|
 |
|
|
Tribünleri Tuncay kışkırttı
Alex ve Volkan'a gelen protestoların birçok nedeni var.
Ama en önemlisi Tuncay!..
Resmen kışkırtıyor tribünleri.
Nedir öyle yaptığı işe, giydiği formaya, aldığı paraya hakkını verme durumları.
Sırıtıyor.
Daha da beteri, arkadaşlarından da aynı özveri bekleniyor.
Belki bıraksalar, onu bir kaşık suda boğarlar.
***
Gençlik yıllarımda ağabeyimin bir şoförü vardı. Adı Kemal...
Henüz spor müdürlerine araba falan tahsis edilmeyen yıllardı. O yüzden rahmetli Namık dayımı sabahları Kemal taşırdı gazeteye.
Bir sabah ağabeyim, ben ve dayım doluştuk arabaya Cağaloğlu'na gideceğiz. Kemal koltuğun yanından ince uzun bir paket çıkardı ve dayıma verdi.
"Namık ağabey, babalar gününüz kutlu olsun"!
Sanki bir bıçak saplandı mideme. Dayımın asıl babalığı bize; ama atlamışız babalar gününü.
Ağzındaki Silahlı Kuvvetler cigarasının uzamış külünü dökmeyecek kadar ağır çekim bir arkaya dönmesi, gözlerimizin ta içine bakması vardı ki Namık dayımın, aynı yavaşlıkta pankreasıma doğru indi midemdeki bıçak.
Çok delikanlı, çok çalışkan, hürmetkar Feriköy delikanlısı Kemal'den nefret etmiştim.
Ağabeyim benden beterdi. Alex ve Volkan ne ki...
***
O yüzden Alex'in, Volkan'ın ve sahaya yarım porsiyon bırakanların duygularını anlıyorum.
Onlar da "sevgililer günü"nü atladılar.
Bir tek Tuncay akıl etti.
Hamit forması ve Canaydın
Ve sayın Özhan Canaydın, Hamit Altıntop'un formasıyla poz vermesine açıklık getirdi:
"Yurt dışında forma giyen bir milli futbolcunun formasıyla fotoğraf çektirmekten gurur duyarım".
Bravo yani...
"Ben tekstilciyim, formanın dokumasını çok beğendim" de diyebilirdi.
Sizler... "Hamit'in ancak formasını alabildik" diyenler, utandınız mı şimdi.
Nereden aklınıza geliyor böyle tuhaf şeyler.
Galatasaray, Hamit Altıntop'u almak isteyebilir. Parası yetmeyebilir. Schalke 04 başkanı pantolon uyduramadık forma verelim diye hediye getirebilir.
Bunlar sayın Canaydın'ın öncelikleri değildir. O, olaya milli futbolcumuzun Avrupa'daki başarıları açısından yaklaşmaktadır. Anladınız mı şimdi.
Saracoğlu'ndaki güvenlik sorunu
Boşuna kızmışlar Fenerbahçe yönetim kuruluna...
Boşuna öküzün altında buzağı aramışlar...
Federasyon Başkanı'na "gelme" demişse ve gerekçe olarak "güvenliği" öne sürmüşse bir bildiği var!
Bakın tribünlere:
Biri ağır altı yaralı... Aramada bulunan bıçak sayısı bilinmiyor; 50'ye kadar çıkıyor.
Neden?
Kime karşı?
Belli ki adet edinmişler "sağlam" dolaşmayı.
Meşale falan nasıl giriyor tribünlere tahmin ediliyordu. Peki bıçaklara da mı göz yumuyor yönetim?
Elbette hayır.
Demek ki bu bir güvenlik sorunu.
Boşuna "gelme" dememişler Ulusoy'a.
Sadece Galatasaray Başkanı Canaydın boşuna "müdahil" olmuş.
FIKRA GİBİ
Erzincan Amatör Küme maçlarında kan gövdeyi götürünce, olaya Vali el koydu.
Vali Ali Güngör yazılı bir açıklama hazırladı ve tarihi cezaları sıraladı:
Olaylı Akyazı Belediyespor- Çayırlı Belediyespor maçında Akyazı'nın 5 futbolcusuna toplam 14 maç ceza verilmiş, kulübün sahası 3 maç kapatılmıştı.
İşte futbol şiddeti ile böyle baş edilirdi.
En üst mülki amirden, en keskin cezalar.
Bir daha yapsınlar da görelim.
Lakin bu ceza nasıl infaz edilecekti?
Çünkü Akyazı Belediyespor'un kendisine ait bir sahası bulunmamaktaydı ve futbol sahası olmayan takıma verilen saha kapatmanın ne anlama geldiğini kimse anlamamıştı.
Fıkra gibi.
Kurşun döktürme; sık!
Ligde iyi sonuç almak için "kurşun döktüren" Gençlerbirliği takımına savcılık soruşturma açmış!..
Asla büyük takım olamayacak şu Gençlerbirliği...
Kaldı mı artık kurşun döktürmek diye bir eylem... Hadi yaptınız, niye alenen?
Amerika'yı yeniden keşfetmenin alemi mi var yani?
Türkiye'nin en önemli futbolcusu Hakan Şükür "Sakatlıklarım nazardan" dedi. Gider sorarsınız ona "ilacı ne" diye; söyler.
Bakın, biliyor muyuz Hakan'ın nazara karşı aldığı önlemleri?
Acemilik işte...
Biraz da şanssızlık.
Yasalarımıza göre fal, falcılık, kurşun döktürme gibi eylemlere 3 aydan 20 yıla kadar hapis cezası veriyorlar.
Kurşun sıkanlar 3 ayda çıkıyor, kurşun döktürenler 20 yıl yatıyor.
Gençlerbirliği'nin ya basireti ya da kısmeti bağlı vallahi.
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|