|
MGK neden var?
Yarın Milli Güvenlik Kurulu toplanacak ve Türkiye'nin Kuzey Irak politikasını tartışacak. Ancak devlet kurumları arasındaki kutuplaşma çoktan kamuoyuna yansıdı bile...
Başbakan, Kuzey Irak Kürt yönetimiyle görüşme niyetini ortaya koydu.
Genelkurmay Başkanı hemen tavır aldı; "Ben PKK'ya destek verenlerle görüşmem, isteyen görüşsün" dedi.
Dışişleri Bakanı, "Asker silahıyla konuşur; o zamana kadar siyasetçinin yapacağı işler vardır" diye bir orta yol aradıysa da hükümet, "PKK'ya destek verenlerle görüşüyor olma"nın ağır vebali altında ezildi.
Sonuç?
Hükümet korkup diyalog sürecini askıya aldı.
Bu "ricat"ta belki seçim kaygıları da ağır bastı ama dışarı yansıyan görüntü "Asker bastırınca geri adım attılar" şeklinde oldu.
* * *
Hiç kuşku yok ki, bundan böyle hükümet diplomatik alanda bir adım attığında ciddiye alınmayacak, "Bakalım asker ne tepki verecek" denilecektir. Askerin onay verip vermeyeceği, hükümetin gerileyip gerilemeyeceği beklenecektir.
Ayrıca hükümet her şeye rağmen Kuzey Irak yönetimiyle görüşmelere başlayıp PKK'ya karşı ortak mücadeleye ikna etse, Genelkurmay'ı da görüşmelere katılmakla "görevlendirse", asker buna katılmayacağını baştan açıklamış durumdadır.
Yönetim açısından ne hazin bir tablo!..
* * *
Asker, duyarlılığında haklı olabilir. Ancak yine de ortada pek çok soru işareti var:
Kuzey Irak'taki Kürt liderlerle zaten nicedir siyasi görüşme yapılmıyor; görüşen, ya asker ya istihbarat yetkilileri... Ortada bir sorun varsa, niye daha önce görüşülmüştü?
"PKK'ya destek veren Barzani ile görüşmeyiz" açıklamasının, aynı desteği yıllardır vermesinden yakınageldiğimiz ABD'de, onlarla görüşürken yapılması tuhaf olmuyor mu?
Önceki yıllarda Öcalan'a kucak açan Şam yönetimiyle bile ilişkiler kesilmemişken şimdi neden Kuzey Iraklılara ambargo konuyor?
Eski Genelkurmay Başkanı "Biz Barzani'yi aşiret reisi olarak görüyorduk, ama şimdi durum değişti. Değişen şartlara göre hareket etmeliyiz" demişti. Şimdi yine durum mu değişti, yoksa komuta kademesinin tavrı mı? Hani "devlette devamlılık esas"tı?
Bütün dünya Irak'ın yeni yönetimiyle diyalog kurarken Türkiye'nin kapı komşusuyla temasta olmaması kendi aleyhine değil mi?
PKK'ya destek eleştirisi doğruysa bile, sırf bunu önlemek için diplomasinin ve siyasetin de devreye girmesi gerekmiyor mu?
* * *
Anayasa, Cumhurbaşkanı'na "devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetme" görevi veriyor.
Milli Güvenlik Kurulu da "devletin milli güvenlik siyasetinin koordinasyonunu sağlamak" için var.
O halde neden Cumhurbaşkanı "taraflar"ı davet edip uzlaştırmıyor?
Neden bu konular öncelikle Milli Güvenlik Kurulu'nda tartışılmıyor?
Kamuoyu önünde yaşanan bu bilek güreşi, zirvedekilerin manşetler aracılığıyla sürdürdüğü bu çekişme, dünya huzurundaki bu darmadağın görüntü neden?
Askerin ayrı, hükümetin ayrı telden çaldığı bir Türkiye görüntüsü, hem askere hem hükümete, dolayısıyla Türkiye'ye zarar vermiyor mu?
Dileriz yarın Milli Güvenlik Kurulu, bu soruları ve kendi varlık nedenini de gündemine alıp tartışır.
can.dundar@e-kolay.net
|
|