Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Şubat 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
YARGITAY, DEPREM DAVALARINDA ZAMANLA YARIŞIYOR
Başsavcı'nın dramı

Yargıtay'ın karara bağladığı deprem davalarında birçok sanık, cezaların ertelenmesi nedeniyle kurtuldu. Cezasız kalan dosyalar arasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Engin'in oğlunun ölümüne ilişkin dava da var

Gökçer Tahincioğlu - Ankara

17 Ağustos 1999'da meydana gelen depremle ilgili açılan davaların zaman aşımı süresi 17 Şubat'ta doluyor. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, bu tarihe kadar, elinde bulunan tüm dosyaları karara bağlamak için son iki haftadır sadece deprem davalarına bakıyor.
Yargıtay, bu süre içinde birçok dosyayı karara bağladı. Karara bağlanan çok sayıda dosyada, sorumlular bu kez de cezalarının ertelenmesiyle kurtuldu. Yargıtay'ın depremde yıkılan binalara ilişkin sonuçlandırdığı davalardan bazıları ve verilen kararlar şöyle:
  • Düzce'de bir kişinin ölümünden sorumlu tutulan sanık Öznur Macit'e verilen hapis cezasının ertelenmesine ilişkin karar onandı.
  • Sakarya'da, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Engin'in oğlu Emre Engin'in ölümüne neden oldukları iddiasıyla yargılanan 7 sanığın davası 17 Şubat tarihi gelmeden zaman aşımına girdi. Mevzuata göre, deprem davaları, zaman aşımını kesen, Yargıtay'ın yerel mahkemenin kararını bozması gibi gelişmeler olduğunda 7.5 yılda, bu tip bir gelişme olmadığında 5 yılda zaman aşımına giriyor. Engin'in oğlunun ölümüne ilişkin davada, bu tip bir gelişme olmadığından dosya 17 Şubat'tan daha önce zaman aşımına girmiş oldu. Yargıtay da bu yönde saptamada bulundu.
  • Bakırköy'de, 2 kişinin ölümünden sorumlu tutulan Cemal Genişel'e verilen mahkûmiyet kararının ertelenmesi kararı onandı.
  • Yalova Ceylankent Sitesi'nde 60 kişinin ölümüne neden oldukları iddia edilen 2 sanıkla, 9 kişinin ölümüne neden oldukları iddia edilen 11 sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararlarının ertelenmesi kararı onandı.
  • Kocaeli'nde, 58 kişinin yaşamını yitirdiği Ubay Apartmanı'nın müteahhidi Yaşar Ubay hakkında verilen mahkûmiyet kararının ertelenmesi kararı onandı.
  • Kocaeli'de, 5 kişinin ölümüne neden olduğu iddia edilen sanık Mehmet Özkaymak'a verilen 1 yıl 8 ay hapis ve 50 YTL para cezası onandı. Ancak bu ceza ertelendi.

  • Yargıtay, az sayıda dosyada verilen ve ertelenmeyen hapis cezası kararlarını da onadı. Kararlardan bazıları şöyle:
  • Kocaeli'nde, müteahhit Erol Dökmen'e 30 kişinin ölümünden sorumlu olduğu için verilen 5 yıl hapis ve 60 YTL para cezası onandı.
  • Kocaeli'de, 9 kişinin ölümünden sorumlu tutulan İhsaniye Belediye Başkanı Ahmet Levent ve Salih Zeki Göktürk'e verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası onandı.
  • Kocaeli'nde, 22 kişinin ölümünden sorumlu tutulan Suphi Atay ve Faik Recai Bayraktar'ın 2.5 yıl hapis ve 50 YTL para cezası onandı.

  • Yargıtay, ertelenen mahkûmiyet kararlarını onamasaydı, bu dosyalar 17 Şubat'ta zaman aşımına girecek ve ortadan kalkacaktı. Ancak erteleme kararları da sanıkları kurtarmış oldu.
    Mevzuata göre, erteleme kararı verilen dosyaların sanıkları 5 yıl içinde benzer bir suç işlemezse, haklarındaki davalar hiç açılmamış sayılıyor. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 17 Şubat'a kadar bu davaları karara bağlamayı sürdüreceği öğrenildi.

