|
 |
|
|
301 ve Çiçek
CNN Türk'te Ahmet Hakan'ın "Tarafsız Bölge" programının konuğu Adalet Bakanı Cemil Çiçek'ti. Ali Bayramoğlu (Yeni Şafak) ve Oral Çalışlar (Cumhuriyet) ile birlikte TCK'nın 301'inci maddesinde hükümetin yapmayı düşündüğü değişiklikler konusunda Bakan Çiçek'e sorular yönelttik.
Programda Milliyet ve Radikal'de Şemdinli olaylarının ardından çıkan haberlerle ilgili sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz Hasan Çakkalkurt, muhabir arkadaşımız Zihni Erdem, CHP Hakkâri Milletvekili Esat Canan ve benimle ilgili Genelkurmay Askeri Savcılığı'nın "suç duyurusu" üzerine TCK 301'den açılmak istenen davanın serüveni tartışıldı.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, 301 tartışmalarında her fırsatta yasayı uygulayacak savcı ve yargıçların AB normları çerçevesinde ifade özgürlüğünün sınırlarını genişleten kararlar üreteceklerini savunmasına karşılık, kendisinin tam tersini yaptığı ortaya çıktı.
CHP'li Esat Canan, Şemdinli'deki bombalama olayından sonra Milliyet'te yaptığımız söyleşide "İtirafçı varsa, devlet de vardır' diye konuşmuştu.
Canan'ı bu iddiaya yönelten, Umut Kitabevi'nin bombalanmasında adı geçen zanlılardan birinin "PKK itirafçısı" Veysel Ateş adlı kişi olmasıydı. Geçmişte Güneydoğu'da PKK terörüyle mücadele ortamında da bu tür itirafçıların JİTEM tarafından kullanıldığı iddiası, dava dosyalarına, mahkeme kararlarına, TBMM Susurluk Komisyonu raporlarına geçmişti. "Yüksekova çetesi" diye bilinen olayın sanıklarından Kahraman Bilgiç adlı itirafçı da Canan'ın "ölü bulunan" bir akrabasını kaçırmaktan yargılanıp mahkûm olmuştu.
Esat Canan, Milliyet'te çıkan röportajında bu olaya da gönderme yapıyordu. Dokunulmazlığı olan CHP'li Canan dışındaki gazeteciler hakkında 301'den soruşturma başlatıldı. Geçen yıl mart ayında İstanbul Bağcılar Cumhuriyet Başsavcılığı ifadelerimizi aldıktan sonra kovuşturmaya gerek olmadığına karar verdi.
Eyüp 2. Ağır Ceza Mahkemesi 23 Mayıs 2006'da karara itirazı reddetti. Sonraki aşamalardan haberimiz olmadı! Adalet Bakanlığı, Genelkurmay'ın isteği üzerine yazılı emirle kararın bozulması için 21 Eylül 2006'da Yargıtay'a başvurmuş.
Deneyimli adliye muhabirimiz Gökçer Tahincioğlu, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin, "Yazılar, haber niteliğinde ve kamunun bilgilendirilmesi kapsamında kalması nedeniyle, bozma isteğini oybirliğiyle reddederek" 301'den dava açılmasına izin vermediğini haber yapmasa, Adalet Bakanlığı'nın "uygulamadan" ne kastettiğini anlama olanağı bulamayacaktık.
İtirafçıyı kollayıp gazetecinin peşine düşen bir anlayış! Bu 301'in hâlâ nesini savunacağız?! İyi ki Ankara'da yargıçlar var.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|