Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Şubat 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ayrılan yollar


DTP Diyarbakır İl Başkanı İbrahim Aydoğdu'nun söylemleri ilginç... "Kerkük'e Türkiye'nin askeri müdahalesi Diyarbakır'a saldırıdır" mesajını veriyor. "Türkiye'deki 20 milyon Kürtten" söz ediyor.(*)
Açıklamaların bugünkü MGK toplantısıyla kesişmesi herhalde bir rastlantı değil.
Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt'ın MGK'da "PKK'ya Barzani ve Talabani tarafından patlayıcılar verildiği" yolunda kanıtları masaya koyması söz konusu...
Fikret Bila'nın satırları altı çizilerek okunmalı...

Yol ayrımı mı?
DTP Diyarbakır İl Başkanı İbrahim Aydoğdu'nun söylemiyle Abdullah Öcalan'ın çizgisi farklı. Öcalan, daha yakın zamanlarda "Kuzey Irak'ta kurulacak bir devletin ABD uydusu olacağı" görüşündeydi. Sıcak bakmıyordu.
Bunun bir yorumu da... Kürtlerin liderliği için rekabette Barzani ve Talabani'nin gerisinde kalma kaygısı olabilirdi.
Öcalan'ın İmralı'da kaldığı süreçte Barzani ve Talabani çok yol aldılar.
Irak'ta cumhurbaşkanlığı ve Kuzey Irak'ta yönetim onlarda...
ABD'nin "stratejik ortağı" konumuna geldiler.
Öcalan'ın etkin olduğu coğrafyada ve kesimde de özellikle Barzani ağırlığını artırıyor.
Öcalan ise, İmralı'dan -dolaylı- birkaç mesajla mevzilerini korumak için hayli zorlanıyor.
Kısacası... Zaman, Barzani ve Talabani için işliyor.
İşte bu süreçte DTP Diyarbakır İl Başkanı'nın açıklamaları "Acaba yol ayrımı mı?" sorusunu gündeme taşımakta.

Taban kayması
Hadiseyi sadece Apo'nun konumunu korumak ya da Barzani ve Talabani'nin bireysel ağırlık kazanmaları olarak görmek yanlış olur.
Tabanda da sınırın bu tarafındakilerle öte tarafındakiler arasında yakınlaşma var.
Barzani de bu yakınlaşmaya ivme kazandırmak için "Bundan böyle Kürtler arasında silahlı çatışma olmayacak. Sorunlarımız olursa, aramızda konuşarak çözeceğiz" mesajını vermişti.
Yani... Bir şeyler, hatta, çok şeyler hızla değişmekte.
Ankara'nın da bu gerçekleri iyi izlemesi, bunun da ötesinde ön alması gerekir.
Sınırın bu tarafındaki Kürtler, öbür tarafındaki Kürtlerin soydaşıdır ama bu tarafın birinci sınıf yurttaşlarıdır da...
"Öcalan'ın İmralı'da bileğini bükerek Kürt sorununu pasifize etmek" politikalarının artık yeniden gözden geçirilmesi, yeni oyuncuları ve tabandaki değişimleri dikkate alan yeni politikaların üretilmesi zamanıdır.
.......................
(*) Aydoğdu, bu konuşması bağlamında bir de düzeltme yayımladı ama çok da büyük bir değişiklik yok.

TELEFONUN KULELERİ
Televizyonda cep telefonu reklamları yoğun...
Gerçekten ben de "hayata bağlanmayı", "oh be!" demeyi, "Amsterdamasya ile 29 kuruşa konuşmayı" istiyorum.
Reklamları da güzel. Ama... Şu İstanbul'da bile bazı kör noktalarda "hayata bağlanmak" bir yana, "hayatım kayıyor."
Ve... "Oh be!" değil, "öf be!" diyenleri duyuyorum.
"Amsterdamasya 29 kuruş yerine, 35 kuruş olsun da kesilmeden konuşulsun" söylemleri yoğun.
Üçü de iyi firmalar, iyi hizmet vermek çabasındalar.
Oluk oluk para harcıyorlar ama özellikle otomobille giderken en olmadık yerde iletişim kopuyor. Vericilerin arasındaki kapsama dışı kör alanlar çileden çıkarıyor.
Reklam harcamalarının çok düşük bir oranında altyapıya da yatırım yapılsa, biz de reklam filmlerindeki gibi "hayata bağlanacağız", "oh be!" diyeceğiz, "Amsterdamasya" keyfini süreceğiz.
Türkiye'de 50 milyon cep telefonu abonesi, büyük rakamdır.
Altyapının da bu gelişimi izlemesi gerekmez mi?
Hele, diplomatlarla ya da sınırların ötesindeki gazetecilerle konuşurken bu zırt pırt kesilmeler sinirleri germekten öte, utandırıyor da...

gunericivaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Bir damla su
TÜRKİYE su zengini bir ülke değil. Ülkemizde ...
Çetin ALTAN
Gülibrişimler, delikanlı çınar ve sakız ağaçlarıyla serçeler
Arka planda yayılıp gitmiş masmavi bir deniz,...
Melih AŞIK
Umut kimlerde!
Başbakan Erdoğan'ın geçen haftaki, "Kuzey Ira...
Fikret BİLA
Kanıtlar MGK'ya
Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) bugün yapılac...
Hasan CEMAL
İçime fenalık basıyor!
Evet, 301 Türkiye'nin bir an önce kurtulması ...
Güneri CIVAOĞLU
Ayrılan yollar
DTP Diyarbakır İl Başkanı İbrahim Aydoğdu'nun...
Abbas GÜÇLÜ
TEV, Sezer, Erdoğan ve Emel Sayın
Türk Eğitim Vakfı TEV'in 40. kuruluş yıldönüm...
Hurşit GÜNEŞ
Ya turizm de elden giderse!
1984 yılında Türkiye'nin turizm geliri 584 mi...
Sami KOHEN
Gene mi İran krizi?
BM Güvenlik Konseyi'nin İran'a, nükleer progr...
Metin MÜNİR
Türkiye atom mollaya karşı
Ben kendi hesabıma, nükleer tesisleri Amerika...
Faik ÖZTRAK
Kamu borcunu hafife almak
Hazine Müsteşarlığı bu yılın ocak ayı sonu me...
Hasan PULUR
Temeli adalet olan mülk burası mı?
ADALET Bakanı Cemil Çiçek "Vatandaşın gündemi...
Derya SAZAK
Zeytinburnu faciası
7.5 şiddetinde bir depremin İstanbul'da 50 bi...
Meral TAMER
Yabancı sermayenin Türk yöneticileri
Yabancı Sermaye Derneği YASED'in Finans Dünya...
Ece TEMELKURAN
Allah saklasın!
Zeytinburnu'nda bir bina durup dururken yıkıl...
Güngör URAS
Konut satışını yasa değil düşük faiz patlatacak
Parası olan için de parası olmayan için de ko...
Serpil YILMAZ
Ayşe Teyze de Hilton'da 5 çayı içecek
Geçen yılın şubat ayında İngiltere merkezli H...
M. Ali BİRAND
Türkiye'de garip şeyler oluyor (!)
Bu yazının altından nasıl çıkacağımı bilemiyo...

© 2006 Milliyet