Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Şubat 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çankaya, hükümet, asker


IRAK meselesinde hükümetten, askerden ve Çankaya'dan farklı mesajlar çıkıyor. Başbakan Erdoğan Kuzey Irak Kürt yönetimiyle görüşülebileceğini söylüyor. Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt, "PKK'ya destek verenle oturup ne konuşacağım" diyor! Dışişleri Bakanı Gül de "Asker silahıyla konuşur, ama ondan önce siyasetin yapacağı işler vardır" diyor...
Diplomatlar, Irak Cumhurbaşkanı Talabani'n Ankara'ya çağrılmasını istiyor, Sezer bunu reddediyor...
Bu tablo sadece devletin tepesindeki görüş farklarını değil, Irak probleminin ne kadar kafa karıştırıcı, ne kadar karmaşık olduğunu da gösteriyor!
Gerçekten, duygusal tepkiler hariç, Türkiye rasyonel ve çok unsurlu bir politika modeli oluşturmak ve bir elden uygulamak konusunda açıkça zorlanıyor işte.

Çekiç Güç'ten beri
1991'deki Körfez Harekatı'ndan sonra, Türkiye'ye yoğun Kürt göçü oldu. Onları güven içinde geri döndürmek için "Çekiç Güç" himayesi oluşturuldu. Bu şekilde Türkiye göç meselesini çözdü. Çekiç Güç Türkiye'nin PKK ile mücadelesinde yardımcı da oldu; Özal'ın, Demirel'in, İnönü'nün o zaman ifade ettikleri gibi, Çekiç Güç istihbarat verdi, Türk ordusu da geniş kapsamlı sınır ötesi operasyonlar yaptı.
Türkiye, Barzani ve Talabani'ye kırmızı pasaport ve silah verdi, onları Ankara'ya davet etti. Onlar da PKK'yla çatışmalara girdiler. PKK karşısındaki bu Talabani-Barzani cephesi bozulmasın diye, bu iki Kürt liderini barıştıran da Türkiye oldu.
Türkiye Çekiç Güç'ten bu şekillerde yararlansa da, onun şemsiyesi altında Iraklı Kürtler kendi kamu kurumlarını kurdular, ilan edilmedik bir devlet haline geldiler!
1990'larda PKK terörüyle mücadeleye odaklanmış hükümetler, 2000'li yıllarda ortaya çıkacak olan bugünkü Kürt özerk 'devlet'ini "acil ve yakın" sorun gibi görmediler, göremediler.
1 Mart Tezkeresi'nin reddedilmesi de Kürtlere Irak'ta ABD'nin müttefiki olma konumunu bahşettiği gibi, Türkiye'nin Kuzey Irak'ta geniş kapsamlı ve uzun süreli operasyonlar yapmasını zorlaştırdı!
Ve bugün bu karmaşık tablo karşısında kafalarımız karışık!
Kerkük konusunda da öyle...

Kerkük kimin?
En kötüsü bu kafa karışıklığıdır. Sadece kararsızlık görüntüsünden dolayı değil. Kimin sözü geçip de ne yapacağı belli olmayan 'riskli' ülke gibi gözüküyoruz!
Iraklı Kürtleri aşağılayan, "Kerkük Türk şehridir" diyen açıklamaların, kendi Kürt vatandaşlarımızı devlete ne ölçüde ısındıracağını da düşünerek, resmi tartışmalar sadece yetkili kurullarda, mesela MGK'da yapılmalıdır.
Açıklamalar ve yetki siyasilerden ve diplomatlardan gelmeli, siyasiler de "diplomatik dil"in inceliklerinden yararlanarak konuşmalıdır.
Evet, "Kerkük tarihi Türk şehridir" ama köyleriyle birlikte ele aldığınızda, İsmet Paşa'nın Lozan'da verdiği rakamlarda bile Kürt sayısı Türklerden fazlaydı!
Kerkük ve Kuzey Irak konularında Türkiye yalnızlaştıkça zayıflar, dünyadan ortaklar buldukça güçlenir. Doğru politika, Gül'ün söylediği gibi, "Kerkük Iraklılarındır" politikasıdır. Irak halkından, bölgeden ve dünyadan destek görecek tek politika budur.
Ankara çok çalışmalı, aktif siyaset yapmalı ama az ve tek ağızdan konuşmalıdır.
Ve herkes Lozan'la 1926 arasını kapsayan "Musul Dosyası"nı iyi okumalıdır.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Çankaya, hükümet, asker
IRAK meselesinde hükümetten, askerden ve Çank...
Yasemin CONGAR
Kuşatılmışlık ve 'dinamik güçler'
Newsweek International'ın yayın yönetmeni Far...
Can Dündar
1 ayın sonunda Dink cinayeti
Hrant Dink'in öldürülüşünün üzerinden tam 1 ...
Faik ÖZTRAK
2006 yılında da işsizlik arttı
Yıllardır yapılan kamuoyu yoklamalarında vata...
Yaman TÖRÜNER
Yunanistan ile farkımız
1960'lı yılların başında, kişi başına düşen m...
Osman ULAGAY
Segolene Royal'e sermayeden gözdağı
Fransa'da Sosyalist Parti'nin başkan adayı Se...
Güngör URAS
Ayşe Hanım Teyze 'Mortgage nedir?' diyor
Bugünlerde Ayşe Hanım Teyzemi sık sık görür o...

© 2006 Milliyet