|
 |
|
|
Aralık ayında ödemeler dengesi sorunu bitti mi?
2006 yılı ödemeler dengesi rakamları belli oldu. Aralık ayı cari işlemler dengesi 1.8 milyar dolarlık bir açık verdi. Aylık cari açık geçen yıl ilk defa bir önceki yılın aynı ayının altına iniyor.
Bir önceki yıla göre 2.2 milyar dolar düşen açık 2005 yılının aralık ayının yarısı bile değil. Düşüş, aynı dönemde dış ticaret açığında gerçekleşen 1.4 milyar dolarlık gerilemenin de çok üstünde.
Bu arada bavul ticareti geliri aralık ayında geçen yıla göre yüzde 115 artmış. Cari açıktaki iyileşme ile dış ticaret açığındaki iyileşme arasındaki farkın yarısı bavul ticareti gelirindeki 357 milyon dolarlık artıştan kaynaklanıyor.
Sonuçta yıllık cari açık da kasıma göre gerileyerek 31.3 milyar dolar oluyor. Bu, ekim ayında açıklanan 30.7 milyar dolarlık resmi tahminin üstünde. Ama hem aylık, hem de yıllık açık piyasa beklentilerinin altında. Bu belli bir coşku yaratacaktır. Ancak yine de bazı noktaları gözden kaçırmamak gerekiyor.
TL hızla değerleniyor
Cari açıktaki radikal eğilim değişmesi 2006'nın son ayından kaynaklanıyor. Dolayısıyla tek bir aydaki iyileşmenin kalıcı olup olmayacağını söylemek için erken.
Bu yılın başından itibaren reel kur endeksinin geçen yılın mayıs ayındaki seviyesinin üstüne çıktığı ve TL'nin hızla değerlendiği dikkati çekiyor. Bunun yaratacağı ikame etkisi ithalata artış yönünde baskı yapacaktır.
Aralık ayında sanayi üretiminde de önemli bir yavaşlama oldu. Seçime giden bir hükümetin buna ne kadar tahammül edebileceği önemli. Kura karşı kayıtsızlık sürerken, üretimdeki yavaşlamayı aşmak için alınabilecek önlemler hem kamu dengesini, hem de cari açığı olumsuz etkileyebilecektir.
Son olarak 2006'nın ödemeler dengesi rakamlarına yıllık olarak bakıldığında 2005'e göre önemli bir bozulma olduğu görülüyor.
Borçlanma hız kesmiyor
Cari açığın gayri safi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 8'e çıkmış. Bu bir rekor. Finansman kalemlerine baktığımızda doğrudan yatırımlardaki çarpıcı artışa rağmen borçlanmanın hız kesmediği ve yıllık kredi kullanımının GSYH'ye oranının geçen yılın sonunda yüzde 10'u geçtiği görülüyor.
Hem cari açıkta hem de borçlardaki bu artışa rağmen Merkez Bankası'nın rezerv biriktirme konusunda bir önceki yıla göre oldukça muhafazakâr kaldığı da dikkat çekiyor.
Bütün bunlar aralık ayı cari denge performansına sevinmek için çok erken olduğunu ortaya koyuyor. Diğer taraftan, 2006 yılında cari açığın geldiği nokta, Türkiye'nin, gelişmekte olan ülkeler arasında, en yüksek makroekonomik riske sahip ekonomiler kategorisinde daha da öne çıkmasına neden oluyor.
foztrak@yahoo.com
|
|
|

|