Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Şubat 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Endeksli bonoya yabancı yağması


Dünkü enflasyona endeksli bono ihalesinin ilk aşamasında ortalamadan almak için giden teklifler inanılmaz boyutta oldu. Bu borçlanma senedinin bu denli ilgi görmesi aslında gayet ilginç.
Anımsıyorum, 2001 yılının yaz aylarında Hazine borçlanmakta güçlük çektiğinde bankalar sabit kuponlu kâğıtlardan başkalarına rağbet etmeyeceklerini dayatıyordu. Biz bir yazımızda, Hazine yüksek reel faiz ödemesin diye, endeksli borçlanma senetlerini savunuyorduk.
IMF de öyle istiyordu. Ama Hazine bürokratları bankalara teslim oldu. Sonra da Ekonomiden Sorumlu Bakan'la yakınlığımız nedeniyle, kimi bürokratlar (duyduğumuza göre) akıl vermemizi kıskanıp iftira attılar. Bizi finans kesiminin temsilcisi olmakla suçladılar. Biliyor musunuz, bunların bazıları şimdi finans kesiminde çalışıyor!

Yabancılar iyimser
Gelelim ihaleye. Bu kâğıda yabancıların daha fazla ilgi gösterdiği biliniyor. Bu da gösteriyor ki, özellikle yabancıların, Türkiye ekonomisindeki gerek enflasyon beklentisi, gerek risklerle ilgili algılamaları gayet olumlu.
İhalede enflasyon veri olarak kabul edilmemeli. Enflasyonun yüzde 20 olduğu bir ortamda yüzde 9.5'lik bir ek (reel değil) getiri makul sayılsa da, yüzde 35'e çıkıldığında bu ek getiri yetersiz kalabilir. Demek ki, enflasyonla ilgili beklentiler oldukça makul düzeylerde. Örneğin dün CNBC-e'nin 9 yatırımcı kuruluştan aldığı, 2007-2012 dönemindeki enflasyon gelişmesi yüzde 6.5'ten başlayıp yüzde 3.8'e ineceği yönündeydi.
Anlaşılıyor ki, 2007 yılında yüzde 5-6, ileriki yıllarda ise daha düşük bir enflasyon düzeyi bekleniyor. Siyasal ya da ekonomik riskler de pek önemsenmiyor ki, böylesi bir talep oluşuyor. TL bir yatırım aracına, hele yabancıların, yatırım yapanın en büyük kaygısı döviz kurudur. 32 milyar dolarlık cari açığa rağmen bu denli bir talebin oluşması böylesi bir kaygının güçlü olmadığını gösteriyor.

Bononun bağışıklığı tartışmalı
Kimileri ise, uzun vadede bir kur düzeltme hareketi gerçekleşse bile, enflasyona yansıyacağı için, bunun yine de korunduğunu düşünüyor. Bu görüş aslında gerçeklerden epeyce uzak. Birincisi, kur hareketlerinin etkili olduğu fiyat endeksi TÜFE değil, üretici fiyatları, yani ÜFE.
İkincisi, bırakınız etkideki gecikmeleri, kur ile enflasyon arasında bile bire bir ilişki artık yok. En son yapılan Merkez Bankası araştırmasında bile bu ilişki yüzde 30 düzeyindeydi.
Örneğin sıcak para şu veya bu nedenle çıkmaya kalksa, kur 1.85'e ya da 1.95'e çıksa, yani yüzde 40 yukarı gitse (zamanla tekrar gevşese dahi) bunun enflasyon yansıması sınırlı olabilir. Diğer bir deyimle, bu kâğıdın talebinde kur düzeltmesi senaryosu yok, olsa olsa yanlış varsayımlar var.
Bu kâğıda yoğun talep gelmesinin bir nedeni de seçimlerin etkisinden bağışık olması. Hem vadesi uzun, hem de endeksli olduğundan böylesi risklerin kapsandığı diye düşünülüyor.
İhale sonrası Hazine'nin bu tür kâğıtları satmayı yeniden deneyeceğini düşünüyoruz. Şubat ayında Hazine borcun yüzde 77'si kadar borçlanacaktı. Ancak yüzde 137'si kadar borçlandı. Herhalde Hazine sıcak para dalgasından olabildiğince yararlanmak istiyor.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
AKP ve CHP nereye?
TÜRKİYE "seçim sathı maili"ne girdi. Bütün pa...
Çetin ALTAN
Renkli rüzgârlarda uçuşan yıllar ve dostluklar
Tarihin kendine özgü kovanlarında ballanıp pe...
Melih AŞIK
Uzan'dan Royal'e
Prof. Tarık Altınok, Cem Uzan'ın iktidara yön...
Fikret BİLA
Sezer ve Büyükanıt'ın gerekçeleri belli
Kuzey Irak Kürt yönetimiyle görüşme konusunda...
Hasan CEMAL
Kanaltürk, Kurtlar Vadisi!
Aydınlanma düşüncesinin öncülerinden Voltaire...
Güneri CIVAOĞLU
Bush'a suikast
Filmin adı "Bir Başkanın Ölümü"
Abbas GÜÇLÜ
Türkiye nasıl bilim ülkesi olur? (2)
Türkiye'nin bir bilim ülkesi olması konusunda...
Hurşit GÜNEŞ
Endeksli bonoya yabancı yağması
Dünkü enflasyona endeksli bono ihalesinin ilk...
Nail GÜRELİ
DP'den AKP'ye, basından medyaya
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin 60. yılı içi...
Sami KOHEN
Akdeniz için Ege örneği...
GEÇEN hafta Lefkoşa'nın Rum kesiminde parlak ...
Metin MÜNİR
Molla, bombayı yolla
Boş bir tabut ne kadar çekici ise cephaneliği...
Hasan PULUR
Ölüm...
YAHYA Kemal "Ölüm, asude bir bahar ülkesidir,...
Meral TAMER
İkinci hayat, ayda 10 dolara yaşanabilir
Göz problemim nedeniyle bilgisayar kurdu olma...
Ece TEMELKURAN
Cemresiz
Resmi olarak bugün baharın başlaması icap edi...
Osman ULAGAY
Finans vadisindeki ürkütücü sükûnet
The Economist dergisinin son sayısında yer al...
Güngör URAS
TAV'a ilgi ekonomi için moral ve cesaret verici
TAV, 1997 yılında İstanbul Atatürk Havalimanı...
M. Ali BİRAND
Seçim tarihi, artık kutudan çıktı...
İlk defa bu köşeden dikkatinizi çekmiştim.

© 2006 Milliyet