    Deprem mağdurları için AİHM yolu umutsuz

    KOCAELİ AA
    Marmara depremi nedeniyle açılan ve henüz karara bağlanmamış davaların yarın zaman aşımına uğrayacak olması nedeniyle, müdahiller AİHM'ye başvurmaları halinde sonuç alamayacaklar. Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Hukuk Fakültesi öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. İsa Döner, Marmara depreminin ardından sorumlular hakkında eski Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 383. maddesinde düzenlenen "dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek" suçundan dava açıldığını, 5 yıla kadar hapis cezası öngörülen davalarda zaman aşımının 7.5 yıl ile sınırlı olduğunu kaydetti. Döner, eski ve yeni TCK'daki zaman aşımı hükümlerinin AİHS'nin 6. maddesinde düzenlenen "Makul sürede yargılanma hakkı" ile paralellik arz ettiğini, bu nedenle AİHM'ye başvursalar bile deprem mağdurlarının istedikleri sonucu alamayacaklarını kaydetti.
    Kocaeli Barosu Başkanı Ersayın Işık ise "Zaman aşımı ceza davaları için söz konusu. Mağdurlar maddi ve manevi tazminat davası yoluyla hak aramaya devam edebilir" dedi.

    Kaçan cezadan kurtuldu

    KEREM PULGAT Konya DHA
    İnşa ettiği konutların Marmara depreminde yıkılması sonucu 167 kişinin ölümüne neden olduğu gerekçesiyle 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan müteahhit Veli Göçer'in ortağı ve oğlu Can Göçer ile diğer ortağı Zafer Coşkun'u zaman aşımı kurtaracak. Depremzede avukatı Rıza Pehlevi Şat, "Zaman aşımı süresi olan 7.5 yıl 17 Şubat'ta (yarın) doluyor. Firari sanıkların dosyaları yerel mahkemede bekliyor. 17 Şubat'a kadar mahkemenin karar vermesi, bu kararı da Yargıtay'ın onaması gerekiyor. Bu mümkün olmadığı için sanıkların dosyası zaman aşımına uğradı" dedi.
    Tahliye edildikten sonra bir daha ulaşılamayan Can Göçer ve Zafer Coşkun'un dosyaları halen Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde... Göçer ve Coşkun'un 2 yıldan 15 yıla kadar hapsi isteniyordu. Ancak, Can Göçer ve Coşkun'un dosyaları mahkemenin ifadelerini alamaması nedeniyle yarın itibariyle zaman aşımına uğrayacak.

    Polise ihbar etti, yakalanmadı
    Depremde evini ve yakınlarını kaybeden Mustafa Ergüden, Can Göçe'in firari durumdayken bir kooperatifin yönetim kurulunda yer aldığı bilgisini alınca polise bildirdiğini, ancak sonuç alamadığını söylüyor. Ergüden şöyle diyor:
    "Kooperatifle, gidebileceği akraba ve arkadaşlarının adreslerini polise bildirdik. Hatta bir defasında Kadıköy'de Can Göçer'le karşılaştım. 155'i aradım, ancak ekip gelmedi. Polis, daha sonra bildirilen adreslere 30 kişi ile operasyon yapmalarına rağmen Göçer'i bulamadı. Can Göçer, halen İstanbul'da elini kolunu sallayarak geziyor."





    GÜNCEL
    'Artık kim düşman o bile belli değil'
    Başsavcı'nın dramı
    Eyüp'te skandal
    El Kaidecilerden Atatürklü savunma
    İpler iyice geriliyor
    Bakanlık, Sazak için dava istedi
    DTP'li başkanın oğlundan kepenk tehdidi
    Gösterilerde yine çocuklar kullanıldı
    Şifreleri çözülüyor
    Peşmergeden PÇDK'ya 'dur'
    Düzeltme ve özür






    Melih AŞIK
    Milliyetçi oyunu
    Klasik bir CIA taktiğidir... Güney Amerika'da...
    Çetin ALTAN
    Bir Haliç müzesi kurulsa...
    İnsancıklar hiç farkına varmadan kendi yaşadı...

    © 2006 Milliyet