|
 |
|
|
ARALARINDA KOLEKTİF BİR SİYASİ KİMLİK OLUŞTURUP ÜÇÜNCÜ UNSUR OLMAKTAN UZAK GÖRÜNÜYORLAR
Türkmenler paramparça
Türkmenlerin nüfusu için 1 ile 3 milyon arasında sayılar telaffuz ediliyor. Ancak aralarında birlik yok. Bu yüzden de 275 sandalyeli Irak meclisinde farklı partilerden sadece 9 Türkmen bulunuyor
KERKÜK YENİ SARAYBOSNA MI?
Semih İdiz 'Ateşin düşeceği' kenti gezdi
FOTOĞRAFLAR: Namık Durukan
Irak'ta kaç Türkmen var? Hepsi birlik içinde mi hareket eder? Irak Türkmen Cephesi'nin (ITC) siyasi gücü nedir? Kerkük ve Erbil'de bulunduğumuz süre içinde bu sorulara da yanıt aradık. Ancak mevcut karışık ortamda net yanıtlara ulaşmanın mümkün olmadığını gördük.
Kürtler, Türkmenlerin sayısını düşük göstermek isterlerken, Türkmenler de kendi sayılarını yüksek göstermeye çalışıyorlar. Geçmişte "Turancılık" korkusuyla ülkede Türkmen olduğunu dahi kabul etmeyen ve Sünni Türkmenleri "Arap" diye gören Sünni Araplar ise net bir şey söylemiyorlar. "Çoğu, çoktan gitmiş" diyorlar.
Şii Araplar ise "Şii" kimliğini ön planda tutuyorlar. Şii Türkmenlerin bir bölümü de bu kimliği benimsemiş bulunuyorlar. Bu yüzden İran'a Türkiye'den daha yakın duruyorlar. Ama bu da mutlak bir kural değil, zira Şii Türkmenler arasında Türkmen kimliğine sıkı sıkı bağlı olanlar da çok.
1957'den sonra kayıt yok
Türkmenlerin sayılması 1957'den sonra yasaklandığı için bu konuda resmi kayıtlar tutulmamış. Günümüzdeki nüfusları için bir ile 3 milyon arasında rakamlar telaffuz ediliyor. Konuya demografi bilimi açısından yaklaşan araştırmacı Erşat Hürmüzlü, 1957'de gerçekleştirilen ve nispeten güvenilir olan son sayımı ele alarak bir projeksiyon yapıyor.
O sırada 6.3 milyon olan nüfusun içinde Türkmenlerın sayısı 567 bin olarak çıkmış. Yüzde 2.5 olarak tespit edilen yıllık nüfus artışı oranını esas alan Hürmüzlü, bugün 25 milyon olduğu söylenen Irak nüfusu içinde en az iki milyon Türkmen olduğunu tahmin ediyor.
Öte yandan, Aralık 2005 genel seçimlerinde ITC sadece 93 bin oy alıp bir sandalye kazanırken, Şii İttifakı ile hareket eden Türkmenler 5 milletvekili çıkarmışlar. Musul'dan iki Türkmen de ITC'nin Araplarla girdiği koalisyon sayesinde kazanmış. Bir başka partiden adaylığını koyan bir Türkmenin de kazanmasıyla, 275 sandalyeli Irak meclisinde bugün farklı partilerden 9 Türkmen bulunuyor. ITC bu görüntü karşısında, "sandıklarla oynadılar, yoksa 10 milletvekilimiz olurdu" diyor.
'Kıbrıs çıkarmasıyla baskı arttı'
Gençliğinde Kerküklü Türkmenlere karşı uygulanan zulme tanık olan Irak Türkmen Cephesi'nin Türkiye Temsilcisi Ahmet Muratlı, "Turancılık"tan korkan Arapların Türkmen düşmanlığının Hatay'ın Türkiye'ye katılması ve Kıbrıs çıkarmasıyla arttığını söylüyor ve ekliyor:
"Özellikle Kıbrıs çıkarmasından sonra şöyle düşündüler: 'Türkiye, 200 bini geçmeyen bir toplum için, doğal zenginliği olmayan bir adaya çıkarma yaptı. Buradaysa iki milyonun üzerinde Türkmen ve çoğunlukta oldukları petrol zengini bir Kerkük var. Tedbir almazsak Kıbrıs'a olan yarın bizim başımıza gelecek.'"
Erbil'de konuştuğumuz ITC'nin eski kurucularından olan, fakat şimdi Yerel Kürdistan Yönetimi ile çalışan Türkmen Demokrasi Hareketi'nin Başkan Yardımcısı Tarık Koca da, Türkmenlere yapılan zulmün tanıklarından.
O sırada Komünist yanlısı olan Kürdistan Demokrasi Partisi (KDP) ile Bağdat'taki Komünist sempatizanı Arapların eseri olduğunu söylediği 1959 Kerkük katliamını da yaşamış.
