Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Şubat 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Mutfağı öne çıkardı

Celal Çapa'nın işlettiği yerlerde görsellik öndeydi. Şimdilerde mutfak da öne çıktı. Banlieue 6080 havası, müziği ve manzarası kadar mutfağıyla da iddialı


Bir süre önce Milliyet Pazar'da yayımlanan bir yazıyı okuyunca, şu Banlieue 6080 ismindeki yere ben de gideyim diye niyetlendim. Perşembe akşamları Nükhet Duru'nun da sahneye çıktığını duyunca, geçen perşembe arkadaşlarımla beraber Banlieue'ye gittim. Sayın okuyucularıma gördüklerimi, yediklerimi, dinlediklerimi yazacağım.
Önce Banlieue 6080'in ismine takıldım. İzzet Çapa ile çalışan Gülsün Sami hanıma sordum, öğrendim. "Banlieue" bizim bildiğimiz, şehir dışındaki yerleşim bölgeleri için kullandığımız "banliyö" kelimesinin Fransızcası imiş... 6080 rakamlarına bakanlar buranın mutfağında 60 ve 80'inci meridyenler arasında (Arjantin'den Çin'e kadarki bölgede) yer alan cümle ülkenin yemeklerinin piştiğini şıp diye anlarlarmış! Benim gibi saf ve bakir Anadolu çocuklarının tabii ki bunları bilmesinin mümkünatı yok.

Üç işletmeyi yönetiyor
Türkiye'de eğlence, yeme-içme sektöründe isim yapmış gençler var. İzzet Çapa da bunlardan biri. Bugüne kadar İzzet Çapa görselliği öne çıkararak, "alışılmışın dışında" gece kulüpleri açıp işletmekle, mevsimlik-güncel işletmeler kurup kapamakla isim yapmıştı. Derken büyüdü, olgunlaştı. Deneyimleriyle kalıcı işletmelere yöneldi. Görselliğin yanında mutfağı öne çıkardı.
Şimdilerde İstanbul'da dekoruyla, yemekleriyle büyük beğeni toplayan (beğeninin ölçüsü müşterinin her gece masaları doldurması) üç işletmeyi (Banlieue, Cahide, Al Camal) birden yönetiyor. Rose Kar ve Gülsün Sami hanımlar her üç işletmede de İzzet Çapa'ya yardım ediyor. Mutfaklar Bilal ve Gazi Ateş kardeşlere emanet edilmiş. Her üç işletmede de servis personeli deneyimli gençler.
Banlieue'nün yönetiminden Barış Demirtaş sorumlu. Salon şefi Erkan Kızıl. Mutfağın kaptanı Bilal Ateş.
İstanbul'da Hilton otelinin ötesindeki Açıkhava Tiyatrosu'nun kapısının hemen yanındaki Banlieue'nün güzel Boğaz manzarası var. Park içindeki küçük binanın salonu görkemli şekilde dekore edilmiş. İzzet Çapa parıltısı içinde.

Suşi listesinden seçim yaptık
Lokantaya gitmeden Bilal Ateş'in et yemeklerinin ününü duyduğumuz için ana yemek olarak et yiyeceğiz. Masamızdan sorumlu servis elemanı Rasim Kalay, bize iki yemek listesi verdi. Biri normal yemek listesi öbürü suşi listesi.
Daha önce gidenlerin övdüğü Bilal Ateş ustanın ünlenen et yemekleri Güney Amerika usulü şiş, Moğol bonfile, Peru usulü pirzola, Teksas usulü dana pirzola 45 YTL dolayında.
Uzakdoğu usulü acılı dana dilimleri, yeşil biberli bonfile, çıtır Pekin ördeği, tatlı-ekşi soslu levrek 30 YTL; makarna ve risotto (İtalyan usulü pilav) çeşitleri 35 YTL; ana yemek öncesi, meze gibi ufak tabaklarda masaya getirilen et ve deniz ürünleri 30 YTL dolayında.
Rasim Kalay'ın tavsiyesiyle suşi listesinden seçim yaptık. Suşileri Mang Qi ve Gubo Ping isimli iki yabancı hazırlıyormuş. Suşiler dört veya altı parça halinde hazırlanıyor. Dört veya altı parçanın fiyatı 10-20 YTL.
Crispy California roll denilen, yosuna ve pirinç lapasına sarılmış yudumluk et ve sebze karmasını tattık. Farklı bir hazırlanışı vardı. Yağda kızartılmıştı. Giriş yemeği olarak rock shrimps'i tattık. Karidesleri acı-tatlı bir sosla hazırlamışlar. Pek lezzetliydi. Dürüme sarılmış çıtır ördek de hoşumuza gitti.
Küçük somon eti parçalarının değişik sebzelerle karşımı ile hazırlanan somon tartarı paylaştık. Beğendik.

Nükhet Duru'dan perşembe konserleri
Ana yemek olarak Bilal Ateş ustanın ünlü Teksas usulü dana pirzolasını yedik. Eti de lezzeti de pek güzeldi. Arkadaşlarımız steak gorgonzolayı tercih etmişti. Onlar da etten ve lezzetinden memnun kaldılar.
Yemeğin üzerine tatlı olarak ricotta cheesecake, rice pudding, tiramisu ve armutlu dondurma ısmarladık. Masadakiler her birinden birer kaşık tattı (Tatlı çeşitlerinin tabağı 15 YTL). Dört çeşit tatlı da güzeldi ama armutlu dondurma birinciliği aldı.
Derken efendim, Nükhet Duru sahneye çıktı. Banlieue'de salı akşamları Demet Tuncer sahneye çıkıyormuş. İngilizce ve Türkçe caz ağırlıklı müzik yapıyormuş.
Perşembe akşamları da Nükhet Duru ünlendirdiği şarkıları seslendiriyormuş. Güzel bir müzik grubu eşliğinde sahne alan Nükhet Duru sesi ve güler yüzü ile salona hakim oldu.
Dinleyenlerin unutamadıkları Türk müziği eserleriyle insanları neşelendirdi, coşturdu. Kıyafeti ve duruşu çok güzeldi. İki saati aşkın süre sahnede kaldı. Günümüzde artık "gazino" denilen ve alaturka müzik dinlemek için gidilen yerler kalmadı. Perşembe gecesi Banlieue'de, eskinin o seçkin (dejenere olmadan önceki) ünlü gazinolarından birinde alaturka dinler havasına girdim.
Nükhet Duru'nun programı bittiğinde, lokantadan ayrılmadan Banlieue'nün mutfağına girdim. Büyük, pırıl pırıl, tertemiz bir mutfağı varmış. 15'e yakın mutfak personeli vardı. Güzel yemekler için Bilal Ateş ile yardımcılarını kutladım.


CUMARTESİ
"Çorba reklamına çıkan manken istemem"
"Ünlülerin fotoğraflarını müzayedede satacağız"
"Kadınlar bu işi yapamaz deyip telefonu yüzüme kapattılar"
Spor salonunda 2 bin 300 kilometre koşacaklar!
Herkesin kolunda beyaz çanta
ne var, ne yok
Deli dolu kıyafetler
En moda En yeni
Hamilelik halleri
MİNİKLERİN DÜNYASI





Ali Rıza Kardüz
Menderes Özel
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2006 Milliyet