|
 |
|
|
Başbakan: Türkiye'de IMF vurguncuları var
IMF'den talimat aldıkları yönündeki eleştirileri yanıtlayan Başbakan Erdoğan, "Bize kadar IMF ile 18 stand-by yapılmış. Hep borçlandılar, biz borç ödedik. Türkiye'de IMF vurguncuları var" dedi
SERKAN ARMAN
Başbakan Tayyip Erdoğan, Türkiye'de "IMF vurguncuları" bulunduğunu söyledi. Uluslararası Yatırımcılar Derneği'nin (YASED) düzenlediği "Başarıya giden yolda fırsatlar ülkesi Türkiye" konferansında konuşan Erdoğan, "Türkiye'de yönetim IMF'den talimat alıyor" şeklinde eleştiriler olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin 1940'lı yıllarda IMF'ye üye olduğunu, 19 stand-by anlaşması imzalandığını belirtti. Erdoğan şöyle dedi:
"19'uncusunu biz yaptık. Bizden önce 18 tane daha yapılmış. Kimse bunları hesaba katmıyor. Bizim yaptığımızın üzerinden bize atış yapıyorlar. Bize kadar hep borçlandılar. Biz görevi devraldığımızda IMF'ye borcumuz 23.5 milyar dolardı, şu anda 8.5 milyar dolar. Finans yönetimi noktasında başarılıysanız bunu sağlarsınız."
Cari açık kamçısı!
Erdoğan, cari açık konusundaki eleştirileri yanıtlarken de ithalat-ihracat noktasındaki dengesizliğin sürekli olarak kullanıldığını, bu konuda büyük örneğin ABD olduğunu vurguladı. Erdoğan şöyle devam etti:
"Yere sağlam basıyorsanız, cari açık bazen teşvik edicidir de. Şu anda Türkiye işte bunu yakalamış durumda. Bizde güzel bir söz var. (Borç yiğidin kamçısıdır) derler. Ama yiğitsen kamçıdır."
Türkiye'nin 'bürokratik oligarşiden' hâlâ kurtulamadığını belirten Erdoğan, bunun için Yatırım Promosyon Ajansı kurduklarını söyledi. Erdoğan, iki gün önce bir yerli girişimcinin kendisine gelerek 500 milyon dolarlık bir yatırım yapacağını ancak bürokrasinin kendisini bıktırdığını söylediğini anlattı. Bu yatırımcının Karadenizli olduğu ve tarım alanında yatırım yapacağı öğrenildi.
AB'ye 'ahlak' eleştirisi
Erdoğan, Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'ye dürüst davranmadığını ve sürekli Kıbrıs konusunu bahane ettiğini belirterek, Almanya'nın eski başbakanı Gerhard Schröder'in kitabından "Bunlar siyasi ahlak yoksunudur" diye alıntı yaptı.
'Türkiye büyük pazar'
Fransız Girişimciler Hareketi (MEDEF) Başkanı Laurence Parisot konferansta, "Bir şirket için Türkiye'de kurulmak dünyanın en büyük pazarlarından birinde yer almak demek" dedi.
Başbakan, dün TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ ve MEDEF Başkanı Parisot ile özel bir görüşme yaptı. MEDEF ve TÜSİAD'dan yapılan açıklamada, "Avrupa kamuoylarında Türkiye hakkındaki bazı olumsuz sosyal ve kültürel algılar var. Bu nedenle iki kurum da karşılıklı dostluk ilişkilerini geliştirme amaçlı tüm fırsatlardan yararlanılması gerektiğini vurguladı" denildi.
TÜSİAD ve MEDEF temsilcilerinin katılımıyla yapılan bir başka toplantıda, "bölgesel inovasyon merkezleri" konusunda işbirliği olanaklarını artırmak amacıyla bir mutabakat zaptı imzalandı.
Her CEO'ya 10 dakika
Konferansın ikinci gününde Başbakan Erdoğan, Türkiye'de faaliyet gösteren ya da Türkiye'de yatırım yapmayı planlayan şirketlerin CEO'larıyla görüştü. Swissotel'de oluşturulan bir ofiste bir saate yakın CEO'larla sırayla konuşan Başbakan, her birine 10'ar dakika ayırdı.