Babasının Osmanlı ordusunda başçavuşu olduğunu söyleyen Koca, "O sırada 16 yaşındaydım. O Kürtlerin yaptığı bir katliam değildi. Komünistlerin yaptığı bir katliamıydı. Aralarında Komünist Türkmenler de vardı" diye konuştu.
Kerkük'tekiler de bölünmüş
Sık sık yaşanan benzeri katliamlar ve saldırılar sonrasında Türkiye'nin yardımını çok beklediklerini de belirten Koca, "ancak gelen olmadı" diye konuşarak, böylece Iraklı Türkmenlerden çok işittiğimiz tarihi bir sitemi dile getirmiş oldu. "Saddam gidince de bize 'Türk askeri hemen gelecek' dendi. Ama kırmızı hatlarınızın hepsi aşıldı. Bugün Türk askerinin Kerkük'e geleceğine inanan kalmadı" diye konuştu Koca.
Türkmenlerin Kerkük konusunda da bölünmüş durumdalar. Birlerine ağır ithamlar yöneltmekten de çekinmiyorlar. ITC bünyesindeki Irak Milli Türkmen Partisi Genel Başkanı Cemal Şan, Kürtlerle hareket eden Türkmen partilerini "çıkarcı tabela partileri" olarak niteliyor. ITC, Kerkük'ün geleceğini Bağdat'a bağlı fakat tarihi Türkmen kimliği nedeniyle özel bir statüye sahip bir şehir olarak görüyor. Türkiye'nin de yardımıyla bu politika üzerinde yoğunlaşmış bulunuyor.
Irak genelinde ITC'den daha güçlü olduğunu savunan Erbil'deki Türkmen Demokrat Hareketi üyeleri ise ITC'yi, "Türkmenlerin değil Türkiye'nin hizmetindeki bir parti" olarak tanımlıyorlar. 300 bin nüfusa sahip olduklarını söyleyerek çıkarlarını Yerel Kürdistan Yönetimi ile birlikte çalışmakla koruyabileceklerine inanıyorlar. Kerkük'ün de Bağdat'a değil, Kürdistan Yönetimi'ne bağlanmasını istiyorlar.
Türkiye'de Kerkük konusunda atılan ateşli nutukların ise "seçim propagandası" olduğuna inanıyorlar. "Türkiye, çıkarlarını değil Türkmenleri düşünüyorsa, bizim gibi ITC üyesi olmayan ama yüz binlerce Türkmeni temsil eden kişilere niçin yüz vermiyor?" diye de soruyorlar.
Hamaset gülünç kalıyor
Kısacası, Erbil Türkmenleri, büyük sıkıntılardan sonra yakaladıkları göreli huzur ve istikrarı tercih ediyorlar. ITC'yi desteklemeyen çok sayıda Türkmenin "Kerkük'te sahipsiz kaldığını" da belirterek, "Onlara sahip çıkmak niyetindeyiz" diyorlar.
Irak'taki Türkmen olgusunun bu karmaşık halini bilmeyen ya da kasıtlı olarak görmezlikten gelen, Türkiye'deki siyasilerin hamasi nutukları bu görüntü karşısında gülünç kalıyor. Ama ne yazık ki Türkmenler gülmüyor.
Türkmen yazar Ziyat Köprülü, son dönemde Türkiye'den yapılan açıklamaların Türkmen toplumunu heyecanlandırarak onlara güç verdiğini söylüyor. Fakat şunu ekliyor:
"Bu açıklamaların bir sonuca gitmemesi, ya da kısa zamanda ileriye dönük lehte bir adımın atılmaması durumunda bu açıklamalar, (korkarız ki) faydadan ziyade zarar getirecektir."
Türkmenlere sürekli katliam uygulandı
Türkmenlerin 2003 yılındaki ABD işgaline kadar uğradıkları katliamlardan bazıları şunlardır:
Kaçakaç Katliamı, Telafer - 1920 Levi Katliamı, Kerkük -1924 Gavurbağı Katliamı, Kerkük - 1946 Kerkük Katliamı, 14-17 Temmuz 1959 Tazehurmatu Katliamı-1, 1979 Türkmen Liderlerin Katliamı, 16 Ocak 1980 Tazehurmatu Katliamı-2, 25 Mart 1991 Altunköprü Katliamı 28 Mart 1991 Erbil Katliamı, 31 Ağustos 1996
Kaynak: Kerkuk.net
TDH Başkanı Kerhi Altıparmak sitem ediyor:
Türkmenliği yaşatıyoruz Türkiye'den selam yok
Türkmen Cephesi'nin, Kürt gruplarla işbirliği içinde olmakla suçladığı Altıparmak, 'ITC'deki kardeşlerimiz işleri daha da geriyor. Türkiye'deki siyasiler buradaki bazı kişiler tarafından yanlış yönlendiriliyor' diyor
Yerel Kürdistan Yönetimi ile çalıştıkları için Irak Türkmen Cephesi'nin (ITC) "çıkarcı tabela parti" diye suçladığı, hatta "hain" diye gördüğü, Türkmen Demokrasi Hareketi (TDH) Başkanı Kerhi Altıparmak ile Erbil'de konuştuk.
