Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Şubat 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yine Büyükanıt Paşa yazısı!


Einstein'a bir seferinde sormuşlar, böylesine korkunç silahları yapabilen akıl ve zekâya sahip insanoğlu, nasıl oluyor da bu silahların çöpe atılacağı, barışa dayalı bir toplum düzenini kuramıyor diye.
Büyük âlim şöyle yanıtlamış:
"Siyaset, fizikten daha zor da onun için..." (*)
Bu sözdeki ince alay bir yana, siyaset de zor zanaat.
Kolay olsa, bugüne kadar tarihin sayfaları bu kadar kanla yazılır mıydı?
Yıllardır siyasetle ilgilenen, siyaseti izleyen ve yorumlamaya çalışan bir gazeteci olarak siyasetin karmaşıklığını onca yıldır yaşıyorum.
Bazı sorunlar var ki çözülemiyor. Belki zaman ve sabır gerektirdiği için öyle; belki yeterince acı çekilmediği için çözüm bir türlü kapıyı çalamıyor.
Kürt sorunu...
PKK, şiddet...
Irak Kürtleri...
Sorunların nedenleri Cumhuriyet'in kuruluş dönemine uzanıyor. PKK ile çok yakın tarihe, 1980'lere geliyor. Kuzey Irak ise daha çok 1990'lardan beri sahnede.
Bu sorunları üreten coğrafyada gazeteci olarak uzun yıllar dolaştım. Sorunları, taraflarıyla, özellikle insani yanlarıyla birlikte anlamaya çalıştım. Kitap dahil çok şey yazdım. Ve sadece sorunu tarif etmeye çalışmakla yetinmedim. Aynı zamanda çözüm yollarına kafa yordum.
Bir soruyu devamlı vurguladım:
Türkiye'nin oyun planı ne olmalı?
Bu konuda kafalar hâlâ karışık.
Özellikle devlet katında öyle.
Geçen hafta içinde Başbakan'dan, Dışişleri Bakanı'ndan, Genelkurmay Başkanı'ndan çıkan sesler, örneğin Kuzey Irak'la ilgili olarak devlet katında tam bir anlayış birliğinin olmadığını gösterdi.
Neden böyle?
Devlet katında, üzerinde çalışılmış, siyasi otorite tarafından son söz söylenerek nihai şekline kavuşmuş, kapsamlı bir oyun planı yok da ondan diye yanıtlanabilir bu soru...
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt'ın Washington'daki konuşmalarına bakıyorum. Bazıları haklı birçok yakınması var.
Örneğin Türk-Irak sınırının öbür yakasındaki PKK varlığı...
Yeni değil.
1980'lerden beri oralarda PKK. Türkiye özellikle 1990'larda cirit attı Kuzey Irak'ta. İstediği operasyonu yaptı. Amerika'nın, Avrupa'nın çıtı çıkmadı. Bir ara Talabani'nin, Barzani'nin desteği de alındı.
Ama değişen bir şey olmadı.
PKK hâlâ oralarda...
Amerika, Talabani, Barzani eğer hep birlikte isteseler, Kuzey Irak'ı PKK'ya zindan edebilirler mi? Evet, edebilirler. Ama etmiyorlar. Bu bir olgu, eski deyişle vakıa.
Neden yanaşmıyorlar?
Bir yandan 'reelpolitika'nın acımasız gerçekleri, öbür yanda yapılabileceklerin sınırları...
Ve hiç unutmayın:
Talabani'yle Barzani, bir ölçünün ötesinde PKK'nın üzerine isteseler de yürüyemezler. İki taraf da Kürt! Ve aralarında anlaşmazlıklar olsa da, Kürdü Kürde kırdırmak politikasının tuzağına düşmeleri bu saatten sonra çok uzak ihtimaldir.
Ne yapacağız o zaman?
Operasyon mu?..
Büyükanıt Paşa, sembolik operasyon olmaz diyor. Örneğin 1995'teki gibi kapsamlı bir operasyon mu? O yıllarda yapılan operasyonlardan ne kadar sonuç alındı ki? Bu arada Mesut Barzani, "Çiçekle karşılamayız!" diye gözdağı veriyor Türkiye'ye...
Bu göze alınacak mı?
ABD'yi, AB'yi karşısına almayacak mı böyle bir operasyon? Irak Kürtleriyle çatışma, Türkiye Kürtlerini huzursuz etmeyecek mi?
Bir soru daha:
Irak Kürtleriyle çatışma hali, Türkiye'nin ulusal güvenlik çıkarlarına, siyasal ve ekonomik çıkarlarına uygun olabilir mi?
