|
Zenginlikte sosyal adalet kurultayları
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer ve Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Vural önceki akşam Milliyet Ankara Bürosu'nu ziyaret ettiler.
Sezer, DSP'nin, demokratik solda yeni bir açılım olarak nitelediği "zenginlikte sosyal adalet" projesini anlattı.
DSP, sosyal adaletin "yoksullukta" değil, "zenginlikte" sağlanması gerektiğini vurguluyor. Solun yıllarca "bölüşümde adalet"i esas alarak politikalar üretmeye çalıştığını, oysa, günümüzde solun sadece bölüşümü değil, "üretim"i de esas alması gerektiğini savunuyor. Bu nedenle, sol partilerin bölüşüm modelleriyle birlikte, "üretimi artırıcı" modeller geliştirmesinin de önemi üzerinde duruyor. Bir yandan çalışma barışının sağlanması, diğer yandan üretim ve istihdamı artırıcı projelerle "zenginlikte sosyal adalet" sağlanması gerektiğini çağdaş sol anlayış olarak gündeme getiriyor.
Seri kurultaylar
DSP, "zenginlikte sosyal adalet" projesi için seri kurultaylar düzenliyor. Sezer, planladıkları "üç" kurultay hakkında şu bilgileri veriyor:
"1- Zenginlikte Sosyal Adalet İçin Emek Kurultayı,
2- Zenginlikte Sosyal Adalet İçin Tarım Kurultayı,
3- Zenginlikte Sosyal Adalet İçin Sanayi Kurultayı.
Üç kurultayın da amacı üretim, verimlilik ve istihdam artışıdır. Sadece emek cephesinde değil, üretim-yatırım cephesinde de birlikte çalışmak gerekiyor. Bu sağlanabilirse, refah ve istihdam artışı ortaya çıkacak ve işsizlik kader olmaktan çıkacak."
Emek Kurultayı
Zenginlikte sosyal adalet kurultaylarının ilki olan "Emek Kurultayı" 25 Şubat'ta Ankara'da yapılacak. Bu kurultaya, Türk-İş, Hak-İş, DİSK, Türkiye Kamu-Sen, KESK, Memur-Sen konfederasyonlarının yöneticileri, üniversite mensupları, uzmanlar, gazeteciler, yazarlar ve parti yetkilileri katılacak.
Sezer, kurultay girişimlerini bir "kalkınma seferberliği" olarak tanımlıyor.
DBP lideri emek ve sermayeyi "uzlaşmaz iki kutup" gibi görmüyor. Aksine, birbirini tamamlayacak üretim faktörleri olarak ele alıyor. Bu iki temel faktörün üretim ve verimliliğin artırılması ve hakça bölüşüm sağlanması esasında ortak hareket etmeyi hedeflemeleri gerektiğini savunuyor.
Sezer, bu anlayışı Türkiye'nin kalkınması için temel koşullardan biri olarak görüyor.
'AB hakkımız'
Sezer, Avrupa Birliği'ne bakışını şöyle özetliyor:
"Türkiye, AB üyeliği hedefinden sapmamalıdır. AB üyeliği Türkiye için bir lütuf değil, haktır. Türkiye de hakkını almak için çabalarını sürdürmelidir. Türkiye'nin rotası doğrudur. Bu rotada ilerlemelidir. DSP'nin AB'ye yaklaşımı budur. Unutmamak gerekir ki, AB yolunda en büyük reformu yapan rahmetli liderimiz Bülent Ecevit'tir. Türkiye, en önemli AB paketini Ecevit'in başbakanlığı döneminde yasalaştırmıştır. Arkasından yapılan reformlar Ecevit'in açtığı yoldaki tamamlayıcı nitelikteki çalışmalardır."
Sezer, Emek Kurultayı'ndan sonra önümüzdeki aylarda tarım kesimini ele alan "Tarım Kurultayı" ve KOBİ'leri de kapsayacak şekilde "Sanayi Kurultayı"nı gerçekleştirerek somut bir programı ortaya çıkaracaklarını vurguluyor.
fbila@milliyet.com.tr
|
|