Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Şubat 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Konut satışını yasa değil düşük faiz patlatacak


Parası olan için de parası olmayan için de konuta ilgiyi artıracak olan "düşük faiz"dir. Faizin yüksek olduğu dönemlerde, parası olan, konut satın alacağına, parasını faizde değerlendirmeyi tercih eder. Faizin yüksek olduğu dönemlerde, konutu olmayan, kredi almaktan korkar.
Konut piyasası faizin düşük olduğu dönemlerde canlanır. Bunu yakın tarihte yaşadık. Mevduat faizleri, repo geliri düşünce, döviz fiyatı aşağıya inmeye başlayınca ve de bankalar yüzde 1 dolayında aylık faizle konut kredisi verince konut piyasası hareketlendi. Aylık konut kredisi faizleri yüzde 1.5 dolayına çıkınca piyasa yavaşladı.
"Mortgage yasası" söylentileriyle halk yanlış beklentiler içine sokuldu. Yasa çıkınca konut fiyatlarının ve faizlerin ucuzlayacağı, herkesin kira öder gibi ev satın alabileceği havası yaratıldı.

Yasa ne getiriyor?
Yasayla konut fiyatı da ucuzlamaz, faiz de... Konut fiyatını ve faizi ekonominin gidişi belirler. Ekonomi gerçekten iyi ve güçlü çizgiye geldiğinde, konut maliyeti de faiz de hazmedilebilir ölçüye gelir.
Yasayla sadece konut kredisi kullananlara vergi kolaylığı getirilir. Açık anlatımıyla, aylık taksitlerinin bir bölümüne Devlet Baba katkıda bulunur. Türkiye'nin ekonomik durumu ve IMF ile ilişkiler buna imkân vermediğinden, "vergi teşviki" diye adlandırılan bu devlet yardımı yasada yer alamadı.
Yasa ne getirecek? Yasa, her şeyden önce kredili konut satışlarına disiplin getirecek. Bugüne kadar bu yasa olmadan da bankalar konut kredisi veriyordu. Fakat bankaların verdiği konut kredisinin diğer kredilerden farkı yoktu. Bankalar genel kredi düzeni içinde bu tür kredilere yönelmişti.
Bundan sonra konut kredisinde krediyi verenin de kullananın da hak ve sorumlulukları yasayla düzenlenmiş durumda. Sadece o kadar da değil, yasa, konut kredisi verecek olan kredi müesseselerine uzun vadeli kaynak yaratma kapısını açıyor. Uzun vadeli kaynak toplamanın hukuki çerçevesini ortaya koyuyor.

Çok şey değişmeyecek
Yasa, kredi kullanacak olanlara ne getirdi? Belli yükler getirdi. (1) Bu yasanın usulüne göre, kredilemede banka ile kredi kullanan arasındaki ilişkiler belli usullere bağlanıyor. Bunun bir faturası olacak. (2) Konut, tapuya gerçek değeri üzerinden kaydedilecek. Alım-satım vergisi yükü artacak. (3) Kredi taksiti 2 defa üst üste ödenmediğinde, ipotekli konut hemen satılabilecek. (4) Bu tür krediler, bankaların uzun vadeyle borçlanarak toplayacakları kaynaktan finanse edileceğinden faiz oranları (göreceli olarak) diğer kredi faizlerinden (Hazine Bonosu faizinden ve de bankaların fonlama maliyetinden) yüksek olabilecek. Buna karşılık yasa, konut satın alacakları ayıplı mala karşı korumaya alıyor.
Özetle, yasa iyi olmuştur. Yasa ipotekli konut kredisi uygulamasını düzenleyecektir. Bu yasa konut fiyatının ve kredi faizinin düşmesini sağlayamaz. Bankalar ne kadar uzun vadeyle borç bulur (fon toplar) ise, konut alacaklara da o vadeyle kredi verecektir.
Önümüzdeki günlerde konut yapan ve satanlar ile almaya niyetlenenler, "şapkalarını önlerine koyarak ciddi ciddi düşünceye dalacaklar". (1) Konutta çok sayıda stok var. Çok sayıda yeni proje başlatıldı.Yapımcıların ümidi "yasa çıkınca talebin patlaması" idi. (2) Dar ve sabit gelirli kesim "ümitlendi". Kira öder gibi taksitlerle ev satın alma beklentisindeydi. Yasa hem konut yapanların hem de konut almak isteyenlerin beklentilerini kısa sürede cevaplayamayacak. Taraflar yeni duruma göre pozisyon belirleyecek. Ne olacağını zamanla yaşayarak göreceğiz.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Bir damla su
TÜRKİYE su zengini bir ülke değil. Ülkemizde ...
Çetin ALTAN
Gülibrişimler, delikanlı çınar ve sakız ağaçlarıyla serçeler
Arka planda yayılıp gitmiş masmavi bir deniz,...
Melih AŞIK
Umut kimlerde!
Başbakan Erdoğan'ın geçen haftaki, "Kuzey Ira...
Fikret BİLA
Kanıtlar MGK'ya
Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) bugün yapılac...
Hasan CEMAL
İçime fenalık basıyor!
Evet, 301 Türkiye'nin bir an önce kurtulması ...
Güneri CIVAOĞLU
Ayrılan yollar
DTP Diyarbakır İl Başkanı İbrahim Aydoğdu'nun...
Abbas GÜÇLÜ
TEV, Sezer, Erdoğan ve Emel Sayın
Türk Eğitim Vakfı TEV'in 40. kuruluş yıldönüm...
Hurşit GÜNEŞ
Ya turizm de elden giderse!
1984 yılında Türkiye'nin turizm geliri 584 mi...
Sami KOHEN
Gene mi İran krizi?
BM Güvenlik Konseyi'nin İran'a, nükleer progr...
Metin MÜNİR
Türkiye atom mollaya karşı
Ben kendi hesabıma, nükleer tesisleri Amerika...
Faik ÖZTRAK
Kamu borcunu hafife almak
Hazine Müsteşarlığı bu yılın ocak ayı sonu me...
Hasan PULUR
Temeli adalet olan mülk burası mı?
ADALET Bakanı Cemil Çiçek "Vatandaşın gündemi...
Derya SAZAK
Zeytinburnu faciası
7.5 şiddetinde bir depremin İstanbul'da 50 bi...
Meral TAMER
Yabancı sermayenin Türk yöneticileri
Yabancı Sermaye Derneği YASED'in Finans Dünya...
Ece TEMELKURAN
Allah saklasın!
Zeytinburnu'nda bir bina durup dururken yıkıl...
Güngör URAS
Konut satışını yasa değil düşük faiz patlatacak
Parası olan için de parası olmayan için de ko...
Serpil YILMAZ
Ayşe Teyze de Hilton'da 5 çayı içecek
Geçen yılın şubat ayında İngiltere merkezli H...
M. Ali BİRAND
Türkiye'de garip şeyler oluyor (!)
Bu yazının altından nasıl çıkacağımı bilemiyo...

© 2006 Milliyet