Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Şubat 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Güneş panelleri ve rüzgârla yol alan feribot

Schwarzenegger Kaliforniya'da kullanacak, Topbaş da İstanbul'da kullanamaz mı?


Tıpkı bir Hollywood filmi gibi...
Deniz tutkunu bir kasaba doktoruyla, kasabalıların cömertliği sayesinde ortaya çıkan ve hepsine çok para kazandıran çevre dostu kanatlı bir tekne.
Teknemiz elbette uçmuyor; güneş panelleriyle kaplı kanatları, teknenin hem güneş hem de rüzgârdan faydalanarak yol almasını sağlıyor. Bu sayede benzerlerinden % 90 oranında daha az fosil yakıt tüketiyor.
Dünyanın ilk yelkenli güneş teknesi, Avustralya'da 6 yıldan beri kullanılıyor. Bu konseptin (güneş yelkenciliği) kullanım alanı kruvaziyerlerden feribot ve tankerlere kadar uzanıyor.

Rüzgâr-güneş birlikte
Güneş yelkenciliğinin hikâyesi, 10 yıl önce Avustralya'nın balıkçılık ve turizm kasabası Ulladulla'da doktorluk yapan Robert Dane'nin, Kambera'da güneş enerjisiyle çalışan bot yarışlarını izlemesiyle başlıyor.
Deniz tutkunu Dane, güneş hücreleriyle doldurulmuş hantal teknelerde hiçbir denizcilik ruhu bulamaz, ancak yarışı kazanan botun güneşe eğimli paneli ona ilham verir.

5 kat daha hızlı
Dane, denizci olarak rüzgârdan nasıl faydalanacağını çok iyi bildiği için, güneş enerjisiyle çalışan motorun yanında, teknenin yelkenli özelliği de olursa, bu botları çok rahat geçebileceğini düşünür. Bütün enerjisini bu projeye verebilmek için de mesleğini bırakır.
Öncelikli hedefi yarışı kazanmak ve bu konsepte uygun bir feribotu, 2000 Avustralya Olimpiyatları'na yetiştirmektir. Dane'nin hayali gazetelere haber olunca, çiftliğindeki pompaları güneş enerjisiyle çalıştıran mandıra sahibi bir kadın, bu fikri ticari hale getirmesine destek verir.
Sörf tahtaları imal eden komşusu, botun yelkenlerini hazırlar. Bu yelkenlerin üzerine monte edilecek güneş panelleri içinse bir başkası el verir. Verdikleri gazete ilanı, Budist bir keşiş olmak için işinden ayrılan bir bilgisayar kurdunun ilgisini çeker. Bu projede ona düşen görev, çalışanların koordinasyonudur.
Ve yarış günü gelir. Diğer teknelere göre 5 kat daha hızlı oldukları halde, başka bir tekneye çarptıkları için 2. olurlar, ama bu sonuç onu üzmez. Şimdi hedefi, Sidney'de turist taşıma amaçlı bir feribot yapmaktır. Elinde çizimlerle 18 ayda 1,5 milyon dolar toplar. Bu para, 100 kişilik oturma kapasiteli feribotun başlangıç sermayesi için yeterlidir ama 1,5 milyon dolara daha ihtiyacı vardır.

10 ton yakıt tasarrufu
Avustralya Ulusal İklim Değişikliği Programı'ndan 1 milyon dolarlık katkı gelir ve feribot, Olimpiyatlar'a yetişir. Feribot o kadar güvenilir bir performans sergiler ki, teknolojisi pek çok ülkenin dikkatini çeker. Almanya, Çin, bazı Ortadoğu ülkeleri...
Ama projeyi ilk hayata geçiren, Arnold Schwarzenegger'in Kaliforniya'sı olur. Yılda 10 ton yakıt tasarrufu sağlayan, sadece rüzgârdan elde ettiği enerji 20 bin litre dizel yakıta eşdeğer olan bu teknoloji, 2008'de dünyanın en yoğun 2. feribot hattı olan San Fransisko - Alkatraz adası arasında hizmete girecek.
Dane'nin şirketi, şu an 40 milyon dolar değerinde. Ve projeye kasabada el veren insanlar, zamanlarının ve paralarının karşılığını fazlasıyla almış bulunuyorlar.
Kaynak: Open Skies dergisi

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yargıda Sarıgül ve CHP davası
MUSTAFA Sarıgül CHP'nin Yüksek Disiplin Kurul...
Melih AŞIK
Medya skandalı
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, Tü...
Fikret BİLA
Baykal ve Ağar'dan nisanda seçim önerisi
AKP'de seçim tarihiyle ilgili farklı görüşler...
Hasan CEMAL
Yine Büyükanıt Paşa yazısı!
Einstein'a bir seferinde sormuşlar, böylesine...
Güneri CIVAOĞLU
Sivilin "kurmay" hatası
Barzani ve Talabani ile "diyalog" tartışmalar...
Can Dündar
Cüneyt abi bilir böyle yöntemleri
Kendisinden dinlemiştim:
Abbas GÜÇLÜ
Türkiye bir bilim ülkesi mi?
Atatürk'ten sonra, bilimi ve bilimin yol göst...
Hurşit GÜNEŞ
Sakın ha inanmayın...
Son günlerde piyasalar bu hükümetin mali disi...
Sami KOHEN
Farklı ifadeler işe yarayabilir
Demeçleri nasıl okuduğunuza bağlı. Çelişkili ...
Metin MÜNİR
Nükleer sırlar
İran nükleer silah yapıyor mu?
Derya SAZAK
Babacan, AB, seçim
Devlet Bakanı ve AB Başmüzakerecisi Ali Babac...
Meral TAMER
Güneş panelleri ve rüzgârla yol alan feribot
Tıpkı bir Hollywood filmi gibi...
Güngör URAS
Yabancılar 'yapmaya' değil 'almaya' geliyor
Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), Tü...
Serpil YILMAZ
Metro ile kız çocuklarına bir adım daha attık
İzmir'de Milliyet'in "Baba Beni Okula Gönder"...
M. Ali BİRAND
Buna, asker - sivil kavgası demeyin...
Oldum olasıya Asker-Sivil çekişmesi toplumu m...

© 2006 Milliyet