Sayılarının hiç de az olmadığını kanıtlamak için partinin önde gelenlerini bizim için TDH merkezine toplayan Altıparmak, Türkmen çıkarlarına esas kendilerinin hizmet ettiğine inanıyor. Altıparmak'ın söyledikleri özetle şöyle:
"ITC'deki kardeşlerimiz işleri daha da geriyorlar. Türkiye'deki siyasiler buradaki bazı kişiler tarafından yanlış yönlendiriliyor. Bizim istediğimiz Türkiye'deki yöneticilerin bizi de duymalarıdır. Çünkü ITC'nin asıl kurucusu biziz. Erbil'de kurduk bunu.
İşte hepsi burada. (Etrafımızda oturan kalabalığa işaret ederek) İşte Tarık Koca. İşte Nihat Altıparmak, Şirzat Bey, Yarbay Necip ve Serdar Bey. Hepsi burada. Ben de ITC'nin yürütme kurulu üyesi ve Erbil başkanıydım.
'Kerküklü asayiş istiyor'
Burada bir otorite var. Hükümeti ve parlamentosu var. Ne yapalım? Karanlığa küfür mü edelim? Biz mum yakmak istiyoruz. Türkmen hakları için çalışıyoruz. Bize hain diyorlar. Ama biz kimseyle işbirliği yapmıyoruz. Beraber çalışıyoruz.
İki bakanımız var. Bu ilk defa oluyor. 300 bin olarak tahmin ediyoruz Erbil'deki nüfusumuzu. Kürdistan Parlamentosu'nda 4 milletvekilimiz var. Her koltuk 25 bin oya bakıyor. Bu da 100 bin oy demektir.
Kerküklüler de asayiş içinde yaşamak istiyorlar. Ailelerini, çocuklarını düşünüyorlar. Ortada kalan büyük ve sahipsiz bir Türkmen kitlesi var. Onlara sahip çıkmaya kararlıyız.
Kendi oy potansiyelimizi ITC'den yüksek görüyoruz. Onlar Irak genelinde 93 bin oy aldılar. Biz bundan fazlasını sadece Erbil'de aldık.
(ITC yetkilileri, "Mademki bu kadar destekleri var, niçin genel seçime girmediler? Barzani Bağdat'ta meclise girmesinler diye onları kendi meclisine çekti" diyorlar.)
Kerküklüler şehrin statüsüne referandumla karar verecekler. Kürdistan'a mı yoksa Bağdat'a mı bağlanacak, o zaman belli olacak. Bağdat'a giderlerse yok olurlar. Şu anda Türkmenlere hak veren bir tek Kürt yönetimidir.
Referandum mutabakat içinde gerçekleşmeli, ama eninde sonunda yapılmalı. Mademki, dedikleri gibi, Kürtler şehre adam yığıyorlar, onlar da getirsinler. Tel Afer'den, oradan buradan 300 bin Türkmen getirsinler. Niçin gelmiyorlar?
ITC menupları, Türkiye'de televizyona çıkıp 'Erbil'de Türkmence konuşmak yasaklandı' diyorlar. Yalanla bir yere gidilmez. 20 okulumuz var, ama hâlâ 'Türkmence yasak' diyorlar. Türkiye'deki yetkilileri böyle yanlış yönlendirip buradaki yönetimle gerginliğe neden oluyorlar.
Türkiye'deki yöneticilerin ve parti başkanlarının tavırları Türkmenlere zarar veriyor. Türkmenler sadece Kerkük'te değil, Irak'ın birçok yerindeler. Ama kimse onlara selam göndermiyor. Gerçekler ortada. Bizim Kürdistan'a katılmamız yararımıza oldu.
'Ayrı Kürt devleti olmaz'
Biz Kürtlerle çalışıyorsak, onlar da Araplarla çalışıyorlar. ITC şimdi slogan bulmuş. 'Her şey Kerkük için!' diyor. Ama 'Her şey Türkmenler için!' olmalı. Her şey Kerkük için olacaksa, geri kalan Türkmenler ne olacak?
Kürtlerin de yaşamaya hakları var. Ama bir Kürt devleti kuramazlar. Kurarlarsa burası Afganistan'a döner. Dış müdahalelerle karışır. Kürt devletinin kurulması Kürtler için de bir tehdit. Bunu anlıyorlar.
PKK meselesine gelince, Kürtler çektikleri acılardan sonra elde ettikleri kazanımlarından başkası uğruna vazgeçmezler. Türkiye ile PKK arasında Türkiye'yi seçerler. Zaten bunlar da PKK'dan çok çekti. Ama, PKK meselesini halletmenin yolu buradaki yönetimle diyalog ve işbirliğinden geçiyor."
YARIN: Erbil Türkmenleri ne yaparlar? Nasıl yaşarlar?
|
|
|

|