Erdoğan bir CEO ile görüşürken diğerlerinin kapının önünde beklediği dikkat çekti. Erdoğan'ın görüştüğü CEO'lar arasında şu isimler yer aldı: Anthony Khoi (Cenor Group - Aerium), Bram Klaeijsen (Cargill Europe), Bernd Knobloch (Euro Hypo), Alexander Otto (ECE), Wolf Schumacher (Aareal Bank), Jacques Vincent (Groupe Danone), Simon Purkiss (Eurpean Nickel).
Yatırımcı toplantısına ünlü müzik adamı Sezen Cumhur Önal da katıldı. Toplantıya "müzik aramak" için katıldığını söyleyen Önal, bir tek Başbakan'ın ses kullanımını beğendiğini söyledi.
Yoğun katılımın gözlendiği toplantıya iştirak etmek isteyen işadamları 400 euro ödedi.
TÜSİAD: Reform heyecanı azaldı
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, 2006'da reformlar konusunda bir duraksama olduğunu düşündüğünü belirterek, "Reform heyecanımızın biraz azaldığı kanısındayım" dedi. Türkiye'nin makro ekonomide gelişme sağladığını belirterek, yabancı yatırımcıların Türkiye'ye olan ilgisine değinen Yalçındağ, "2007 yılında bizim bu heyecanımızı yeniden öne çıkarmamız ve ekonominin kazandığı makro dengelerin altında mikro bazlı reformları da gerçekleştirmemiz gerekiyor" dedi.
Öncelikle yatırım ortamının düzeltilmesi, işgücü piyasalarının esnekleştirilmesi gerektiğini dile getiren Yalçındağ, Türk Ticaret Kanunu'nun bir an önce gerekli reformlarla arzulanan şeklini oluşturmak gerektiğini söyledi. Kayıtdışı ekonomiyle kapsamlı bir mücadele yürütülmesi gerektiğini anlatan Yalçındağ, "Yapacağımız bu reformların faiz oranlarına da olumlu etki yapacağını düşünüyoruz. Faiz oranlarındaki düşüşün de yatırımların artmasına mutlaka pozitif etkisi olacaktır" dedi.
Erdoğan: Cargill'le ilgili konuda çok üzgünüm
Başbakan Tayyip Erdoğan, Cargill'in yaşadıklarından dolayı üzgün olduğunu söyledi. Cargill'in Bursa'da tarım arazisine kurduğu tesislerin faaliyeti mahkeme kararıyla durdurulmuş, daha sonra yabancı şirketlerin tarım arazilerinde kurdukları tesislerde, ruhsatlarının yargı kararıyla iptal edilip edilmediğine bakılmaksızın etkinliklerini sürdürebilmelerine olanak sağlayan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun çıkarılmış ancak Cumhurbaşkanı bu yasayı Anayasa Mahkemesi'ne taşımış, mahkeme de yasanın ilgili maddesinin yürürlüğünü durdurmuştu.
Dün Cargill dahil pek çok yerli ve yabancı yatırımcının katıldığı toplantıda Cargill'e destek veren Erdoğan, şöyle dedi:
"Cargill'le ilgili konuda Başbakan olarak üzgünüm. Bir Başbakan olarak kabul edemiyorum. Bir yatırım yapılacak, yasal düzenleme yapılacak, ondan sonra birkaç kişinin adımıyla kalkıp burada çalışan tezgâhı engelleyeceksiniz. Orada yüzlerce insan çalışıyor, yarın binlerce olacak. Acaba rahatsız olan kim veya neresi? Rahatsız olması gereken varsa benim. Böyle bir kuruluş var herşey olmuş bitmiş. Ön kesiliyor. Bu noktada gayretlerimizi sürdüreceğiz."
'Greyder gibi açacağız'
Erdoğan, yatırımcıların önündeki engelleri aşmak yönünde çaba sarf ettiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Siyasetçilerin görevi engel aşmaktır. Aynen bir greyder gibi önündeki birçok engeli düzelte düzelte yola devam eder. Biz yol açacağız, arkamızdan da girişimci gelecek. Biz ufuk açacağız, biz denetleyeceğiz ama hiçbir zaman devlet olarak ticaretin içinde olmayacağız. Bizim anlayışımız bu."
Özelleştirmelere de değinen Erdoğan, Halk Bankası'nın yüzde 25'nin halka arz edilerek bu konudaki çalışmalara devam edileceğini, ayrıca Petkim ve limanların özelleştirmelerinin söz konusu olduğunu belirterek, "Tekel'i önümüzdeki döneme, enerjiyi aynı şekilde önümüzdeki döneme bırakacağız. Onları da o dönemde yapacağız. Artık çoğu gitti, azı kaldı" dedi.
