğini de bilelim.
Tasarının geçmesinin dünyanın sonu olmayacağını, Türk-ABD ilişkilerinin herşeye rağmen süreceğini de unutmayalım.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|