Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Şubat 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Castro mu daha diktatör yoksa rektörler mi? (2)


Herhangi bir üniversitede öğrenim görüyorsunuz. A fakültesinde okuyorsunuz ve aynı üniversitenin B fakültesini ziyarete gidemiyorsunuz. Geçen hafta Genç Bakış'ta Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencilerinin bu yöndeki şikâyetlerini duyduğumuzda çok şaşırmıştık. Sadece biz değil, o programa katılan diğer rektörler de şoke olmuştu.
Meğerse bu uygulama sadece Dokuz Eylül'de yokmuş. Güvenlik gerekçesiyle, başka üniversitelerde de uygulanıyormuş. Ama en ilginç olanı İstanbul Üniversitesi'nde yan yana iki fakülte arasında bile geçişler söz konusu değilmiş. Daha da önemlisi, bilimsel amaçlı bir ziyarete bile izin çıkmıyormuş.
İ.Ü.'nün internet sitesine, ana kampustaki çok değerli kuş ve ağaçlarla ilgili bilgiler de konulmuş. Bunu gören Moleküler Biyoloji ve Genetik öğrencisi Ali Can Sahillioğlu, bu kuş ve bitkileri gidip yerinde görmek istemiş. İçeri alınmamış. Bunun üzerine Rektör Prof. Dr. Mesut Parlak'a bir mektup yazarak kendisine yardımcı olmasını istemiş, ama cevap bile gelmemiş.
İşte cevapsız kalan mektubu:
"Sayın Prof. Dr. Mesut Parlak, İ.Ü. Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğrencisiyim. Aşağıdaki internet bağlantısında Beyazıt Yerleşke Bahçesi'nde bulunan kuş ve ağaç türlerinin listesi ile bu türlere ait ayrıntılı bilgi ve fotoğraflar bulunmaktadır.
http://www.istanbul.edu.tr/duyurular/duyuru_icerik.php?465
Bildiğiniz üzere, Fen Fakültesi kampusu, Beyazıt Yerleşke Bahçesi'nin yanı başındadır. Buna karşın bir Fen Fakültesi öğrencisi, Beyazıt Yerleşke Bahçesi'ndeki ağaçları, çiçekleri ve kuşları ancak internetten görebilmektedir.
Ulaşım ve iletişim teknolojilerinin dünyayı her geçen gün daha da ufalttığı Bilişim Çağı'nda, İ.Ü.'de bir Fen Fakültesi öğrencisi ile onun Hukuk Fakültesi'nde okuyan lise arkadaşı ancak okulun dışında buluşabiliyorsa, burada bir terslik yok mudur? İ.Ü.'lü öğrenciler, İstanbul'daki diğer üniversitelerin iş hayatında başarılı olmuş mezunlarının kendi üniversitelerine yaptıkları bağışları gıpta ile birbirlerine anlatırken, aynı zamanda o okul mezunlarının kendi aralarındaki dayanışmasından, okula aidiyet duygularından da söz etmekteler. Bir İ.Ü.'lü, İstanbul Üniversitesi'nin sembolü "turist kapısı"nın aslında tüm üniversiteye değil de bazı fakültelere ait olduğunu düşünmeye başlarsa, mezun olduktan sonra gururla, "Ben İstanbul Üniversiteliyim, hayattaki başarımda İstanbul Üniversitesi'nin katkısı büyüktür" diyebilir mi? Okuluna kendini borçlu hisseder mi?
Sizce benim yukarıda saydığım endişelerim mi daha önemlidir, yoksa güvenlik gerekçesiyle, işlevsel olmayacak şekilde, öğrencilerin üniversite içinde serbestçe dolaşımının kısıtlanması mı? Bu yasak olmasa üniversitemizde kaos mu hüküm sürecektir? Görüşlerimi ilginize arz ederim. Ali Can Sahillioğlu"
Bu kadar baskı fazla mı?
Üniversitelerde güvenlik gerekçesiyle bazı önlemlerin alınmasından daha doğal bir şey olamaz. Ama alınan bu önlemler, hiçbir zaman özgürlüğü ve özerkliği kısıtlayıcı boyutlara gelmemelidır.
En fazla birkaç yüz öğrencinin yaratması muhtemel gerginlik gerekçesiyle on binlercesine yasak getirmek farklı sancılar ve kırgınlıklar yaratır ki, bunların telafisi de çok güçtür.
Farklı görüşlere sahip gençler, aynı masa etrafında üniversitede bir araya gelemeyecekler de nerede gelecekler? Onlara birlikte yaşama kültürünün yasaklarla değil, hoşgörüyle gerçekleşebileceğini göstermeliyiz.
Özetin özeti: Üniversiteler, toplumun erken uyarı merkezleridir. Ne kadar ciddiye alınırlarsa o kadar önemli ipuçları verirler!..

aguclu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Çalkantılı bir yılı haber veren hızlı trampetler: Tırrrrr, tırrrrr, tırrrrr...
Yüzlerce yıl kimsenin adam yerine koymadığı e...
Melih AŞIK
Ahmakça okumak
Ellerinden kitap düşürmeyen, ağır, oturaklı, ...
Fikret BİLA
Büyükanıt'ın "ne" söylediği daha önemli
Her zaman olduğu gibi Genelkurmay Başkanı Org...
Hasan CEMAL
Yüreğimde bir kırıklık!
Orhan Pamuk'un bir sözü, yüreğimde bir kırıkl...
Güneri CIVAOĞLU
Ecnebide kafa karışık
Artık "görünmezler" arasındaki Metin Toker'in...
Can Dündar
Sevgili yazarımızın Eyüp'teki ölümü...
Biz vefakar mıyız gerçekten? Eğer vefakarsak...
Abbas GÜÇLÜ
Castro mu daha diktatör yoksa rektörler mi? (2)
Herhangi bir üniversitede öğrenim görüyorsunu...
Metin MÜNİR
Her şey yerli yerinde
Bugünlerde bana kıyametten bahsedenler çoğald...
Derya SAZAK
Kyoto'yu imzala
Türkiye Yeşilleri, küresel ısınmaya neden ola...
Meral TAMER
Müslüman ülkelerdeki Ar-Ge harcamaları
Dünyada devlet bütçesinden askeri harcamalara...
Ece TEMELKURAN
Demokrasiye adanmış yiğitler: Devrimci 'Kurt' Cephesi
"Ne olacak bu Kurtlar Vadisi'nin durumu?" mer...
Osman ULAGAY
Türkiye'ye dış kaynak akışının hikmeti
İstanbul, Ankara ve İzmir havaalanlarının işl...
Güngör URAS
30 yıllık Atatürk Kültür Merkezi'ni "eskidi" diyerek yıkmak istiyorlar
İstanbul'da Taksim meydanında bulunan Atatürk...
Serpil YILMAZ
Galatasaray hissedarı QVT: Birleşme olursa risk yükselir
Halka açılma oranı en yüksek kulüp olan Galat...

© 2006 Milliyet