Hayır, uygun değildir.
Iraklı Kürt liderlerin Kerkük ve PKK dahil bazı konularda yanlışları elbette var. Ama bunun için ille de tankla, topla, tüfekle Kuzey Irak'a girmek gerekmiyor.
Kürt yönetimini muhatap almak...
Bu konuda Büyükanıt Paşa'nın tutumu olumsuz. Olabilir. Ben farklı düşünüyorum. Talabani (Irak Cumhurbaşkanı) ve Barzani'yle (Kuzey Irak Kürt Yönetimi Başkanı) siyasal diyalog kanallarının açık tutulması Türkiye'nin çıkarınadır.
Bu arada Kuzey Irak yönetimi muhatap alınsın, alınmasın tartışmaları yapılırken bir noktayı göz ardı etmeyin: Türk şirketlerinin Kuzey Irak'taki iş hacmi 10 milyar dolara ulaşmış durumda...
Başka sorunlar da var Büyükanıt Paşa'nın yakındığı...
PKK siyasallaşıyor!
Evet, öyle. "PKK terör örgütüdür" demekle yetinmek, bu gerçeği değiştirmiyor.
Öte yandan Kürt sorununun uluslararası niteliği yok mu? Var. Üstelik yeni değil, kaç yıldır var. Biz Türkiye olarak bu konuyu yüzümüze gözümüze bulaştırırsak, kimsenin kuşkusu olmasın, Kürt meselesi daha çok uluslararası nitelik kazanacak.
Bir başka konu:
Dağdaki PKK'lıya terörist demekle de sorun çözülmüyor. Bunca yıldır çözülmedi. Önümüzdeki dönemde dağdakileri indirmek için devletin daha geniş ufuklu düşünmesi gerekiyor.
Laf uzadı.
Elinde sürekli çekiç olan, her şeyi çivi gibi görürmüş... Türkiye'de Kürt sorununu çözüm rayına oturtmanın yolu da 'silah'tan geçmiyor.
Türkiye'nin oyun planı nedir?
Soru ve sorun budur. Öncelikle siyasi otoritenin, yani hükümetin kafa yorması gereken bu sorunun yanıtı devlet katında bir an önce bulunmalı...
Son söz:
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt, Türkiye'nin bu çok önemli konularında siyasi otoriteden farklı düşünebilir. Ama bunları, kapalı kapılar arkasında, anayasal platformlarda anlatması daha doğrudur, daha yakışık alır.
——————-
* Michael Mandelbaum, The Ideas That Conquered the World, Peace, Democracy, and Free Markets in the Twenty-first Century, PublicAffairs New York, 2002, s. 306.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yargıda Sarıgül ve CHP davası
MUSTAFA Sarıgül CHP'nin Yüksek Disiplin Kurul...
Melih AŞIK
Medya skandalı
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, Tü...
Fikret BİLA
Baykal ve Ağar'dan nisanda seçim önerisi
AKP'de seçim tarihiyle ilgili farklı görüşler...
Hasan CEMAL
Yine Büyükanıt Paşa yazısı!
Einstein'a bir seferinde sormuşlar, böylesine...
Güneri CIVAOĞLU
Sivilin "kurmay" hatası
Barzani ve Talabani ile "diyalog" tartışmalar...
Can Dündar
Cüneyt abi bilir böyle yöntemleri
Kendisinden dinlemiştim:
Abbas GÜÇLÜ
Türkiye bir bilim ülkesi mi?
Atatürk'ten sonra, bilimi ve bilimin yol göst...
Hurşit GÜNEŞ
Sakın ha inanmayın...
Son günlerde piyasalar bu hükümetin mali disi...
Sami KOHEN
Farklı ifadeler işe yarayabilir
Demeçleri nasıl okuduğunuza bağlı. Çelişkili ...
Metin MÜNİR
Nükleer sırlar
İran nükleer silah yapıyor mu?
Derya SAZAK
Babacan, AB, seçim
Devlet Bakanı ve AB Başmüzakerecisi Ali Babac...
Meral TAMER
Güneş panelleri ve rüzgârla yol alan feribot
Tıpkı bir Hollywood filmi gibi...
Güngör URAS
Yabancılar 'yapmaya' değil 'almaya' geliyor
Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), Tü...
Serpil YILMAZ
Metro ile kız çocuklarına bir adım daha attık
İzmir'de Milliyet'in "Baba Beni Okula Gönder"...
M. Ali BİRAND
Buna, asker - sivil kavgası demeyin...
Oldum olasıya Asker-Sivil çekişmesi toplumu m...

© 2006 Milliyet