|
 |
|
|
Zeytinburnu faciası
7.5 şiddetinde bir depremin İstanbul'da 50 bin binayı yıkacağı, Marmara depreminde kaybettiğimiz 17 bin kişinin çok üzerinde can alacağı tahmin ediliyor. 17 Ağustos depreminin acılarını 7.5 yılda unuttuk.
Çürük yapıların sorumlusu müteahhitlerle ilgili davalar "zaman aşımı"na uğradı. Zeytinburnu'nda gece yarısı çöken beş katlı bina, 2 ölü 28 yaralı gibi ağır faturasıyla "deprem kâbusu"nu yeniden canlandırdı. Elazığ'daki 5.9 büyüklüğündeki deprem de uyarıcı oldu. Ancak birkaç gün sonra bu olaylar da toplumsal belleğimizin "unutulanlar" sitesine atılacak. Yeni bir faciaya kadar, İstanbul'u bekleyen "Büyük depreme hazır mıyız?" sorusunu unutacağız!
Oysa depremde "sıfır can kaybı" mümkün. Fındık reklamındaki gibi, eğer yersen! Yani önlem alırsan. Yerel yönetimler ve merkezi hükümet gereken hazırlıkları yaparsa, deprem coğrafyasındaki bir ülkede daha az korkuyla yaşayabiliriz.
Zeytinburnu'ndaki facia öncesi, Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Fakültesi öğretim üyesi Prof. Semih Tezcan ile yaptığımız görüşmeyi Sohbet Odası'nda (Milliyet, 19 Şubat 2007) yayımladık.
Semih Tezcan, "geliyorum" diyen faciayı bakın nasıl açıklamıştı: "İstanbul'da binaların yüzde 65'i kaçak. İskânı, ruhsatı yok. Buna rağmen tüm binaların deprem riskine karşı taranması gerekiyor. Buradaki ölçüt "göçme" tehlikesi olmalıdır. Göçme, çökme demek. Kat kat üstüne iskambil kâğıdı gibi çökmeye "göçme" diyoruz. İstanbul'da 1 milyon bina var. Daire sayısı ise 3 milyon. Türkiye bazında 6 milyon bina stoku var.
İstanbul'da 1 milyon binanın elden geçirilmesi gerekiyor. İstanbul'da beklenen göçme oranı yüzde 4'tür. Buna göre 40 bin binanın bize acı çektireceğini düşünüyoruz. İşte bütün mesele 1 milyon binada 40 bini bulmak. Fişlemek.
Zeytinburnu önce pilot bölge olarak çalışıldı, fakat başarısız biçimde bitti. Mal sahipleriyle ihtilafa düşüldü. Daha sonra 10 ilçeye daha teşmil edildi ama bir arpa boyu yol alamadık. İstanbul'un sadece yüzde 3'ü tarandı."
Prof. Tezcan tehlikeyi sezmiş. Aylardır, yıllardır, deprem yönetmeliklerine göre "güvensiz" sayılan binaların değil, gerçekten çökme-göçme riski taşıyan 40 bin dolayında binanın ortaya çıkarılması halinde İstanbul'u bekleyen depremdeki can kaybının sıfır olacağını savunuyor. Ama oralı olan yok!
Semih Hoca ile yaptığımız söyleşi Milliyet'te yayımlandıktan bir gün sonra Zeytinburnu faciasıyla karşılaştık. Tezcan'ın "Milenyumun faciası olabilirdi" sözleriyle dikkat çektiği Marmaray'la ilgili tespitleri de uyarıcıdır.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|