Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Şubat 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Adı Yemen'dir (1)

Milli gelir ortalaması 1000 dolara yaklaşan Yemen'in bazı yönleri vah vah dedirtecek cinsten, bazı yönleri ise iç açıcı

Fax: (0312) 427 20 64

Osmanlı'nın sınır vilayetlerindeki sıkıntılarını yaşatan iki türkü herkesin malumudur. Birisi Estergon ile ilgili olanı; satvet devrinin bu ünlü kalesi elan hafızamızda... İkincisi, yani "Havada Bulut Yok" Hint Okyanusu'nun Kızıldeniz ağzını kontrolden vazgeçemeyen bir eski imparatorluğun çilesini yansıtır.
Osmanlı'yı uğraştıran Yemen aşiretleri 20 milyon nüfuslu bu ülkede elan iktidar için en büyük sorun. Milli gelir ortalaması 1000 dolara yaklaşan Yemen'in bazı yönleri vah vah dedirtecek cinsten, bazı yönleri ise iç açıcı. Tabiat gibi şehirlerde de özgün bir güzellik var ve burada çirkinliği ananenin sağlamlığı önlüyor.
Yemenli için ananeye sadakat hayatın her safhasında bir düstur; şehrin güzel yerinde ayda 150 dolara güzel bir daire kiralarsınız, kira gelirinin düşüklüğü camların vitray ve duvardaki alçı süslemelerin zarafetle yapılmasına mani değil. Başkent Sana'a'nın "Bab-ı Yemen" denen eski şehri, UNESCO koruması olmasa da korunmuş.

Arazi için cinayet
Yemen'in nüfusu 20 milyon, yüzölçümü 500 bin kilometre kare kadar, ekili araziden daha kıymetli bir unsur yok; hangi araziyi alsanız alıcısının yanında hesaba katmadığınız başka mal sahipleri ortaya çıkıyor ve mahkemelik oluyorsunuz. İnsanlar bellerinde taşıdıkları güzel cenbiyeleri insan öldürmekte kullanmıyor.
Bütün hatunlar peçeli olmasına rağmen, namus cinayetleri ne bizdeki ne de Girit adasındaki kadar yüksek oranda. Cinayet arazi için işleniyor.
Dünyanın en nadide bitkileri ve ilginç ağaçları Yemen'de. Sedir denen ve galiba vücudu ve dişi temizleyen misvakın da çıkarıldığı ağaçlar, çöl bitkileri ve mango, muz, karpuz, narenciye türlerinin rekabet edemeyeceği kadar pahalıya satılan ürün ise "kat" yaprağı.
Öğle saatlerinden itibaren bütün adamların yanakları şişkin; böylelerine "mehazin" yani depocu diyorlar. Kat yaprağının karaciğerde yarattığı tahribattan olacak, nar suyu tüketimi de onunla paralel gidiyor ve ardından da çok şekerli tatlı ve helva... Resmi rakamların ifade ettiği milli gelir ortalamasına inanmak mümkün değil; çünkü bir torba katın fiyatı üç dolardan başlayıp 100-150 dolara kadar çıkıyormuş.
Öğleden sonra altı-yedi saat kat çiğnemek, arkadaşsız olmuyor. Büyük tüccarlarla ahbaplık edeyim derken, bir Rus sefiri kat çiğnemeye alışmış ve votkayla karıştırınca işin tadını kaçırmış.
Çiğneyince nasıl bir keyfe ulaşıldığını ben bilemem ama şuurun kaybolmadığı açık, güya alışkanlık da yapmıyormuş; olabilir. Nitekim senelerini Amerika'da kat çiğnemeden geçiren Yemenli ülkesine döndüğünün ilk günü anasının köftesini özlemişçesine kat seansına oturuyor. Maziye göre bir değişiklik var, artık kat çiğneyerek iş yapmayı öğrenmişler.

Ticarete yetenekli bir halk
Dışarıda çalışıp dönen Yemenlinin ülkesinden vazgeçemeyeceğinin en iyi örneği İb şehri; bu şehir yurtdışında kazanılan paralarla zenginleşmiş.
Yemen sıcak, özellikle güneyi kışı değil baharı bile pek yaşamıyor. Güney ile kuzey 1990 anlaşması ile birleşti ama bu anlaşma kuzeyli aşiretlerin şimdiki cumhurbaşkanı Abdullah Salih'in örgütlemesi ve güneye kitleler halinde hücum etmeleriyle 1994'te gerçekleşti. Kısacası Gorbaçov'dan beri her yerde hadisesiz çekilen Sovyet tipi sosyalizm, Yemen'de ancak bir iç savaş ile çekildi.
Dünyada "Mesut Arabistan" veya "Yemen-i Saide" denen bu ülke kadar köylülerin zahmet çektiği yer azdır. Ama coğrafi konumu ve sabit iklimi de sakinlerine ihanet etmiyor. Ektiğin kadarını biçiyorsun. Mart-nisan ve ağustos ayı yağmurları tabiatı beslemeye yetiyor.
Yemen turizme henüz açılıyor ama ülkenin mimari birikimin etkisinden olacak; Sana'a'daki Mövenpick ve Taiz'deki Sofitel gibi oteller klasik Yemen mimarisinin modern yansımaları. Eskinin ortasında turistik bir garabet olarak durmaktan çok, o ülkenin tarihi ihtişamına hürmet ederek yükselen yapılar.
Petrol gelirleri henüz ülkeyi yeterince canlandıracak safhadan uzak, sanayi yavaş kuruluyor. Ama ticarete yetenekli bir halk. Yemen'in Türkiye ile olan ticareti yıllık 200 milyon dolar hacminde. Bu hacimle Türkiye dördüncü sırada. Buna rağmen Çin, ABD, Almanya, Britanya gibi ülkelerin elçiliklerinde kalabalık uzman kadroları çalıştığı halde; Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği'nde Büyükelçi Türel Özkarol'un haklı olarak yakındığı gibi sadece iki memur var. Bazı halde Türk diplomatlarının zor hayatları olduğunu kabul etmek lazım.
Gelecek hafta devam edeceğiz.


PAZAR
"Önceden Zeki Müren'dim, şimdi Bülent Ersoy'um"
Günaydın herkesin Bizansiyya'sına...
"Mimari hayatla inatlaşmamalı!"
250 yıllık turşu tarifinin peşinde
İstanbul'un en büyük "oturma odası"
Mülkiye'nin ta kendisi
Fransa Piaf mı?
Bir Rakun hikayesi
Hediyelik Yedigün
Sevgili yazarımızın Eyüp'teki ölümü...
Devekuşları ve yıldızlar
Madrid'de lezzet turu
Adı Yemen'dir (1)
Diyette başarılı olmanın sırları
"Akıllı gençler yanlış seçimler"
Londra'da bir lokumcu
Bir saat sorusu
Okurlara cevaplar





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet