|
Yeşil devrim
AKP Adana Milletvekili Abdullah Çalışkan 'yeşil devrim'den bahsediyor. Haberlerde ilk kelimelerini duyduğumda ağaç, bitki, orman, Anadolu'nun çölleşmesi gibi konulardan bahsedecek zannettim. Bunları ağzına almadı.
"İslam devrimi" mi? En başarılısı İran'dır, otuz yıl oluyor, hiçbir konuda insanlık için esin kaynağı olabilecek bir başarıyı ortaya koyamadı.
Devrimleri değerlendirirken övünmelerine değil, dünyayla mukayeseli olarak uygulamalarına bakmak lazım. İran devriminin petrole dayalı popülizm dışında hiçbir ekonomik model özelliği yoktur.
Devrim ya dışa açılma ve piyasa ekonomisini kabul edecek, bu da demokrasiyi getirecekti... Reformist Hatemi bu dinamiği temsil ediyordu; Batı'nın anlayışsızlığı yüzünden başarılı olamadı.Yahut da devrim dışa düşman, militan bir psikolojiye sarılacaktı. Ahmedinecad'ı iktidara getiren işte bu sosyal psikolojidir. Ama göreceksiniz uzun vadede çıkmaza girecektir.
Dinin asli işlevi olan ruhani, manevi, ahlaki ve estetik alandan alınarak politize edilmesi, dine 'içsel' bir boşalma da getirir ki, asli İslamın "mü'min-i kâmil" kavramıyla siyasal İslamın "militan" kavramı arasındaki dehşet verici fark bunu gösteriyor.
Kapitalizm ve sosyalizm
İnsanoğlu tabiatın korunması ya da çevrecilik anlamında bir yeşil devrime muhtaçtır elbette. Konusu rejim değil, çevredir, ağaçtır, bitkidir, sudur, topraktır, havadır, güneştir...
Küresel ısınmanın en büyük sorumlusu ABD'dir. Çünkü küresel ısınmaya yol açan sera gazlarının yüzde 25'i Amerikan bacalarından, egzozlarından çıkıyor!
Bu konuda bana yazan okuyucularımdan bazıları "İşte kapitalizm" diyordu. "Kapitalizm kâr hırsıyla çevreyi kirletiyor, doğal dengeyi bozuyor, küresel ısınmaya yol açıyor. ABD'den sonra ikinci sırada Avrupa geliyor zaten..."
Bu da başka bir "devrim" görüşüdür ki aynı şekilde ideolojiktir, gerçeklerden uzaktır.
Aral Gölü'nü Sovyetler kurutmadı mı?! Aşırı sulama Özbek topraklarını çölleştirmedi mi? Don ve Volga nehirlerinden Karadeniz'e kimyasal kir akıtan, sosyalist sanayidir ve Çernobil örneği tabi...
Şimdi de Çin'in gelişmesi müthiş çevre tahribatı ve küresel ısınma kâbuslarına yol açıyor.
Çünkü küresel ısınmanın, çevre kirlenmesinin sebebi şu veya bu ideoloji yahut siyasi sistem değil, bizzat sanayileşmedir. Hangi rejimi kurarsanız kurun; insanlar ısınacaksa, makineler çalışacaksa bu sorun çıkacak.
'Yeşil' devrimciler?
Çevre bilincinin veya "Yeşil" hareketlerinin önce gelişmiş ülkelerde ortaya çıkmasının sebebi, sorunun da önce oralarda ortaya çıkmasıdır. Bu sebeple, artık maddi refahın ötesinde, hayatın "kalitatif" yönlerine ilişkin, "postmateryalist" denilen bilinçlenme ve hareketler oluşuyor. Gündelik ekmek derdindeki toplumlar için çok uzak değerlerdir bunlar.
Gelişen Türkiye'de de bu sorunlar artık dayanılmaz hale geliyor. Küresel ısınmadan başka, ülkemizde nehirler, dereler, körfezler ve hava kirleniyor.
Devletler bunun altından kalkamaz, toplumsal hareketler lazımdır.
Bizde eksik olan, bulunduğu mahalledeki ağacın kavgasını yapacak, sanayi atıklarıyla mücadele edecek "Yeşil" hareketlerdir.
Evet, "devrimciler"e ihtiyacımız var ama siyasi değil... Yeşil için, su için, hava için mücadele edecek devrimcilere...
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|