|
 |
|
|
Kazım Kanat'a 3 mesaj
Geçen hafta Santra programında "Beni seven ve sevmeyen tüm insanlardan bir ricam var" dedi sevgili Kazım Kanat...
"Bugün sağlıklısınız yarın ne olacağınız belli değil. Gencecik insanlar, yürüyemiyor. Birilerinin onları arkalarından iteklemesine muhtaçlar. Bu kolay bir şey değil. Lütfen herkes 3430'a bir mesaj atsın ve genç yaşlarında ayaklarından olan insanların gidecekleri yere daha kolay ulaşmaları için akülü sandalye alınmasına katkı yapsın..."
Ben Kazım'ı "sevenlerden" biri olarak attım önce.
Sonra ara sıra kızdığım için attım.
Bir tane de eleştirdiğim için.
Yüreğimden alkışladım bu kez.
Sıra sizde.
'Pembe' köşe
Mazeretim var; asabiyim ben!..
O yüzden, "pembe" bir köşe yazmaya karar verdim.
Eleştiride "dozu" kaçırabilirdim aksi halde.
İyisi mi, bardağa dolu tarafından bakmalı dedim.
Bunu yapabilmek için de bardakta hiç olmazsa bir iki parmak su bulunmalı değil mi?
Yoksa da; birkaç damla yeter bana.
Kararlıyım... Suyu bırakın rutubet bile keser.
Pembe Köşe'yi severseniz ara sıra tekrar ederim.
Yaşa Fenerbahçe
Bu takımın en büyük sorunu Semih'in ilk onbirde yer almasıysa, sorunsuz bir takım olmalı Fenerbahçe.
Semih oyuna düdükle başladı da ne fark etti? Son onbeş dakikada olsa gole çevireceği pozisyonları maça yaydı, golü atamadı o kadar.
Neden geç girip çabuk gol buluyordu?
Yorgun defans, diri Semih meselesi.
Ne dersiniz, Semih'i son çeyrekte kullanmak da bir taktik olabilir mi?..
Öyleyse haybeye spekülasyon yapıyor birileri.
Fenerbahçe'de ikinci "pembelik", Yönetim Kurulu'nun göreli-sükuneti.
Ofanstan defansa geçti yönetim.
Sebebini "içinde bulunduğumuz gerilimli futbola katkı yapmamak" olarak deklare ediyorlar ve hasmane alışkanlıklarla takdir edemesek bile saygıyı hak ediyorlar.
Tribündeki olayları geçin. Alttan ısıtılınca sıcaktan oldu her halde.
Aslan Cim-bom
Geçen sezon şampiyon olup, bu sezon henüz kupanın sapını bırakmayan Galatasaray'a haksızlık mı ediyoruz acaba?
Şu Galatasaray için söylenenleri, yazılanları bir yabancıya tercüme etseniz, derhal çelenk ısmarlar adamcağız.
Oysa yaşıyor işte. Sadece yaşamak mı; şampiyonluk potasında.
Takım içi dayanışma had safhada.
Kolay mı bu devirde hem borçları ödemek, hem geleceğe yatırım yapmak, hem de futbolun zirvesinde bulunmak?
Stadı yokmuş... Vardı da yıktılar mı?
Parası yokmuş... Döviz bürosu mu Galatasaray?.. Spor kulüplerinin parasız da yapabilecekleri işler var.
Zaten yaptıkları yapacaklarının delilidir en sonunda.
Gelelim, "nitelikli dolandırıcılık" suçlamasına.
Galatasaray başkanlarının aç gözlü olmasından mı kaynaklanıyor bu? Hayır... Alıp da eve mi götürüyorlar yani?
Hem global liberalizmde tuttuğunu öpmeye başarılı iş adamlığı demiyorlar mı? Cim-Bom da sarılmış ortağına... Ortağı, kendisini savunmada.
Aile arasına girmeyelim lütfen.
Bravo Beşiktaş
Bakın iki senede nasıl kendine getirdi takımı Tigana... Bu gidişle 2010'lu yıllar Kartal'ın...
Artık teknik direktör değiştirmeyi telaffuz etmesin kimse.
Söylüyorsunuz, yapıyorlar.
Bu sefer de tazminat çıktı diye yükleniyorsunuz adamlara.
