Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Şubat 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil


Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yüzde yüz kepaze!

Spor programları pazar akşamına yığıldığı için, pazartesi akşamlarının doğal malzeme kaynağı Santra oluyor doğal olarak... Programın ilk başlardaki baş aktörü Ahmet Çakar'dı. Ancak Kazım Kanat, Çakar'ın rolünü fazlasıyla çalıyor. Gürcan Bilgiç de eskisi gibi sus-pus değil artık, Zico onu öyle bir sinirlendiriyor ki, Ahmet Çakar bile susturamıyor onu... Anlatıyor, anlatıyor... Kendisini öyle bir kaptırıyor ki; hatta bazen kendisine "hakaret anlamında olmayan" hakaret edildiğini bile anlamıyor... Konu ne mi sevgili okur? Buyrun, okuyun:
Ahmet Çakar: ...Fenerbahçeli oyuncuların kepazeliklerini burada söylemek lazım...
Gürcan Bilgiç: Hocam yalnız siz de ikilem yaptınız. Yanlış anlamayın lütfen. Maçları kazanan da sizin kepaze dediğiniz oyunculardı...
AÇ: Ben oyuncuların kapasitelerine kepaze demedim. Oyuncuların kişiliklerine kepaze derken de hakaret anlamında söylemiyorum. Senin gibiler! Mesela sen de yanında yangın çıksa, ortalıkta kan gövdeyi götürse sükunetini, soğukkanlılığını koruyorsun. Hırslı bir yapın yok, bu bir mizaçtır. Ben buna mukabil çabuk atağa kalkan, çabuk hiddetlenebilen fevri davranışlarda bulunan değişik bir adamım. Bu bir karakter meselesidir.
GB: Hangimiz daha çok hata yaparız?
AÇ: Yerine göre. Sen bu dengeyle az adam kırarsın, daha kontrollü-dengeli işler yapabilirsin. Ben de aciliyetin, enerjik yaklaşımın gerektiği yerde senden daha başarılı olabilirim.
GB: Yüzde 100. Tecrübe de önemli tabi burda... Çabuk karar verme açısından. Şimdi bu takım 3 senedir şampiyonluğa oynuyor, 2 senesini şampiyon bitirmiş, geçen sene son maçta şampiyonluğu kaçırmış, öyle mi? Bu takımın 3 senedir hırsı var, çabası var, basıyor, ligin en fazla gol atan takımı...
Bilgiç kepaze olmayı geçti, kimin daha az hata yapacağının derdine düştü, sonra onu da geçip Fenerbahçeli futbolcuların meziyetlerini sıraya dizerken ben ekran başnda "Gürcan hakarete uğruyorsun" dedim; ama beni duyan olmadı...
Şimdi sorum şu ki: Türk Dil Kurumu Sözlüğü'ne göre "kepaze" Farsça kökenli bir kelime. Aşağıda yazdığım 4 anlamı var. Fenerbahçeli futbolcuların ve Gürcan Bilgiç'inki sizce hangisi?
1- Niteliksiz, değersiz. 2- Utanmaz, rezil. 3- Gülünç. 4- Talim yaparken kullanılan gevşek ok yayı.

Ah hakemler, vah hakemler!

Çaykur Rize - Fenerbahçe maçının kritik pozisyonları değerlendirildi Santra'da. Hakemlerin birkaç saniye içinde karar vermesi gereken pozisyonlar, al ileri-gel geri ağır çekim falan defalarca izlendi, tam tamına 16 dakika 20 saniye sürdü bu pozisyon değerlendirme ve penaltıydı-değildi tartışması... Sonuç:
Çaykur Rize'ye verilen penaltı: 10 dakika 15 saniye konuşuldu. Sonuç:
Kazım Kanat: Penaltı değil.
Gürcan Bilgiç: Penaltı değil.
Ahmet Çakar: Penaltı.

Yasin tarafından Semih'e yapılan hareket: 3 dakika 28 saniye konuşuldu. Sonuç:
Kazım Kanat: Penaltı.
Gürcan Bilgiç: Penaltı değil.
Ahmet Çakar: Penaltı değil.

Hasan tarafından Deivid'e yapılan hareket: 2 dakika 37 saniye konuşuldu. Sonuç:
Kazım Kanat: Penaltı değil, Deivid'e sarı kart.
Gürcan Bilgiç: Penaltı.
Ahmet Çakar: Penaltı değil, Deivid'e kart mart yok.

Düzeye bak!

