|
 |
|
|
AKP derinliği...
CHP lideri Deniz Baykal, "AKP kendi derin devletini kurmaya başlamıştır" dedi önceki gün... Tespit yerindedir... Derin AKP, şimdilik Maliye Bakanlığı içinde örgütlenmiş durumda. İktidarı rahatsız eden gazeteci ve televizyoncuların banka hesaplarında hukuk dışı yöntemlerle açık arıyor. Geçen yıl Emin Çölaşan'la ilgili girişimleri basına yansıdı. Şimdi sıra Kanaltürk'te... Bankalar harekete geçirildi. Cüneyt Arcayürek, Mine Kırıkkanat dahil, iktidarın dümen suyunda gitmeyen Kanaltürk mensuplarının banka hesapları didikleniyor. Mine Kırıkkanat dünkü yazısında şöyle diyor:
"Böyle metotları ABD, gangster çetelerini, kara para babalarını çökertmek için kullanır. Oysa AKP, Kanaltürk'te kara bile değil, para olmadığını bilir.
Böyle bir operasyon, yalnız bir kanalı bitirmeye yönelik değil, programlara benim gibi 'bilâbedel' katılanlara gözdağı ve susmayacak, muhalefet yapmaya kalkacak olanlara şantajdır.."
Soru: AKP yakında Emniyet Teşkilatı dahil diğer devlet birimleri içinde de derin devleti oluşturur mu?
Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra devlete iyice hâkim olunca acaba neler yapmazlar?
ABD'nin Ortadoğu uzmanı Rubin rapor yazmış: "Erdoğan cumhurbaşkanı olur, AKP iktidarını sürdürürse İslamcılar Türkiye'de bütün kurumları kontrol edecek..."
Acı ama muhtemel bir senaryo...
İranlı tercüman
Gazetelerde dün İran Dışişleri Bakanı Muttaki'nin Ankara'da Başbakan Erdoğan'la görüşürken çekilmiş fotoğrafları vardı. Fotoğrafta Erdoğan'ın başının üzerinde başörtüsünü omuzlarından aşağı sarkıtmış pardösülü bir hanım görünüyordu. Kimmiş o? Muttaki'nin tercümanı. Erdoğan'la Muttaki arasındaki görüşmenin tercümanlığını bir İranlı hanım yapıyor.
Türkiye'de Farsça bilen ve çeviri yapabilen kişi mi yok? Olmaz olur mu? İlkeli bir devlet kendi toprağındaki görüşmeyi başka ülkenin tercümanıyla yürütür mü? Bu kadar mı dökülüyoruz!
Meclis'te gençler Tayyip Erdoğan için şov yapmışlar...
Ordu'dan Demet Hanım soruyor:
- Gençler "parasız eğitim istiyoruz..... iş istiyoruz..." gibisinden pankart açsaydı, Başbakan ve oradaki görevliler yine bu kadar sempatik davranacak mıydı? Yoksa sopayı basacak mıydı?"
Selvi rekora!
CHP Milletvekili Cevdet Selvi'nin başının hırsızlarla dertte olduğunu... Arabasının çalındığını... Ardından büyük kızıyla oğlunun evinin soyulduğunu anlatmıştık. Selvi'den dün yeni haber geldi:
"Küçük kızım Hollanda'daki bir üniversitede doktora yapıyor. Kendisine küçük bir motosiklet almış, üniversiteye onunla gidip geliyordu. Birkaç gün önce telefonda konuşuyorduk, beklediğimiz! haberi verdi; hırsızlar motosikletini çalmışlar. Böylece aile fertleri olarak birinci turu tamamlamış olduk."
Açba'ya teşekkür!
Afyon'da 400 milyon dolarlık yatırımla kayak pisti yaptıracağını söyleyen... Bunun için TCDD'ye ait 1 milyon metrekarelik araziyi kendisine tahsis ettirmeyi başaran İskoç vatandaşı Tom Stewart ciddi bir işadamı mı? Yoksa üçkâğıtçının teki mi? Stewart'ın işlerini takip ettiğini açık açık söyleyen AKP Afyon Milletvekili Sait Açba'ya göre ilki... Olayı gündeme taşıyan Hürriyet'ten Faruk Bildirici ile CHP Gaziantep Milletvekili Abdülkadir Ateş'e göre ikincisi... Sait Açba, Ateş'ten 24 saat sonra, önceki gün düzenlediği ikinci basın toplantısında Stewart'ı ve projesini gayri ciddi olarak nitelendiren Ateş'i konuyu bilmeden konuşmakla suçlamıştı...
Sonra ne mi oldu? Abdülkadir Ateş'i dinliyoruz:
"Sait Bey, yaptığı basın toplantısının hemen ardından, sanırım bilgilenmem ve Stewart'ın ne kadar dürüst biri olduğunu anlamam için danışmanı vasıtasıyla bana bir dosya gönderdi. Dosyadaki belgeler arasında, Stewart'ın benzer bir proje için başvurduğu Amerika'nın Riverhead kasabasında yayımlanan yerel gazetenin kupürünü görünce merakla okumaya başladım. Yazıda ne mi vardı? Stewart'ın ne kadar üçkâğıtçı biri olduğunu anlatıyordu. Benzer bir projeyi gerçekleştireceğim diye pek çok ülkeye başvurmuş... Sonuç hepsinde de hüsran olmuş... Örneğin Riverhead kasabası yetkililerine, kendisiyle hiç ilgisi olmayan Dubai'deki benzer bir projeyi yutturmaya çalışmış.. Şirketimin sermayesi 100 milyon dolar demiş, ama 500 bin dolar çıkmış... İskoçya'da mallarına el konmuş... Şirketin başkanı benim demiş, o da yalan çıkmış. Daha böyle bir sürü üçkağıt... Ben bu Stewart'ın bir - iki numarasını biliyordum, onun ne kadar iyi bir işadamı olduğunu bana kanıtlamaya çalışan Sait Bey'in şaşkınlığı sayesinde çok daha fazlasını öğrendim. Şimdi ilk işim Sait Açba'ya telefon edip bu güzel hizmetinden! dolayı kendisine teşekkür etmek olacak. Tabii, böyle bir kişiye kamunun bir milyon metrekare arazisini bedava tahsis eden Kemal Unakıtan'a da durumu bildirmeyi ihmal etmeyeceğim."
m.asik@milliyet.com.tr
|
|
|

|