|
 |
|
|
Golcülerin hepsi uykuda!
- Şampiyonluk için yarışan bütün takımlar kötü futbol oynuyor. Özellikle deplasmanlarda ciddi puan kayıpları veriyorlar. Ligin bundan sonraki seyri nasıl gelişir?
"Öncelikle geçen yıllara göre şampiyonluk adaylarının yedikleri gol sayısında önemli bir değişiklik yok. Sorun forvetlerde. Fenerbahçe hücum hattını bu yıl değiştirdi. Nobre ve Anelka'nın performansını, Kezman ve Deivid şu ana kadar yakalayamadı. Galatasaray'ın forvetleri de geçen yılın çok altında bir seyir izliyorlar. O yüzden de deplasman puanları azaldı. Ayrıca dış sahadaki sistemleri hep savunma ağırlıklı. Böyle olunca hücumcuların formsuzluğu, işleri krize sürüklüyor. Tek çare ya duran toplardan gol bulacaksınız ya da forvetin arkasındaki üç oyuncu gol atacak.
Ön liberolara bakıyorsunuz, zaten yıl boyunca attıkları gol sayısı 3'ü geçmiyor. Örneğin İnamoto ile Deniz'in hâlâ golü yok. Geçen yıl Galatasaray'da Hasan Kabze, Hakan Şükür, Necati ve Ümit Karan 51 gol atmışlardı. Şu anda ligin neredeyse üçte ikisini geçtik, bu dörtlü 19'da kalmışlar. Problem buradan kaynaklanıyor.
Ligin bundan sonraki seyri forvetlerin başarısına endeksli. Beşiktaş'ın etkili gol ayakları var. Ancak bunlar sadece İnönü Stadı'nda işliyorlar. Ricardinho, Bobo ve Delgado biraz çamur, biraz bozuk zemin gördüler mi deplasmanlarda ortada yoklar."
- Fenerbahçe, turu geçmek için AZ Alkmaar önünde nasıl bir oyun stratejisi belirlemeli.
"Fenerbahçe sakatların düzelmesiyle zaten ideal kadrosunu yavaş yavaş buluyor. Önder ve Lugano'nun dönmesi savunmayı geliştirdi. Tabii ki rövanşta Marco ve Kezman'ın da oynayacağını düşünürsek AZ Alkmaar karşısında İstanbul'daki Fenerbahçe'yi bulamayacak. Fenerbahçe'nin elenmesi için en az iki gol yemesi gerekir. Çünkü gol veya goller bulacaktır. Bu kez rakibine geniş alan vermeyecektir. Kontrollü oynayacaktır. Alkmaar'ı hazırlıksız yakalama şansı olduğu için tur şansının yüzde 49 diyen Zico'nun aksine yüzde 50 olduğunu düşünüyorum."
Tamamen duygusal
- Başkan Aziz Yıldırım'ın Alex'i ayakta alkışlamasına nasıl bir yorum getirirsin?
"Başkan Aziz Yıldırım normalde hiçbir oyuncuyu böyle ciddi bir şekilde asla alkışlamaz. Ama hafta içinde yaşanan olaylardan dolayı Alex'e sahip çıkmak istediğini düşünüyorum. Tamamen içten atılmış bir adımdır. Alex bu hafta da oyundan alınsa, böyle davranacağını sanmıyorum. Yıldırım, belli ki yapılanlara üzülmüş. Duygusal davrandı. Belki kaleci Volkan çıksa, onun içinde aynı hareketi yapacaktı."
Emre'nin yerinde olsam ayrılırdım
- Emre sence nasıl bir yol izlemeli. Ada'daki futbol hayatı sona mı eriyor?
"İngiltere'de bugün 15 oyuncumuz olsaydı, böyle suçlamalar asla yapılamazdı. Emre yalnız kaldığı için bu tür bir ortamla karşı karşıya kaldı. Tugay dışında İngiltere'de kimse yok. Ben onun yerinde olsam İngiltere'den hemen ayrılırdım. Zaten Emre'nin, futbol stili olarak İspanya'ya daha çok yakışacağını düşünüyorum. Orada oynamasını çok isterim. Şahsen, en verimli zamanında Galatasaray'a geri döneceğini zannetmiyorum."
Kasıt aranmamalı
- Hakemlerin performansı hakkında ne düşünüyorsun?
İniş çıkış gösterdikleri bir gerçek. Örneğin mükemmel maçlar çıkaran Bülent Yıldırım, bu hafta hatalar yaptı. Bu diğer hakemler için de geçerli. Evet zaman zaman yanlış düdükler çalıyorlar. Ama bunda kasıt aranmamalı. Olağanüstü genel kurul söylemleri de hakemleri psikolojik olarak etkiliyor. Bazı takımların maçlarına çıktıklarında, kafalarında soru işaretleri oluşuyordur. Maçlarda yaşanan olaylar da bu tür baskılardan kaynaklanmıyor mu? Bu yüzden fazla yüklenmemek gerek."
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|