Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Şubat 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil


Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Özür dilerim İbo!

Ayağa dokunmadık taş, başa gelmedik iş olmazmış! Çocukluğumda Hayat mecmuasının sayfa kenarlarında yer alan bir sigorta reklamının sloganı, 50 yıl sonra belleğimde canlanıverdi...
Niyet ve kısmet, Konya'da benim için farklı öyküler yazdılar... Kader, ağlarını bir kördüğüm haline getirdi. O çile yumağını ancak beş günde çözebildim...
Niyetim, Cuma gecesi oynanacak Konyaspor maçını izlemek ve yorumlamaktı...
Kısmetimize Atatürk Stadı'nın basın tribünü değil, Selçuk Üniversitesi'nin Meram Tıp Fakültesi hastanesinde bir yatak çıktı...

Hayatın anlamı
Pegasus Havayolları ile yaptığım rahat bir uçuştan sonra inanılmaz bir baş dönmesi illetiyle otel odasında uykusuz ve ıstıraplı bir gece geçirdim.
Cuma sabahı hastaneye zor attım kendimi.
Kardiyoloji, Nöroloji ve Kulak Burun Boğaz servislerinin sorumlularına toplam dokuz kez başıma gelenleri anlatmaya çalıştım.
Sabır ve merakla dinlediler beni... Bir yığın testten ve analizden geçirdiler. Kendi aralarında tartışarak sorunumu tanımlamaya çalıştılar.
Onlar tüm iyi niyetleri ve bilimsel heyecanlarıyla derdimi tartışadursun, ben ayakta duramıyor, baş dönmesi ve mide bulantısından kurtulamıyordum.
Birden bire hayatın anlamını, değerini, derdimin beni ve yakınlarımı nasıl perişan edeceğini düşünmeye başladım... Umuttan endişeye savrulup durdum. O gerilim içinde elbet damarlarım da duruma uygun tepkiler göstermeye başladı..
Küçük tansiyon 10, büyüğü 16...
Tanrım bu dramatik bir penaltı!
Her neyse öyküyü daha da uzatarak sizleri yormak istemem...
Testlerin, analizlerin ve MR görüntülerinin sonunda kalbim ve beynim bu işte bir kabahatlerinin olmadığını kanıtladılar.
Kabahat sağ kulağımın içindeydi. Gizli bir kulak nezlesi geçirmiş, bunun ilk belirtileri olarak baş dönmelerini önemsememişim. Ama Pegasus uçağındaki hava basıncı, baş dönmelerini, mide bulantılarını dayanılmaz ölçülerde tetiklemiş...
Konyaspor - Beşiktaş maçını izleyemedim. Naçiz yazarınız olarak benden beklediğiniz görevleri yerine getiremedim.
Meram Tıp Fakültesi'nin melekler ordusu orta kulağımda müthiş bir savaşa giriştiler... Serumlar, ilaçlar, iğnelerle beni nihayet ayağa kaldırdılar.
Tanrı'nın yardımıyla yaşama sevincimi bana iade ettiler.
En başta Rektör Süleyman Okudan ve yardımcısı Kürşat Turgut dostlarıma, Doçent Dr. Bilal Arık kardeşime, fakültenin tüm doktor, hemşire, laborant, teknisyen ve hastabakıcılarına teşekkür ve minnet borcum var. Elleri dert görmesin. Çok yaşasınlar.
Emel Arık kardeşime de kocaman bir teşekkür... Ancak kızlarımın gösterebileceği sıcak ilgiyi ve şefkati, dur duraksız ve aralıksız hep ondan gördüm...

