|
Duştan gelen yenilgi!
Efes Pilsen'i, Avrupa kupalarında fırtınalar kopardığı, kendisini "devlerin korkulu rüyası" haline getiren karizmayı yarattığı, Koraç Kupası'nı kazandığı dönemleri hatırlayanların, dünkü Efes'i salonda ya da televizyondan izlediklerinde eminim yürekleri sızlamıştır.
Efes, bu karizmayı dün Prokom önünde berbat bir oyunla zedelerken, kupada ilk kez boy gösteren "acemi" bir takım gibiydi...
Son haftalarda yaşanan düşüşün "dibe vuruşu" dünkü 45 dakikalık faciayla gerçekleşti. İlk dakikadan itibaren, ne ün yaptığı savunması, ne de dört Amerikalı ile renklendirdiği (!) hücumu işlemeyen lacivert - beyazlılar, kaybedeceğinin sinyallerini daha başta verdiler. İyi niyetinden şüphe yok. Ama bir - iki maçta kurtarıcı rolüne bürünmesine karşın, takıma verdiği zarar, faydasından kat kat fazla olan Jenkins, oyun kurucu rolünü "oyun bozan"a dönüştürmeyi, bu maçta da ihmal etmedi.
Kaybedişte başrolü oynayan "acı gerçek" ise, giden maçta "takımı kurtarmak" yerine "kendini kurtarmaya" çabalayan yabancıların, basketbola da yabancılaşmalarıydı. Ne zaman ki, bıçak kemiğe dayandı, son çeyrekte takım olduklarını hatırlayıp 5 dakikalık dirençle maça ortak oldular. Prokom'u yenmek işte bu kadar kolaydı. Ama onda da yanlış şut seçimi ile normal sürede kazanacakları maçı zar zor uzatmaya götürüp, en acısı da, kazandım diye sevinip soyunma odasına giden, moralini yitirip "duştan dönen" rakibi bile yenemediler... Pes Efes!
gtüre@milliyet.com.tr
|
|