Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Şubat 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten


Londra'da bir lokumcu

Sadece hafta sonu için Londra'ya gitmemin tek bir nedeni var: Çarşı pazar gezmek! Ne British Museum ne Buckhingam Sarayı, vurdum kendimi açık hava pazarlarına. Notting Hill'in devamındaki Portobello, Camden ya da çok daha az bilinen Columbia Road... Hatta Chapel Market'ta Türk lokumu satan Polonyalı satıcıya tüyolar bile verdim. "Çok biliyorsan kendin sat" deyince de tezgahın arkasına geçtim...

fturkmenoglu@milliyet.com.tr

Metrolar kalabalıkmış, 500 bin Polonyalı Londra'da yaşamaya başlamış, her şey ateş pahası olmuş... Hiçbiri umrumda değil. Dünyada sadece New York'ta ve Londra'da olan başka türlü bir yaşam enerjisi var. Hiçbir derdi kafaya takamam. Üstelik topu topu üç gece iki günlüğüne gelmişken ve kendime "çarşı-pazar" gibi son derece renkli bir konu seçmişken...

Filmlerdeki Portobello
İlk olarak, ki cuma öğleden sonra, Borough Market'a giderek işe başladım. Tam bir hayal kırıklığı. Tek hoşuma giden şey, bir sürü değişik dil duymak oldu. Borough'u renksiz gördüm biraz veya ben yorgundum. Merkezde yürüyüp yemek bile yemeden otele yollandım.
Cumartesi erkenden uyandım, Marble Arch'taki otelimden çıktım. Hyde Park kenarından yürürken bir de türkü tutturdum. Hava parlaktı, sokak ressamları yeni yeni tezgah açıyorlardı. Ne çabuk Lady Diana'nın sevdiği kafeyi geçtim, Julia Roberts ve Hugh Grant'in meşhur ettiği Notting Hill'e ne zaman vardım, anlayamadım.
Sabahın erkeninde dolmuş Portobello Sokağı. Binlerce turist tezgahların önüne dizilmiş. Antikalar, kumaşlar, kapı tokmakları, gözlükler; ne ararsanız var burada. Hatta Venedik usulü maskeler bile. Resimler ve eski sokak tabelaları arasında kendimden geçtim.

En renkli pazar
Güzel bir Tayland lokantasında karnımı doyurdum ve otobüslerle Camden Town'a gittim.
Londra'nın en renkli pazarı burası. Son trendler, en moda kıyafetler, en gelmek üzere olan müzikler; her şey burada. Hâlâ 70'lerden fırlamışçasına yeşil saçlarıyla ortalıkta dolaşan punklar, apartman topuklu ve siyah ojeli ağır ablalar da...
Camden'ın köprüleri ve kanalları romantik. Bütün pazar, suyun çevresindeki sokaklarda kuruluyor. Kapalıçarşı'yı andıran arastası ve mobilyacıları ile biraz karışık. Dövmeci, gondol, feng şui'ye uygun tasarlanmış mobilyalar, Starbucks, fast food zincirleri... Hepsi bir arada. Başım döndü; yorgunluktan ve obje çokluğundan; gürültüden uzakta bir kafede yığılıp kaldım.
Pazar sabahı erkenden Islington'daki Chapel Market'a gittim. Burası da turistlerden alabildiğine uzakta, orta alt sınıf Londralılara hitap eden bir pazar.
Nasıl huzur doldum, tarif etmem zor. Bütün günüm pazarda tezgahları dolaşarak geçti. Akşam olurken bir de baktım karşımda lokumcu, "Merhaba" dedim.
- Türkçe konuştuysanız karşılık veremem, ben Polonyalıyım!
Keyfim yerinde: "Bak, bu İngilizler bilmez, gerçi sen de pek anlamazsın ya, lokum özeldir. Bir kahvenin yanında sunabileceklerini, hatta yanında bir küçük kadeh likörle... Lokumun soyluluğundan bahset biraz."
- Çok biliyorsan gel bana yardım et o zaman, iş para almaya gelince ben hallederim, merak etme!
Geceye kadar lokum sattım. Güllü, naneli, sakızlı, fıstıklı...
Ayıptır söylemesi, Londra Londra olalı böyle lokumcu görmedi!

Ne yapılır?

  • Londra çarşı turunda, önce en çok bilinenlerden işe başlamak faydalı olur. Portobello ve Camden bir gün alıyor. Portobello sadece cumartesi günleri açık.
  • Hafta sonları açık olan Haynes Lane Koleksiyoncular Pazarı kaçırmamanız gereken bir pazar. Crystal Palace'ta. Fiyatlar Portobello'dan çok daha uygun.
  • Bermondsey Meydanı'ndaki Antika Pazarı, Londra'nın en büyük eski eşya çarşısı. Sadece cuma günleri açık.
  • Islington'dan Angel yönüne doğru gidince, Chapel Market'ı göreceksiniz. Ben sakinliğini çok sevdim.
  • Giysi almak içinse Leather Lane en uygun çarşı. Ben göremedim çünkü sadece hafta içi 10.00-15.00 arası açıkmış. Herkes çok methetti. Greville Caddesi'nde kuruluyormuş.


    PAZAR
    "Önceden Zeki Müren'dim, şimdi Bülent Ersoy'um"
    Günaydın herkesin Bizansiyya'sına...
    "Mimari hayatla inatlaşmamalı!"
    250 yıllık turşu tarifinin peşinde
    İstanbul'un en büyük "oturma odası"
    Mülkiye'nin ta kendisi
    Fransa Piaf mı?
    Bir Rakun hikayesi
    Hediyelik Yedigün
    Sevgili yazarımızın Eyüp'teki ölümü...
    Devekuşları ve yıldızlar
    Madrid'de lezzet turu
    Adı Yemen'dir (1)
    Diyette başarılı olmanın sırları
    "Akıllı gençler yanlış seçimler"
    Londra'da bir lokumcu
    Bir saat sorusu
    Okurlara cevaplar





  • Ahmet Turhan Altıner
    Can Dündar
    R. Hakan Kırkoğlu
    Vedat Milor
    İlber Ortaylı
    Taylan Kümeli
    Tuba Akyol
    Fatih Türkmenoğlu
    Yalvaç Ural
    Mehmet Yalçın

    © 2006 Milliyet