Bana ödev düşüyor
Elbette yaşadığım bu macera bende farklı duygular yarattı.
Örneğin Beşiktaşlı İbrahim Akın'a zaman zaman çok yüklenmiş, Lig TV'de, SKY Türk'de ve Milliyet'te "Ne kadar dayanıksız, ne kadar güçsüz. Her adımda kendini yere atıyor. Bu İbrahim slow dans yaparken bile düşer" demiştim.
Konya maceram sırasında hatırladım ki İbrahim Akın da müthiş bir orta kulak iltihabı kurbanıydı... Ameliyat olmak zorunda kalmış, o nedenle uzun süre form tutamamış, kariyerinde önemli kayıplara uğramıştı.
Şimdi bana bir ödev düşüyor...
Oğlum yaşındaki bu delikanlıdan özür dilemeliyim. Sağlık sorunlarını dikkate almadan yaptığım o züppece "Dans ederken bile düşebilir" eleştirisini geri almalıyım.
Beşiktaş Konya'dan puan alamadı ama ben dersimi aldım.
Ah, bir de şu İbo'nun gönlünü alabilsem!
Ne dersin İbrahim?

Dayan Gökhan Zan

Beşiktaşlı Gökhan Zan aradı. Konya'ya giderken uçakta ona "nazara geliyorsun, ama yine de maşallahın var aslanlar gibisin" dedim. O da bana benzer iltifatlarla teşekkür etti.
Benim halim malum... Gökhan da Konya'da yeniden sakatlandı. Dün konuşurken en çok gücüne giden olayın kendisine hiç özenmediği, dikkatsiz oynadığı ve az çalıştığı biçimindeki eleştiriler olduğunu söyledi. Sonra da şunları ekledi:
"Abi ben savunma oyuncusuyum. Kendimden önce kalemi ve kalecimi korumak zorundayım. Ben darbeden, tekmeden, hamleden çekinirsem ya da sakınırsam bizim kale düşer. Kimse bunu düşünmüyor ve sürekli üstüme gelip abuk sabuk eleştirilerde bulunuyor. Sakatlıklarımdan çok bu sakat anlayış beni çok üzüyor!"
Bu çocuklara alkış tutarken de, eleştirirken de saygı duymalı, onları anlamalıyız. Ne dersiniz, Gökhan Zan sizce haksız mı?

Yanlış işler

Sermaye Piyasası Kurulu, kulüplerin yıllar önce yaptığı halka açılma başvurularını incelerken sportmence şefkat gösterdi. Temelden yapılan yanlışlara karşı bazı üyelerin raporları ve itirazları kabul görmedi. Elbette iyi niyetli bir destek ve anlayış söz konusuydu.
Ama yanlış hesabın yavaş yavaş Bağdat'tan değil, yargıdan dönmekte olduğunu görüyoruz. Galatasaray Spor Kulübü'nün sadece gelirleri kapsayan Sportif AŞ ile giderleri kapsayan Futbol AŞ'yi birleştirmesi bırakın ticaret yasalarını, herşeyden önce spor etiğine aykırıdır. Ne dramatiktir ki, çözümleyici uyanık zekalar şimdi Özhan Canaydın gibi fair-play ruhuna ve ödülüne sahip bir başkanı adli soruşturma ile karşı karşıya bırakıyor.
Spor alanlarında korkunç bir güvensizlik sendromuyla karşı karşıyayız. Hakem kararından federasyon seçimlerine, oradan şirketleşmelere kadar kimsenin kimseye güvenmediği, inanmadığı bir ortamı hep beraber paylaşıyoruz. Ve bu ortamın adı spor. Ne kadar yazık!

agokce@milliyet.com.tr




SPOR
Brezilya ikiye bölündü
Tigana diken üstünde
Polat'a ince mesaj
Trabzon iştahlandı!
Adım adım mahkemeye
Emre için Erzik devrede
Real Madrid iyi başladı: 3-2
Telekom hava attı: 92-80
Memo: "Çok çalışacağım"
Alanya'nın Ata gururu
Haber turu...
Golcülerin hepsi uykuda!
Özür dilerim İbo!
Kaos
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR

Rıdvan DİLMEN
Golcülerin hepsi uykuda!
- Şampiyonluk için yarışan bütün takımlar köt...
Atilla GÖKÇE
Özür dilerim İbo!
Ayağa dokunmadık taş, başa gelmedik iş olmazm...
Halil ÖZER
Kaos
Galatasaray belki de tarihinin en kaos yüklü ...



© 2006 Milliyet