Cargill: Mahkemeler kanuna meydan okuyor
Başbakan'la özel bir görüşme yapan Cargill Avrupa Başkanı Bram Klaeijsen, Türkiye'de mahkemelerin kanunları uygulamak yerine, kanunlara meydan okuduğunu söyledi. Klaeijsen şöyle konuştu:
"Başbakan'la görüşmemizde kanuni konuların detaylarına girmedik. Hükümet her zaman olduğu gibi bizi destekleyecektir. Birçok ülkede izinler için uzun süre savaşabilirsiniz. Bu Kuzey Amerika'da da olur. Bu durum garip değil. Hayal kırıklığı yaratan konu, Türkiye'de hükümet bir kanun yapıyor veya bir kanun sunuyor. Sonra Meclis onaylıyor. Sonra da mahkemelerin insanların bu kanunlara göre yaşadığını denetlemesi gerekiyor. Türkiye'de ise mahkemeler kanunları sorguluyor. Kanuna uyulduğunu denetlemek yerine kanuna meydan okuyorlar. Bunu başka hiçbir ülkede görmedim."
Türkiye 300 milyon dolarlık maden buldu!
Sıfırdan yatırım çekmekte zorluk çeken Türkiye maden buldu! Başbakan Tayyip Erdoğan'la başbaşa özel bir görüşme yapan European Nickel Genel Müdürü Simon Purkiss, Türkiye'ye 300 milyon dolarlık nikel yatırımı yapma hazırlığında olduklarını açıkladı. Purkiss şunları söyledi:
"Bu yatırımda son üç yıldır Türkiye'de denediğimiz bir teknoloji kullanılacak. Bu teknoloji dünyada ilk kez Türkiye'de uygulanacak. Buna 'heap leaching' diyoruz. Cevheri çıkartıyoruz. Plastik yüzey üstüne yerleştiriyoruz. Etrafından bir solüsyon geçirip, nikel elde ediyoruz. Çevreye zararı olmayan temiz bir teknoloji. Bu süreçle elektrik de üretiyoruz. Madenimiz Manisa'nın Turgutlu ilçesi yakınında. Yatırımımızı Başbakan Erdoğan'a anlatmaya ve kendisiyle tanışmaya geldik. Sıfırdan 300 milyon dolarlık yatırım yapacağız. Çin, Norveç, Kolombiya ve Avustralya'ya ihracat yapmayı düşünüyoruz."
Smart Futures: 'Yaparız abi' yaklaşımı çekici
Smart Futures Yönetim Kurulu Başkanı Charlie Hughes, "yapabilirim" mantalitesinin önemine işaret ederek, "İstanbul'daki (yapabiliriz abi) yaklaşımı yatırımcıları çekiyor. Belirsizlik var ama çekici bir kavram" dedi. Hughes, şunları söyledi:
"Şehirler radikal ve yenilikçi olmalı. İstanbul tarihler boyunca bunu yapmıştır. Yöneticilik de şehirler açısından büyük önem taşıyor. Belediyenin vizyoner olması, liderlik çok önemli."
Alman alışveriş merkezleri yatırım ve yönetim şirketi ECE'nin CEO'su Alexander Otto ise Başbakan'la yatırım ortamının iyileştirilmesini ve GYO'ların vergi yükünün azaltılmasını konuştuklarını söyledi. Otto, "Türkiye'de devam eden üç projemiz var. 1 milyar dolarlık fon kullandıracağız" dedi.
Yatırım Ajansı'nın internet bağlantısı yok
Türkiye'ye gelecek yabancı yatırımcılara yardımcı olmak için kurulan Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı'nın henüz kurulumunu tamamlayamadığı ve İstanbul ile Ankara'daki geçici ofislerinde internet bağlantısı bile olmadığı ortaya çıktı. Ajansın bir yöneticisi kalıcı ofislerin İstanbul'da Dünya Ticaret Merkezi'nde, Ankara'da da eski Orman Bakanlığı yakınında olacağını belirterek şunları söyledi:
"Günde 30 toplantı yapıyoruz. Bizimle ilgili çıkan bir haberden rahatsız olduğumuz için hazırlıkları tamamlayana kadar basına açıklama yapmıyoruz. Nisandan sonra daha sık konuşacağız."
|
|
|

|