|
 |
|
|
İkincilik yarışı kızışıyor!
Cuma günü Konya'da ve dün akşam Gaziantep'te oynanan maçlar gösterdi ki, bu ligin zirvesinde şampiyonluk yarışı değil, Şampiyonlar Ligi'ne katılacak ikinci takımı belirlemek için mücadele ediliyor.
Galatasaray'ı anlamam hakikaten mümkün değil. Söyleyecek fazla bir şey de yok. Değişecek gibi de görünmüyor. Dün akşamki maç, yaklaşık 15 gün önce Kayserispor'la oynanan lig karşılaşmasının bir fotokopisi gibiydi. Ama Galatasaray dün daha da kötüydü. Galatasaray'ın bu felsefesinin değişmesi mümkün değil.
Gaziantep'ten alınacak bir puan sarı - kırmızılı takıma ne kazandırır. Türkiye liginde deplasmanda maç kazanamayan bir takım nasıl şampiyon olabilir. Her hafta bunları yazıyoruz, konuşuyoruz, ama bir şey fark etmiyor.
Yazılarımda genellikle teknik konulara fazla girmiyorum, girmek de istemiyorum. Ama Galatasaray şampiyonluk mücadelesine devam etmek istiyorsa felsefesini değiştirmek zorunda.
Galatasaray dün akşam üç değişiklik yapmak zorunda değildi. Galatasaray eğer beraberliği düşünüyorsa, dünkü oyuncu değişikliklerini yapardı, nitekim öyle yapıldı.
Yine İliç yanlışı
Yine İliç'le devam edeceğim... Herkes zannedecek ki, İliç'e karşı bir yakınlığım, sempatim var. Hayır sözkonusu bile değil. İliç'i hayatımda sadece uzaktan gördüm. Eric Gerets, Hasan Kabze'yi oyuna almayı düşünüyorsa, maçı kazanmayı düşünüyorsa İliç'i sahada tutmalıydı. Madem ki, Hasan Şaş'ı sol çizgide kullanmayı düşündü, bir tek şey yapabilirdi, fakat İliç'i oyundan çıkardı.
Kesinlikle almaması gerekirdi. Belki Carrusca'yı oyundan alıp, Hasan Kabze'yi, Ümit'in yanına, Hasan Şaş'ı sola, Okan'ı da sağa alırdı. Bu belki Galatasaray'a dünkü maçı kazandırabilirdi.
Ama değişikliklere bir bakın, gol atmaya ve attırmaya yakın üç tane oyuncu çıkıyor, bu özellikleri kenara alınanlardan daha zayıf olan üç kişi oyuna giriyor. Bütün oyun boyunca Tomas ve Song, Diawara ve De Nigris'le birebir oynadılar. Defansta oyuna katkısı beklenen iki oyuncu vardı. Sabri ve Orhan Ak... Ya Song ve Tomas'a yardımcı olacaklardı, ya da Galatasaray'ın hücumlarına hayat vereceklerdi. Ama iki görevi de yapmadılar.
Hedefleri başka!
Orta sahada rakibinin üzerine gitmemesi tembihlenmiş Okan ile İnamoto oynuyor ve Gaziantep burada hiçbir zorluk yaşamıyor. Bu alanda Gaziantep'i zorlayacak tek oyuncu İliç'ti, o da oyundan çıktı. Kısacası Fenerbahçe; Beşiktaş ve Galatasaray'ı, "ne olur bu yarıştan kopmayın" diye şampiyonluk mücadelesine davet ediyor. Ama onlar, "hayır sağol, biz Şampiyonlar Ligi'ne kalma mücadelesi yapıyoruz" diyerek teşekkür ediyorlar.
Bu yazı fazla uzun olmadı, ama esasında çok uzun bir şey yazmaya da gerek yok. Bu maçın özeti budur.
Bir not da hakemler için yazalım. Bu maçın kasedini son derece dikkatle ve defalarca izlesinler. Birbirinin aynı hareketlere neden sahanın belli yerlerinde faul verirler ve bunlar sahanın belli yerlerinde neden faul değildir. Bunu bir düşünsünler. Kendilerine yardımcı olur...
mdenizli@milliyet.com.tr
|
|
|

|