|
 |
|
|
Pozitif / Negatif
SSK ve Bağ-Kurlulara, "üniversite hastanelerini açacak" çalışma, seçimler yılı 2007'de, sıfır maliyetle oy getirisi...
Büyük siyaset yatırımı... Aileleriyle birlikte 57 milyonu bulan bir kesime "A sınıfı" sağlık hizmeti sunulacak. Siyaset oyununda "sağlık kartı" bir "joker" kart gibidir. Kazandırır.
Siyasetin duayeni ve oy hesaplarını çok iyi yapan 9. Cumhurbaşkanı Demirel'den bir anımı yansıtayım...
Demirel'i başbakan yapacak 1991 seçimleri öncesiydi.
Söyleşi yapmak üzere Güniz Sokak'taki evine gitmiştim. Keyifliydi.
"Yeşil kart diye bir projem var. Hiçbir sigorta ve emeklilik kurumunda olmayan tüm yoksul vatandaşlara bu yeşil kartlardan vereceğiz. Ücretsiz sağlık hizmeti alacaklar" dedi.
Seçim kampanyasında yeşil kartlar çok ses getirdi.
Kolomb'un yumurtası
Sağlık hizmeti en önemli aile sorunlarından biridir.
AKP de, toplumun bu duyarlığına iyi teşhis koyduğunun örneklerini veriyor.
Önce eczanelerden başladılar... SSK'lılar sadece SSK eczanelerinden ilaç alabiliyorlardı.
Yığılmalar oluyor, dolaplar dönüyordu.
Bu anlamsız duruma son verildi. SSK'lıların da tüm eczanelerden ilaç alabileceği bir düzenleme yapıldı. Rahatlama oldu.
Ardından SSK hastaneleri uygulaması kaldırıldı. Hepsi devlet hastanesi haline getirildi. Tıpkı memurlar gibi SSK'lılar da istedikleri devlet hastanesinde sağlık hizmeti almaya başladılar.
Büyük maliyetleri olmayan ama SSK ve Bağ-Kurlu, aileleriyle birlikte 57 milyon için gerçekten büyük paketti.
Memurlar gibi SSK'lı ve Bağ-Kurlular da dilerlerse, doğrudan üniversite hastanelerine gidebilecekler. Devlet hastanelerinden "özel sevk kâğıdı" uygulaması bitiyor.
Sağlık gibi temel bir hizmette çifte standart ortadan kalkıyor. (Bu arada ilaç fiyatlarında indirim de bu paket içindedir.)
Yabancı hekim
Sağlıkla devam...
Son aşama da "yabancı hekim çalıştırmak" düzenlemesi... Tepkiler çok.
Oysa... İhtiyaç varsa özellikle mahrumiyet bölgelerinde uzman hekim sıkıntısı çekiliyorsa, yabancı hekimlerden niçin yararlanılmasın?
Elbette bunların kaliteleri ve çalışma koşulları özenle düzenlenmeli.
Hatta... Tüm teknik donanımlar olduğu halde sırf uzman hekim yoksunluğu yüzünden bunlar işlevsiz kalıyorsa, neden devlet hastanelerine de yabancı hekim sözleşmeli olarak getirilmesin?
Tabii önceliğin Türk hekimlerine tanınması koşuluyla...
Ama hastane koridorlarında daha şafak sökerken gelip sıra bekleyenler için de bir çözüm, kesin gereklidir.
Yabancı hekim de formüllerden biri olabilir.
......................
Yukarıda anlattığım "sağlık hizmeti", siyasette "pozitif" mesajların getirisine örnektir.
Öte yandan... Televizyonların ve gazetecilerin üzerlerinde denetlemelerle devlet gücü kullanıldığı yolunda iddialar da var. Gerçi... Gelirler İdaresi, dün "denetlemenin tek kurumda değil, başka kurumlarda da yapılmakta olduğunu" açıkladı. Ayrıca... Vergi denetiminde mükelleflere istisna yoktur ve Maliye camiası saygınlığa, köklü geleneklere sahiptir, ama gene de çifte seçimin yapılacağı şu duyarlı yılda, "negatif" çağrışımlar yapmayacak tutum da önemli.
FARKLI BİR ADAM
Geçenlerde geç vakit Habertürk'e takıldım/çakıldım kaldım.
Akın Öngör'ün, yelkenliyle Atlantik'ten Pasifik Okyanusu'na yolculuğunu anlattığı harika bir röportaj...
Video çekimleri, fotoğraflar, yolculuğu beraber yaptığı ressam Birol Kutadgu'nun çizimleri ile daha da büyüleyici hale gelen bir sohbet...
Bu yolculuğu "İa Orona" (İyi Günler) adıyla bir kitap haline getirmiş.
Akın Öngör'ü Ankara Koleji'nde okuduğu yıllardan tanırım.
Yaşamı boyunca ne yaptıysa en iyisini yaptı.
Basketbolda, bankacılıkta, denizcilikte, şarapçılıkta, yaşam gustosunda... Evlilikte ve aile reisliğinde... Kitap ve DVD bugün Kanyon'daki D&R'da satışa sunulacak.
Geliri de tıpkı şarap satışı gelirleri gibi, eşi Gülin adına kurulmakta olan "Kadın Meslek Lisesi"ne katkı olacak.
gunericivaoglu@milliyet.com.tr
|
|
|

|