Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Şubat 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Türkiye'ye dış kaynak akışının hikmeti


İstanbul, Ankara ve İzmir havaalanlarının işletmecisi olan TAV Havaalanları Holding'in halka açılması öncesinde yapılan tanıtım çalışmaları çerçevesinde 40 dolayında uluslararası kurumsal yatırımcıyla temas kurulmuş. Bunların hemen hepsi ilgilenmiş TAV hisseleriyle ve içlerinden hiçbiri, "Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı seçimi var, bu olay TAV hisselerinin geleceğini etkiler mi?" sorusunu sormamış.
Kesin rakamı ancak yarın öğrenebileceğiz ama bana öyle geliyor ki TAV hisselerine gelen toplam talebin miktarını duyduğunuz zaman şaşıracaksınız. Küresel tabloya bakan yatırımcının TAV hisselerine ilgi göstermesi aslında çok şaşırtıcı değil. Bugün dünyada 2000 dolayında havaalanı var ve bunlardan yalnızca 40 tanesi özel şirketlerce yönetiliyor. Bu 40 havaalanından üçünün işletmecisi olarak dikkati çeken TAV'ın hisselerinin ilgi görmesi doğal.

Piyasaların oyunu
Türkiye'de finans piyasalarını ciddi biçimde sarsan mayıs haziran dalgalanması sonrasında hem şirketler kesiminde hem de bireysel yatırımcıda, dövize ilginin yeniden arttığını gösteriyor rakamlar. TC Merkez Bankası'nın faiz silahını cesurca kullanması da bunu önleyemedi ama yabancı ya da dış kaynaklı yatırımcının davranışını etkiledi; Türkiye'ye büyük miktarda dış kaynak girdi son yedi - sekiz ayda. Türkiye'de çifte seçim var, siyasi istikrarın bozulması olasılığını akla getiren bir dizi gelişme yaşanıyor, bütün dünya yanı başımızdaki Irak ve İran'da kıyametin ne zaman kopacağını tartışıyor, dış açık rekor düzeyde ama Türkiye'ye para akmaya devam ediyor ve YTL değer kazanıyor.
Bunun başlıca nedeni, likidite bolluğu içindeki küresel finans piyasalarının kendi kendini besleyen bir büyük oyuna kilitlenmiş olması. Dünyada likidite bol, buna karşılık satın alınabilecek finansal değer (hisse senedi, tahvil, bono v.b.) miktarı sınırlı. Öte yandan, son beş yılda benzeri görülmemiş biçimde büyüyen dünya ekonomisinin yarattığı ve yaratacağı fırsatlar var. Bundan 20 yıl sonra Çin ve Hindistan gibi ülkelerde yüz milyonlarca kişi zenginleşen orta sınıfa katılırken, dünyada uçakla seyahat eden insan sayısı ne kadar artacak, havaalanı işletmeciliği nasıl gelişecek acaba?

Hikmet bizde mi?
İşte bu tür hesaplarla avantajlı bulduğu şirketlere, hisselere, ülkelere yönelen küresel sermaye, siyasi ve toplumsal riskleri kolaylıkla hafife alabiliyor ve çifte seçim yılında Türkiye'ye dış kaynak akışı sürebiliyor. Şimdi biz buna bakarak, "Bakın dış kaynak yağıyor, yabancı yatırımcı Türkiye'ye büyük güven duyuyor, bütün bunlar Türkiye'de işlerin yolunda olduğunu ve hiçbir ciddi sorun bulunmadığını gösteriyor" diyebilir miyiz?
İki nedenle diyemeyiz. Birincisi, Türkiye'ye dış kaynak girişi büyük ölçüde küresel oyunun bir sonucu. İkincisi, bu küresel oyun tıkanma noktasına geldiğinde ve Türkiye gibi ülkelere akan sermaye geri çekildiğinde, bu para bolluğunun sorunları örtmesi mümkün olmayabilir ve sermaye çıkışı yeni sorunlar yaratabilir.

oulagay@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Çalkantılı bir yılı haber veren hızlı trampetler: Tırrrrr, tırrrrr, tırrrrr...
Yüzlerce yıl kimsenin adam yerine koymadığı e...
Melih AŞIK
Ahmakça okumak
Ellerinden kitap düşürmeyen, ağır, oturaklı, ...
Fikret BİLA
Büyükanıt'ın "ne" söylediği daha önemli
Her zaman olduğu gibi Genelkurmay Başkanı Org...
Hasan CEMAL
Yüreğimde bir kırıklık!
Orhan Pamuk'un bir sözü, yüreğimde bir kırıkl...
Güneri CIVAOĞLU
Ecnebide kafa karışık
Artık "görünmezler" arasındaki Metin Toker'in...
Can Dündar
Sevgili yazarımızın Eyüp'teki ölümü...
Biz vefakar mıyız gerçekten? Eğer vefakarsak...
Abbas GÜÇLÜ
Castro mu daha diktatör yoksa rektörler mi? (2)
Herhangi bir üniversitede öğrenim görüyorsunu...
Metin MÜNİR
Her şey yerli yerinde
Bugünlerde bana kıyametten bahsedenler çoğald...
Derya SAZAK
Kyoto'yu imzala
Türkiye Yeşilleri, küresel ısınmaya neden ola...
Meral TAMER
Müslüman ülkelerdeki Ar-Ge harcamaları
Dünyada devlet bütçesinden askeri harcamalara...
Ece TEMELKURAN
Demokrasiye adanmış yiğitler: Devrimci 'Kurt' Cephesi
"Ne olacak bu Kurtlar Vadisi'nin durumu?" mer...
Osman ULAGAY
Türkiye'ye dış kaynak akışının hikmeti
İstanbul, Ankara ve İzmir havaalanlarının işl...
Güngör URAS
30 yıllık Atatürk Kültür Merkezi'ni "eskidi" diyerek yıkmak istiyorlar
İstanbul'da Taksim meydanında bulunan Atatürk...
Serpil YILMAZ
Galatasaray hissedarı QVT: Birleşme olursa risk yükselir
Halka açılma oranı en yüksek kulüp olan Galat...

© 2006 Milliyet