Kazım Kanat, "Halk, tartışmaya; ama düzeyli tartışmaya, ortaya bilim ve akıl konulan tartışmaya bayılıyor..." diyerek, Santra'da düzeyli, ortaya bilim ve akıl konulan tartışmalar yapıldığını, dolayısıyla halkın da Santra'ya ne kadar bayıldığını anlattı... İşte size düzeyli, akıl ve bilim dolu birkaç diyalog:
Ahmet Çakar: Bizi öyle bir tanıtıyorsun ki sanki biz, hani böyle ev kedileri vardır, topaç gibi, bembeyaz tüyleri vardır. Sokağa çıkınca şaşırır, böyle bir bakar. Sen bizi ev kedisi yaptın. Sen de çöplüklerin arasında zayıf, kara, bıyıkları çıkmış, hafif yaşlı, hangi dişi kediyi götüreceğini düşünen erkek kedi zannediyorsun kendini.
Kazım Kanat: Mart ayı geldi zaten!
***
Ahmet Çakar: Lütfen beni yanlış anlama! Senin bu felsefen sokak kedisi felsefesi. Hemen üste çıkmak!
Kazım Kanat: Evet, ben sokak çocuğuyum.
AÇ: Sokak kedisi dedim, çocuk demedim estağfurullah! Sokak çocuğu da olabilirsin, sokak çocuklarına da sevgimiz saygımız var da... Sokak kedisi kavramı şu....
Gürcan Bilgiç: Ersin neydi o kedinin adı, Leman'daki?
Ersin Düzen: Garfield.
GB: Yok, Leman'daki. Hah, Şerafettin. Kötü Kedi Şerafettin.
AÇ: Evet, nerede kalmıştık?
ED: Kötü Kedi Şerafettin'de!

Haberiniz var mı?

Hakemler uzatma dakikalarını niye ellerini kaldırarak göstermez?
Ben bilmezdim ve merak ederdim, Ahmet Çakar'dan öğrendik ki: "Bir hakem güneşli havada ya da gece maçında elini kaldırarak uzattığı dakikayı gösterirse ışıktan dolayı görünmeyebilir. Oysaki umimiyetle hakem şortları siyah olduğu için el de açık renk olduğu için, kaç dakika gösterdiği koyu tonda çok net belli olur. Gündüz maçlarında ve gece maçlarında ışık ve güneşten dolayı havada gösterdiğin 4-3 gibi parmak işaretlerini yardımcı hakem ve 4. hakem net göremez de ondan!"

***

Yula'dan tüyolar:
Özellikle bayanlara sesleniyorum. Bakın sizler eşinizi her gün görüyorsunuz ama onlar büyük aşkları Fenerbahçelerini sağolsun federasyonun üstün gayretiyle 75 gündür görmüyorlar. Ben sizin yerinizde olsam maça onunla giderim. Yılın bir günü de olsa bu fedakârlığı yapın. Ona verilecek en güzel hediyeyi verin. Bu gece çok sevdiği iki aşkının da yanında olmasını sağlayın. Ve şu şarkıyı birbirinize sarılarak söyleyin.
Fenerbahçem benim
Biricik sevgilim
Söyle senden başka
Kimim var benim?
Göreceksiniz ki yılın 364 gününde size kul köle olacaktır. Yok eğer tam tersini yaparsanız, kavga edip adamı tercih kullandırmak zorunda bırakırsanız, statta hüzünlü de olsa söyleyeceği şarkı şu olur: (deplasman ezgisidir.)
Sen uyu, deplasmanlara akayım
Otobüste hüzünlü tütün sarayım
Sevgilim bu gece bekleme beni
Senden de önce gelir Fener sevgisi
Evet iki şarkıdan birini söyletmek sizin elinde.
(Selçuk Yula - Pas Fotomaç)

İste!
Doldur boşalt aldatmacadır. 2 farkı öpüp başıma koyarım. Ama 3-1 beni huylandırır. Çentiksiz skor isterim.
(Ali Sami Alkış - Star)

Nasıl yani?
Defanstakiler aptal mı?
Deniz o kadar kısa sürede düşünebilecek, bu kadar hızlı düşünebilecek bir oyuncu olsa forvet olurdu, defansta oynamazdı.
(Gürcan Bilgiç - Santra, ATV)

Yemez Abi!
Fevzi, yediğin golleri bir televizyondan izle bakalım. Bir kaleci bu golleri yer mi!
(Turgay Şeren - Akşam)

Aman dilini ısır!
Beşiktaş muhteşem oyununu gollerle süslemekle kalmadı. Zaman zaman sahada adeta dantel ördü. Böyle oynayan Beşiktaş'ın yolu açık olur. Evet, yıllar sonra uykudaki dev uyandı. Bu uyanışa bütün taraftarları tanık oldu. Uyanan dev, çok da ciddi görünüyor.
(İlker Ateş - Pas Fotomaç)

yakantop@gmail.com




SPOR
Devlerden sert düello
41 kere maşallah!
Alex'e, Karan daveti!
'İyi sinyaller var'
Böyle mi olacaktı!
'Çarşı'ya rakip değiliz!'
Tuğba buzda folklor yapacak!
Efes'e yakışmadı: 84-57
Halk'ın gözü kupada
NBA'de Türk yıldızları
San Siro'ya şartlı izin
Kurşuna jet soruşturma
Haber turu...
Futbol-mutbol
Tribünleri Tuncay kışkırttı
Aşk layık olanda kalmalı
Kâbus gecesi
Yüzde yüz kepaze!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR

Bilgin GÖKBERK
Futbol-mutbol
Bir arkadaşımız...
Ercan GÜVEN
Tribünleri Tuncay kışkırttı
Alex ve Volkan'a gelen protestoların birçok n...
Uğur MELEKE
Aşk layık olanda kalmalı
UEFA'nın yeni başkanı Platini, gündeminin ilk...
Gökhan TÜRE
Kâbus gecesi
Fazla söze gerek yoktu aslında dünkü maçı anl...
Nilay YILMAZ
Yüzde yüz kepaze!
Spor programları pazar akşamına yığıldığı içi...



© 2006 Milliyet