Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Şubat 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir damla su


TÜRKİYE su zengini bir ülke değil. Ülkemizde "kullanılabilir su" miktarı ortalama 1400 metreküptür. İçtiğimiz, kullandığımız, barajda toplayıp sulama yaptığımız, elektrik ürettiğimiz su...
Bu rakam Batı Avrupa'da 5 bin metreküptür!
Onun içindir ki, tarihte sanayi devrimini yaratacak tarımsal servet birikimi Batı Avrupa'da oluştu. Bilime öncülük edecek şehirli girişimci sınıf da Batı Avrupa'daki tarımsal servetin eseriydi.
Biz ise bin yıl bozkırla boğuştuk!
Metin Erksan'ın 1963'teki "Susuz Yaz" filmi, aslında bozkırdaki dramın muhteşem bir belgeseliydi. İçme suyu bile büyük bir dertti Anadolu'da, sulama yaparak bahçeciliği, sebzeciliği, çiçekçiliği nasıl geliştirebilirdik? Mecburen bin yıl ekincilik yaptık!
İç Anadolu'da bahçecilik ve sebzecilik son elli, yüz yılın eseridir. Susuz bozkır "sulama kültürü"nün gelişmesini de engelledi.

Sulama kültürü?
Bakın, dağları delerek Harran Ovası'na su akıttık ama "sulama kültürü"müz olmadığı için, dahası suyun fenni kullanımına da büsbütün yabancı olduğumuz için, "aşırı sulama" yüzünden Harran Ovası'nda tuzlanma ve çoraklaşma başladı!
Bakın, İç Anadolu'da yeraltı sularını hovarda kullanarak çölleşmeye yol açtık!
Bakın, şehirlerimizde kaldırım yaparken ağaçları boğuyoruz! Yağmur suları ağaç diplerine gelmesin, boşa akıp gitsin diye ağaç diplerini beton bariyerlerle kapatıyoruz! Hiçbirimiz de belediye başkanımızı uyarmıyoruz, ağaçları niye boğuyorsunuz diye!
Halbuki çağımızda suyu verimli kullanmanın teknikleri var. Hidroloji Yüksek Mühendisi Dr. Cengiz Doğangönül ve Peysaj Mimarı Özlen Doğangönül'ün "Küçük ve Orta Ölçekli Yağmur Suyu Kullanımı" adlı 400 sayfalık bir kitabı bunun bir örneği.
(Adres: info@teknikyayinevi.com.tr)
Belediyeler ve siteler akıp giden yağmur sularını nasıl "kullanılabilir su" haline getirebilirler?
Kitabın konusu bu. "Çatı sistemleri" ya da "yağmur bahçeleri" gibi ciddi su tasarrufu sağlayan uygulamalar anlatılıyor. Bunlar uygulansa, Türkiye'nin en kurak yöresi olan Konya bile su bakımından kendine yeterli hale gelebilecek...

Damlayan musluk!
Madem suya muhtaç bir ülkeyiz, bizden dört beş kat fazla yağmur alan Avrupa'nın kullandığı bu sistemleri biz niye kullanmayalım?! Bunların bir kısmını belediyeler yapabilir! Ağaçların yağmur sularından yararlanmasını sağlamak bile büyük bir başarı olur.
Yağmur sularını "kullanılabilir su" haline getirmek için imar planlarına zorunlu hükümler konulabilir.
Bu teknikleri kendimiz uygulayabiliriz üstelik. Damlayan musluğu kapatmak bile tasarruftur.
Bu sene susuzluktan çok sıkıntı çekeceğiz. Gelecek sıkıntılı gözüküyor.
Bunun korkunç politik sonuçları da olabilir. Türkiye'nin Atatürk Barajı'nı yapmasını engellemek için kredi musluklarını kapattıran veya terör yaptıran politik güçler, bir damla suyun "bir damla kan" değerine gelmesi durumunda neler yapmazlar?!
Kaygımız uyarıcı olmalı, paranoya haline gelmemelidir. Siyasi komplo teorilerine kapılmak yerine, GAP'taki tuzlanmanın tedbirini almak, damlayan musluğu kapatmak, yağmur sularından ağaçların yararlanmasını sağlamak, yağmur suyunu "kullanılabilir su" haline dönüştürme bilincini ve projelerini geliştirmek daha akıllıca bir davranış olacaktır.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Bir damla su
TÜRKİYE su zengini bir ülke değil. Ülkemizde ...
Çetin ALTAN
Gülibrişimler, delikanlı çınar ve sakız ağaçlarıyla serçeler
Arka planda yayılıp gitmiş masmavi bir deniz,...
Melih AŞIK
Umut kimlerde!
Başbakan Erdoğan'ın geçen haftaki, "Kuzey Ira...
Fikret BİLA
Kanıtlar MGK'ya
Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) bugün yapılac...
Hasan CEMAL
İçime fenalık basıyor!
Evet, 301 Türkiye'nin bir an önce kurtulması ...
Güneri CIVAOĞLU
Ayrılan yollar
DTP Diyarbakır İl Başkanı İbrahim Aydoğdu'nun...
Abbas GÜÇLÜ
TEV, Sezer, Erdoğan ve Emel Sayın
Türk Eğitim Vakfı TEV'in 40. kuruluş yıldönüm...
Hurşit GÜNEŞ
Ya turizm de elden giderse!
1984 yılında Türkiye'nin turizm geliri 584 mi...
Sami KOHEN
Gene mi İran krizi?
BM Güvenlik Konseyi'nin İran'a, nükleer progr...
Metin MÜNİR
Türkiye atom mollaya karşı
Ben kendi hesabıma, nükleer tesisleri Amerika...
Faik ÖZTRAK
Kamu borcunu hafife almak
Hazine Müsteşarlığı bu yılın ocak ayı sonu me...
Hasan PULUR
Temeli adalet olan mülk burası mı?
ADALET Bakanı Cemil Çiçek "Vatandaşın gündemi...
Derya SAZAK
Zeytinburnu faciası
7.5 şiddetinde bir depremin İstanbul'da 50 bi...
Meral TAMER
Yabancı sermayenin Türk yöneticileri
Yabancı Sermaye Derneği YASED'in Finans Dünya...
Ece TEMELKURAN
Allah saklasın!
Zeytinburnu'nda bir bina durup dururken yıkıl...
Güngör URAS
Konut satışını yasa değil düşük faiz patlatacak
Parası olan için de parası olmayan için de ko...
Serpil YILMAZ
Ayşe Teyze de Hilton'da 5 çayı içecek
Geçen yılın şubat ayında İngiltere merkezli H...
M. Ali BİRAND
Türkiye'de garip şeyler oluyor (!)
Bu yazının altından nasıl çıkacağımı bilemiyo...

© 2006 Milliyet