|
 |
|
|
The end!
Geçen hafta kaybettiği üç puanla avantajını büyük ölçüde kaybeden Galatasaray için tamam ya da devam müsabakasıydı.
Gerets kaybeden takımın yarısını değiştirmiş, yaratıcı oyuncularını kulübede bırakmıştı. Baktı ki olacak gibi değil ilk yarının sonlarına doğru İliç ve Hasan'ı oyuna alarak pozisyon kısırlığı çeken takımına takviye yaptı.
Yusuf tek başına mücadele ederek takımına çok önemli gol pozisyonları yarattı. Bunları takım arkadaşları Cesar ve Adriano değerlendiremedi. Mondragon'un da hakkını yemeyelim. Song'un yokluğunda büyük hatalar yapan müdafasını kurtarışlarıyla önledi. Sarı-kırmızılılar orta sahada oyuna ağırlığını koyamadı. Sadece havadan uzun atılan toplarda Hakan ve Ümit Karan ile gol bulmaya çalışıyorlar, ancak kaleci Souleymanou'nun ceza alanına ve yan toplara olan hakimiyetine engel olamıyorlardı.
Şimşek başarılıydı
İkinci yarıya atak başlayan sarı-kırmızılılar kontrataktan yedikleri golle şoke oldular. Yusuf'un çıkması yeşil-siyahlıların oyun düzenini bozdu. Kaleye şut çekmeyi aklına getiren Galatasaraylı futbolcular kritik anda beraberliği yakaladılar. Ancak bu skor ile sarı-kırmızılılar şampiyonluk yarışına büyük ölçüde nokta koyarlarken, Denizlispor kümede kalma mücadelesinde üç puanı alabileceği maçtan bir puan ve moral kazandı.
Barış Şimşek müsabakayı kesmeden ikili mücadelelere prim veren oyun anlayışındaydı. İlk yarıda Tomas'ın, Cesar'a yaptığı faulu verdi, fakat sarı kart göstermeyi unuttu. İbrahim Ege'nin rakibini tutmasında gösterdiği sarı kartını aynı şekilde rakibini kolundan çeken Serhat'a da göstermeliydi. İkinci yarıda ceza alanına girerken Ferhat'ın kale alanı üzerinde Arda'nın düşmelerine devam kararı vermesi doğruydu. Souleymanou'ya vakit geçirmeden dolayı gösterdiği ihtarda geç kalsa da maçın genelinde başarılıydı.
mtokat@milliyet.com.tr
|
|
|

|