Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Şubat 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ecnebide kafa karışık


Artık "görünmezler" arasındaki Metin Toker'in bir siyaset rotası vardır. Toker, "Makulü normalde aramak" diye yazardı. Bu üç sözcüğü siyaset sistemine yerleştirmiştir.
O yöntemi uygulayalım. Önce "normal" ölçütü... Demokraside "normal" nedir? Anayasa ve yasaların uygulanmasıdır. Meşru cumhurbaşkanını TBMM'nin seçmesidir.
TBMM çoğunluğu AKP'de olduğuna göre istediğini seçebilir.
"Makul"e gelince...
Ara dönemler dışında, TBMM'de çoğunluk ya da nispi çoğunluk partisinin genel başkanları cumhurbaşkanı seçildiler. Son örnekler, Turgut Özal ve Süleyman Demirel'dir. Bu da "makul"ü tanımlıyor.
TBMM'de çoğunluğa sahip AKP Genel Başkanı Erdoğan, karar verirse, "makulü normalde aramak" rotasında birkaç adım atarak, Çankaya asfaltının konut bahçesinden öte tarafındaki Köşk kapısına çıkabilir. Ancak ecnebi, bu ezbere kafa karıştıran soru işaretleri koyuyor.
Şöyle ki:

Minik kuşlar
Yoksa "ecnebiden al haberi" mi desek?..
Türkiye'de iş yapan bazı yabancı şirket yöneticileri, "Erdoğan Çankaya'ya çıkmayacak" diyorlar. Başka dostlar da içte ve dışta yabancı sermayeden benzer söylemlere tanık olmuşlar.
Onların minik kuşları, Başbakan Erdoğan'ın çevresinden olabilir mi?
Güvenilir bankacılara göre, "Ocak ortalarından bu yana Türkiye'ye 8 milyar dolar aktı." Bunun "kaynağı", dünya piyasalarında olumlu rüzgârlar ve likidite bolluğudur.
Türkiye'ye yöneliş "nedeni" ise "seçim" krizi yaşanmayacağı kanısıdır.
Yani... Erdoğan'ın partinin başında ve başbakan kalacağı, cumhurbaşkanı bunalımına girilmeyeceği yolunda uygun kanallardan devreye giren güvenceler...
Ve... AKP'nin genel seçimlerde, gerilese de, yüzde 30 dolaylarında oyla gene tek başına iktidar olacağı veya olası ikili koalisyon hükümetinde hâkim-büyük ortak konumuyla siyasi iktidarı sürdüreceği yolundaki söylemler...

Sicil
Peki, İstanbul'da mukim ecnebiye, "Neden Erdoğan değil?" mesajları üfleniyor? Belki minik kuşlar -bence küçük olasılıkla- doğru söylüyorlar.
Ya da "istikrar" rüzgârları estirerek ekonomiye dışarıdan giriş vanaları açık tutulmak mı isteniyor? Böylece amaç, cumhurbaşkanı seçimi öncesi, ekonominin olası bir türbülansa girmesini önlemek mi?
Son söz...
Peki neden kuşkular yansıtan bunca senaryo?
Anlaşılan... Ya normalde ya makulde tereddütler var... Ya da Türkiye'nin "makulü normalde aramak" rotasından çıktığı sicil izleri hâlâ hatırlarda...
Demokraside köklü gelenekleri olan ülkelerden İstanbul'a gelmiş ecnebide bile kafa karışır mıydı?

ENTELEKTÜEL ÇIPLAK
Crazy Horse, Paris'te neredeyse çıplak dans eden kızlarıyla ünlüdür. Randevu evlerinden esinlenen kırmızı renklerle sıvanmıştır.
Müşterilerinin çoğunluğu yabancılardan oluşur. Amerikalı, Japon, Arap... Bir süredir, Crazy Horse koltukları, masaları "yok" satıyor. Sürekli dolu.
Ve... Salonu dolduranlar Fransız... Hem de aralarında politikacı, yazar, çizer de çok.
Nedeni... Fransa'nın ünlü entelektüeli, yazar ve filozofu, sol kanadın kanaat önderlerinden Bernard-Henri Levy'nin (BHL) eşi Arielle Dombasle Crazy Horse'ta dans ediyor. Onun neredeyse çıplaklığı, gişeleri kapatmış. Arielle Dombasle'yi Mine Kırıkkanat'ın satırlarıyla yansıtayım...
"............. bitmek bilmeyen uzun bacakları, tornadan çıkmışçasına kusursuz vücudu ve yüzüyle muhteşem bir sarışın... İdeal güzellik ölçülerinin tek kişide toplanan özeti, sanki...
Kültürlü, müthiş zeki, eğlenceli ve şarkı söylüyor, gitar çalıyor, dans ediyor, tiyatro oynuyor, film çeviriyor... Dansa balerinlikten, gitara klasik gitardan, tiyatroya okuldan geliyor. Ses zaten Allah vergisi."
Arielle gerçekten çok güzel ve kalitelere sahip, ama Fransızların kısaca BHL diye adlandırdığı Bernard Henri Levy'nin eşi olmasa 50 yaş dolaylarında böyle bir çekim alanı yaratabilir miydi?
Burada Arielle'den çok BHL'e odaklanmış karışık "insanlık halleri" var gibi...

gunericivaoglu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Çalkantılı bir yılı haber veren hızlı trampetler: Tırrrrr, tırrrrr, tırrrrr...
Yüzlerce yıl kimsenin adam yerine koymadığı e...
Melih AŞIK
Ahmakça okumak
Ellerinden kitap düşürmeyen, ağır, oturaklı, ...
Fikret BİLA
Büyükanıt'ın "ne" söylediği daha önemli
Her zaman olduğu gibi Genelkurmay Başkanı Org...
Hasan CEMAL
Yüreğimde bir kırıklık!
Orhan Pamuk'un bir sözü, yüreğimde bir kırıkl...
Güneri CIVAOĞLU
Ecnebide kafa karışık
Artık "görünmezler" arasındaki Metin Toker'in...
Can Dündar
Sevgili yazarımızın Eyüp'teki ölümü...
Biz vefakar mıyız gerçekten? Eğer vefakarsak...
Abbas GÜÇLÜ
Castro mu daha diktatör yoksa rektörler mi? (2)
Herhangi bir üniversitede öğrenim görüyorsunu...
Metin MÜNİR
Her şey yerli yerinde
Bugünlerde bana kıyametten bahsedenler çoğald...
Derya SAZAK
Kyoto'yu imzala
Türkiye Yeşilleri, küresel ısınmaya neden ola...
Meral TAMER
Müslüman ülkelerdeki Ar-Ge harcamaları
Dünyada devlet bütçesinden askeri harcamalara...
Ece TEMELKURAN
Demokrasiye adanmış yiğitler: Devrimci 'Kurt' Cephesi
"Ne olacak bu Kurtlar Vadisi'nin durumu?" mer...
Osman ULAGAY
Türkiye'ye dış kaynak akışının hikmeti
İstanbul, Ankara ve İzmir havaalanlarının işl...
Güngör URAS
30 yıllık Atatürk Kültür Merkezi'ni "eskidi" diyerek yıkmak istiyorlar
İstanbul'da Taksim meydanında bulunan Atatürk...
Serpil YILMAZ
Galatasaray hissedarı QVT: Birleşme olursa risk yükselir
Halka açılma oranı en yüksek kulüp olan Galat...

© 2006 Milliyet