|
İçime fenalık basıyor!
Evet, 301 Türkiye'nin bir an önce kurtulması gereken bir demokrasi ayıbıdır. İfade özgürlüğü açısından tam bir kepazeliktir.
Ve Hrant Dink suikastındaki payı büyüktür 301'in...
Devam edelim.
301 gibi bir demokrasi ayıbı kapkara bir leke olarak Türkiye'nin alnına vurulduysa, bunun siyasal sorumluluğu iktidarındır. Bu açıdan en başta eleştirilmesi ve uyarılması gereken AKP hükümetidir.
Devam edelim.
301'deki bu sorumluluk yalnız iktidara değil, muhalefete de aittir.
Özellikle sosyal demokrat geçinen Baykal ve CHP yönetiminin bu konudaki tutumu baştan beri içler açısıdır. Çünkü bu tutumun demokrasiyle de, sosyal demokrasiyle de bağdaşır bir yanı kesinlikle yoktur.
Devam edelim.
Türkiye'de demokrasiden, ifade özgürlüğünden içtenlikle yana olanların, bu değerleri gerçekten benimsiyorlarsa, önce 301 konusunda gür sesle hayır demeleri gerekir.
Devam edelim.
AKP'nin de, CHP'nin de doğru dürüst niyeti yok 301'e dokunmaya.
Çünkü seçim yılındayız.
Bu partilerin sayın liderleri, öyle anlaşılıyor ki, "Yoksa Türklüğe hakaretten yana mısın?" demagojisine karşı çıkabilecek bir demokrasi kültürüne sahip değildirler.
Devam edelim mi?
İçimden gelmiyor.
Çünkü bu yazıların buz üstüne yazıldığına ilişkin sanı her geçen gün güçleniyor bende.
Yani umut besleyemiyorum. Artık içime fenalık basıyor, 301 sözcüğünü duyunca.
Tıpkı bir zamanlar 141, 142, 163'lerde olduğu gibi... Tıpkı 159, 311, 312 ya da Terörle Mücadele 8'i duyduğum yıllarda olduğu gibi...
Ama yine de son bir nokta:
Cemil Çiçek konusu...
Adalet Bakanı'nın 301'le ilgili olarak bugüne kadar oynamış olduğu rolün demokratik değerlere ters düştüğü konusunda dün olduğu gibi bugün de herhangi bir kuşkum yok. Bu bakımdan kamuoyuna yansıyan son örneği özetlemek istiyorum.
Şemdinli olayı yaşanır.
Bir haber çıkar, "Şemdinli'de 13 soru" diye. Derya Sazak, bu haberi köşesine eleştirel biçimde taşır.
Genelkurmay'dan suç duyurusu yapılır. Genelkurmay, 301. maddeden, "devletin askeri organlarını basın yoluyla aşağılamak" gerekçesiyle dava açılmasını ister.
Sonraki gelişmeler:
Savcı, dava gereksiz diyor.
Genelkurmay itiraz ediyor.
Ama mahkeme reddediyor.
Dosyanın bu durumda kapanması en doğal, en yakın gelişme.
Ama bu sefer de Adalet Bakanı devreye giriyor. 301'den verilen takipsizlik kararının bozulması için Yargıtay'a gidiyor.
Fakat Yargıtay'dan da oybirliğiyle ret kararı çıkıyor.
Adnan Keskin'in Radikal'deki bu haberinin (19.02.07) başlığı şöyle:
"Cemil Çiçek, 301'e özgürlükçü yorum getiren savcının kararına kızmış!" (*)
Geçelim.
——————————-
* Ahmet Hakan'ın CNN Türk'te salı gecesi yayımlanan programında, bu konuyla ilgili olarak Adalet Bakanı Çiçek'in yaptığı açıklamaların bana inandırıcı gelmediğini bir dipnot olarak belirtmek istiyorum.
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|