|
Yabancı sermayenin Türk yöneticileri
Ekonomide ve siyasette istikrarı sağladık, şimdi sıra hukukun istikrarında...
Yabancı Sermaye Derneği YASED'in Finans Dünyası ile birlikte düzenlediği "Fırsatlar Ülkesi Türkiye" başlıklı 2 günlük konferansta duyduklarım ve gördüklerim, beni epey meşgul edeceğe benziyor.
Dünya Ekonomik Forumu'nun 3 ay önce Türkiye'de yapılan toplantısında da dikkatimi çekmişti: Artık yabancı sermaye konulu toplantıları kulaklıkla dinleyen pek olmuyor. Salonu dolduranlar halis-mulis bizim Türkler. Hatta zaman zaman yabancılar neden gelmiyor diye serzenişler de oluyor. Oysa yabancı şirketlerin tepe yönetimlerinde artık o kadar çok Türk var ki, biz onların yabancı firmaları temsilen toplantıya katıldıklarını unutuyoruz.
Küresel Türkler...
Örneğin YASED toplantısı 10 yıl önce olsaydı, belki Coca-Cola'nın Genel Müdürü Ahmet Burak'ın da, Pfizer'in Genel Müdürü Melih Memecan'ın da yerinde yabancılar oturacak ve toplantıyı kulaklıklarıyla izleyeceklerdi. Memecan, Pfizer-Macaristan'ın başından buraya gelmiş; selefi Ahmet Esen ise Pfizer-Çin'in başına gitmiş... Coca-Cola'nın Hindistan, Pakistan, Rusya, Ortadoğu ve Orta Asya ülkelerinden sorumlu bölge başkanı Ahmet Bozer, hemen yanımda oturmuş, pür dikkat toplantıyı izliyor...
Geçenlerde yazmıştım. Merrill Lynch'in tepe yönetimindeki 30 kişiden biri olan 38 yaşındaki Osman Semerci, kurumunun Türkiye'de yatırım bankacılığı ve gayrı menkul geliştirme işine girmesine önayak oldu. Herhalde geçmiş yıllardaki YASED toplantılarını da Merrill Lynch adına o izlemiştir.
Velhasıl bizim çoktan küreselleşmiş, büyük yabancı markaların tepe noktalarına yerleşmiş zehir gibi yöneticilerimiz var.
Pekiyi ya Türkiye İhracatçılar Meclisi TİM'in Başkanı Oğuz Satıcı'nın hatırlattığı şu gerçeğe ne demeli? "Son 2 yıldır Türkiye'nin ihracat şampiyonu, yabancı sermayeli bir şirket; Türkiye üçüncüsünün de % 50'si yabancı sermayeli."
Hukuk istikrarı
YASED toplantısının dünkü bölümünde, Türkiye'nin daha fazla yabancı sermaye çekebilmesinin hangi koşullara bağlı olduğu üzerine değişik görüşler belirtildi. YASED Başkanı Şaban Erdikler'e göre, ekonomide ve siyasette istikrar sağlanmıştı, yabancı sermayenin Türkiye'ye daha çok gelmesi için hukuk istikrarının da ivedilikle sağlanması gerekiyordu.
Başbakan Erdoğan'a göre yabancı sermayenin önündeki en büyük engel "bürokrasiydi." Yeni kurulan ve sadece Başbakan'a bağlı olarak çalışacak Yatırım Promosyon Ajansı sayesinde, bürokrasi bertaraf edilecekti.
TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, "2006'da reform heyecanı kayboldu, belki Türkiye'nin makro ekonomik dengelerini sağlayacak reformlar tamamlandı diye bir gevşeme oldu, ancak mikro alandaki reformlara acil ihtiyaç var," dedi.
Eczacıbaşı Holding Başkanı Bülent Eczacıbaşı'na göre "Enflasyon düşmeseydi, Türkiye'ye yabancı sermaye gelmezdi. Enflasyon tek haneli rakamlara düştüğü halde, dünya ortalamasına göre hâlâ çok yüksek: Dünyada 4. sıradayız. Mayıstaki dalgalanmada neler olduğu ortada. Enflasyonla mücadeleye aynen devam etmeliyiz."
mtamer@milliyet.com.tr
|
|