|
İnanır mısınız?
Ev sahibi olacaksınız. Krediniz, ödeme kudretinize göre değil, evinizin değerine göre belirlenecek. 10 yıllık alacağınız kredinizin yıllık faizi, bileşik bazda şimdiki gibi yüzde 24-25 değil, "enflasyon artı 1" oranında, yani bugünkü değerlerle yaklaşık yüzde 10 civarında olacak. Üstelik, evinizi şimdiki değerinden ortalama yüzde 40 ucuz alacaksınız dersek, inanır mısınız?
Gelişmiş ülkelerde, insanlar bu sistemle ev sahibi oluyorlar. Ama, hükümetin getirdiği sistem bu değil.
Her isteyen esnafa (bakkal, manav dahil) ve KOBİ'ye, işini ikiye katlayacak kadar kredi verilecek. 2 yıl ödemesiz 5-10 yıl vadeli. Üstelik, "enflasyon artı 2" faizle, yani, bugünkü değerlerle yaklaşık yüzde 11 faizle kredi kullanacaksınız. Bunun için bir "kredi piyasası" oluşturulacak; işyeri değerleme sistemi getirilecek dersek, inanır mısınız?
Türkiye'de henüz bilinmeyen, "kredi piyasası" dünyada en hızlı gelişen mali enstrüman. Gelişmiş ülkeler bu sistemle gelişti. Şimdi, sıra Türkiye'de olmalı. Ama, bu hükümet, bunu duymamış bile.
Çiftçiye mülkiyet
Çiftçiye işleyebileceği kadar toprağın mülkiyeti verilecek. Kiralık mülkiyet (leasehold) sistemi getirilecek. Toprağın esas sahibi devlet olacak ama devlet arazisi çiftçiye çok düşük fiyata, çok uzun vadeli kiralanacak. Böylece, toprak parçalanmış da olmayacak. Bu mülkiyet çeşidi de mirasa konu olabilecek dersek, inanır mısınız?
Bu sistem gelişmiş ülkelerde yıllardır uygulanıyor. Hükümet ise, çiftçiyi koruyacak yerde, IMF anlaşması gereği olarak taban fiyatları kaldırıyor. Taban fiyat yoksa, başka teşvikler olmalı. Her gelişmiş ülke tarımı teşvik eder, korurken, biz küçültmekle övünür olduk.
İhracatçıya, "LIBOR artı 2" faizle kredi verilecek. İhracat kredilerinden, kanuni karşılıklar ve vergi alınmayacak. Türkiye ithalatçının değil, üreticinin ve ihracatçının cenneti olacak. Üstelik, ihracatçı üzerindeki kur baskısı azaltılacak dersek, inanır mısınız?
Gelişmiş ülkeler, ithalatçısını değil, ihracatçısını destekliyor. Hükümet sorunun farkında ama kendi kendine elini kolunu bağlamış. İhracatçıyı desteklemek istese bile, yapamıyor.
Kentler aynı kadroyla yönetiliyor
Kentlerin, trafik, bozuk yapılaşma, güvenlik sorunları çözülecek dersek, inanır mısınız? Tam 12 yıldır, kentlerin çoğu aynı kadrolarca yönetiliyor. Belediyeler, yolsuzluğun ve iş bilmezliğin kalesi oldu. Hükümet kadroları zengin ediliyor. Kentlerimiz her geçen gün daha yaşanmaz hale geliyor. Belediyelere, planlamayı bilen, görgülü, tuttuğunu koparan, dürüst yöneticiler getirilmeli.
Çalışana ev, çalışana araba (ÇEÇA) kredisi vereceğiz ve güneydoğuda herkesi iş ve güç sahibi dersek, inanır mısınız? Artık kavganın değil, huzur içinde yaşamanın zamanı. Terör, böyle yenilir.
n Hazine çok daha ucuza borçlanacak.
n Merkez Bankası'nın açık piyasa işlemleri dışındaki borçları sıfırlanacak.
n Sigortacılık çok geliştirilip yaygınlaştırılacak.
n Göçmen Bakanlığı kurulacak ve yabancıların elini kolunu sallayarak, ülkemizde iş tutmaları kontrol altına alınacak.
n Kredi kartı ve tüketici kredisi faizleri çok makul seviyelere indirilecek.
n Ticari yük ve insan taşınmasında kullanılan petrol, yaklaşık yarı fiyatına satılacak.
Dersek, inanır mısınız?
Türkiye, bunların nasıl yapılacağını ve kaynaklarını anlatabilecek, yani bizi inandırabilecek bir parti ve kadro bekliyor.
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|