Şaka bir yana, futbolumuz yıldızlardan hoşlanıyor taraftarlar yıldız istiyorsa, en özverili takım Beşiktaş.
Şansı yaver gitmeyebilir. Transferler umdukları gibi çıkmayabilir. Uyum zorlukları yaşanabilir. Ama kimse Beşiktaş Yönetimi'nin özverisini reddetmemelidir.
İyi niyetle yapılmış hataları "taammüden cinayet"le karıştırmak sadece futbolda.
Bırakalım soluklansınlar biraz.
Futbol cinneti
Özerk Federasyonmuş...
Sponsorluk yasasıymış...
Türk Sporuymuş...
Neden bahsediyorsunuz siz?
Grand Slam turnuvalarında oynayan ilk Türk tenisçi İpek Şenoğlu, yeni sezonda katıldığı turnuvaların masraflarını kendi cebinden veriyor...
Hazma Yerlikaya gibi bir dev, bulamadığı itibarı devlette arıyor.
Futbol cinnet haline gelmiş, küçük kardeşlerini boğuyor.
Neyiniz var sizin?
Ankara'dan 'abim' aramış!
Ulusoy'u alaşağı etmek için siyasetin spora "birazcık" girmesinde sakınca görmeyenler, siyasetin nerede duracağını hiç bilmeyenlerdir.
Kimse bilemez zaten.
Siyasetçiler bile.
Bakınız Bilgin Gökberk'e... Kendisi en yüksek reytingli spor programının en renkli yorumcusudur. Bir skandala karışmamış, canlı yayında ağzından laf kaçırmamış, programın reytingi de düşmemiştir ama geçen hafta TRT Stadyum'una katılamamıştır. Belki hiç katılamayacaktır.
Neden?
Çünkü her televizyon yıldızı gibi kendisinden hazzedenler ve nefret edenler vardır. Bilgin'i sevmeyenlerden bir veya birkaçı Ankara'daysa, TRT'ye açabilir telefonu ve "kovun şunu" diyebilir.
Demiştir.
Siyaset racon kesiyor
O yüzden gerekçe bulamamaktadır TRT yöneticileri. Giyim kuşamdan dem vurmaktadır. Utanmasalar Bilgin'in canlı yayında giydiği deri ceket, domuz derisinden diyeceklerdir.
Şu sıralar Ankara'da Bilgin'den hazzedenler ile nefret edenler bilek güreşi yapmaktadır "tamam mı, devam mı" diye.
Bilgin, TRT Stadyum'unda olsa Türkiye'nin dış borçları silinip, terör durmaz elbet. Ama Bilgin'in gidiş şekli bizim siyasete ve siyasetçilere güvenimize taban yaptırır.
Yaptırmalıdır.
Bu iş sadece futbolun bir programın bir yorumcusu meselesi değildir.
Siyaset'in futbolda racon kesen konumuna gelmesiyle işin varacağı vahametin göstergesidir.
Kimi alkışladı?
Geçen hafta Alex çıkarken başkan Aziz Yıldırım'ın alkışa durması problem oldu.
Neden alkışlamış, Alex hak etmiş mi, özverili futbolculara yazık değil miymiş?
Sarı kartı alkışlayan futbolcuya kırmızı kart ister gibi kızdılar yani.
Ne biliyorsunuz?.. Belki de Alex'i çıkaran Zico'yu alkışladı Başkan.
Neyi, kimi alkışladığını söylemedi ki.
Üç günde bir maç yorar mı?
Antalyaspor Teknik Direktörü Yılmaz Vural, Fenerbahçe'yi yeneceklerini söylemiş.
Olabilir.
Ve şayet olursa, yorumlar ceptedir:
"Avrupa yorgunu Fenerbahçe"...
Ben anlayamıyorum bu işi. Fenerbahçe'nin kaptanı Ümit Özat, canlı yayında diyor ki;
"Üç günde bir maç oynamak takımı yormaz. Aksine daha formda olmasına yol açar. Ben böyle bahanelere inanmıyorum".
Ümit Özat'ın röportajı bittikten sonra programın yorumcusu, kaldığı yerden devam ediyor:
"Üç günde bir maç yapmak Fenerbahçe'yi yoruyor".
Antalyaspor hocası Vural'ı Fenerbahçe'yi yeneceklerine inandıran ne peki?
"Bize yorgun gelecekler".
Suyu çıkmış bu işin.
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|