|
 |
|
|
AKP’yi merkeze çekmeye adaylar
Çeşitleme / Selim Türsen
AKP İzmir İl Başkanı Ali Aşlık bir süre önce Milliyet Ege’nin yönetici, yazar ve yazıişleri kadrosuyla yaptığı sohbet toplantısında, ''Bizim anketlerimize göre İzmir’de CHP ile başabaşız'' demişti. Anketlerin ne kadar gerçeği yansıttığını seçimlerde göreceğiz. Ama Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın çok sayıda bakanla birlikte yaptığı son çıkarma, önümüzdeki seçimlerin İzmir’de kıran kırana geçeceğini gösteriyor.
Tabii bir de işin adaylar yönü var.
Son zamanlarda özellikle iş dünyasında şu düşüncelerin yoğunlaştığı kulağımıza geliyor:
''Nasıl olsa seçimlerde AKP birinci olacak. Koalisyonlu ya da koalisyonsuz beş yıl daha ülkeyi yönetecek. O zaman, partide radikallerin gücünü azaltıp, merkeze çekmede etkili olabilecek isimlerin AKP’den aday olması doğru olur. Meclis’te, başta laiklik olmak üzere kritik kararlarda böyle isimler çok önemli roller oynayabilir. Hem böylece Ankara’da sesimizi de duyurmuş oluruz.''
Anlaşılan, EBSO Başkanı Tamer Taşkın gibi bana göre sürpriz bazı isimlerin AKP’den aday olacağı haberleri böyle bir eğilimin sonucu.
İzmir almıyor, veriyor
İstatistikler yüzlerce sayfalık rapora, saatler sürecek konuşmalara bedeldir. Birkaç rakam, gerçekleri tüm çıplaklığıyla ortaya döker. Türkiye’nin kanayan yarası dış ticaret açığı istatistiklerini illere göre gözden geçirdim. İzmir’in dış ticaret fazlası veren az sayıdaki illerden biri olduğu dikkatimi çekti. İzmir, 2006 yılı ocak-aralık döneminde 5 milyar 452 milyon dolarlık ihracat yapmış, buna karşılık ithalatı 5 milyar 354 milyon dolarda kalmış. Yani yurtdışından mal girişiyle ithalatın patladığı, Türkiye’nin dış ticaret açığının rekorlar kırdığı bir dönemde, İzmir’in yurtdışına yaptığı satışlar alımlarından fazla olmuş.
* * *
Belki 100 milyon dolarlık dış ticaret fazlasına dudak bükenler olabilir. Ama İstanbul’un 46.7 milyar dolarlık ihracatına karşılık 79.2 milyar dolarlık ithalatını, Kocaeli’nin 4.9 milyar dolarlık ihracatına karşılık 15.9 milyar dolarlık ithalatını göze alacak olursak İzmir’in başarısının önemi anlaşılır..
Benzer bir durum Maliye Bakanlığı verilerinde de ortaya çıkıyor. 2006 yılında devlete 1’e karşı 4 veren İzmir için devlet kasasından 3 milyar 441,4 milyon YTL çıkmış. İzmir’in Hazine’ye katkısı ise 14 milyar 803,7 milyon YTL olmuş.
* * *
İzmir’in devlet eline bakmayan bir kent olması ilk bakışta güzel görünebilir. Ama madalyonun bir de öbür yüzü var. Son zamanlarda çalışmaları hızlansa bile yılan hikayesine dönen çevre yolları, Bursa’ya, İstanbul’a bağlanacak otoyollar yapılabilseydi artacak iş ve ticaret hacmiyle bugün İzmir devlete kat be kat fazlasıyla veren bir konumda olacaktı. Hazine ise diğer bölgelerin gelişmesi için ihtiyacı olan harcamalarını borç-harçla değil, İzmir gibi çok az yatırıma rağmen bire dört veren yerlerden topladığı gelirlerle yapabilirdi. Ama bütün bunlar vizyon işi. Küçük politik hesaplarla yönetilen bu ülkenin politikacılarında vizyon olsaydı, Türkiye zaten bu hallere düşmezdi.
stursen@milliyet.com.tr
|
|
|

|