Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Şubat 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Pankürdist söylemler


Diyarbakır DTP İl Başkanı İbrahim Aydoğdu, "konuştu..." Tutuklandı. Şu andan itibaren yargı süreci başlamıştır.
Yargıyı etkileme olasılığı bulunan "içerik" yorumları yapmayacağım. Kınamakla yetiniyorum. Ama... "konuşan" değil, "konuşturan" daha önemli. Ne yazık ki...
Onun söylemlerinin arkasında, Kuzey Irak'taki ABD himayeli yönetim var.
1991 sonrası "çekiç güç" ile başlayan ve sürdürülen güvenlik örtüsü altında bu tür konuşmaların yapılabileceği, tavırların konacağı bir coğrafya oluştu. Ankara'nın kırmızı çizgilerinin, teğele ve açık pembeye dönüştüğü bir sürecin sonlarındayız.
Dünkü Milli Güvenlik Kurulu toplantısı da bu gerçeğin ışığında görülmeli.

Stratejik kopmama
Prof. Ümit Özdağ'ın imzasını taşıyan, "Kerkük Krizi ve Türkiye'nin Irak Politikası" başlıklı rapor, bir deniz feneri gibi hem karanlıkları aydınlatıyor, hem de kayalıklar için uyarıyor.
Bu araştırmada "Türk-Amerikan ilişkileri, Soğuk Savaş sonrasında K. Irak merkezli sürekli bir kriz döneminden geçmektedir" saptamasından sonra, iki ülke arasında imzalanan son stratejik ortaklık belgesi "stratejik kopmama" belgesi olarak adlandırılıyor.
Kuzey Irak Kürtleri, son Irak savaşından bu yana ABD'nin "stratejik ortağı..." Türkiye ise, "stratejik kopmama" tahammül çizgisinde. Prof. Özdağ'a göre, her iki taraf da birbirlerini "tehdit" algılamasıyla görüyor. Bilinçaltlarında "güvenmezlik" var.
Amerikan Hava Kuvvetleri tarafından çıkarılan "Parameters" dergisinin 2006 yaz sayısında Robert M. Hickok "Yükselen Hegemon" başlıklı yazısında; "Türk ordusu güçlendikçe, Türkiye'nin güvenilmez bir ortak haline geldiğini" öne sürüyor.

Kontrollü kriz
Çuval krizi bir dönüm noktasıdır. Sabrın sınanmasıdır. Bu kırılma noktasından sonra, ABD'nin, kırmızı çizgileri pembeye dönüştürme süreci hız kazanmıştır.
Özdağ'dan birkaç not:
- PKK'nın kurduğu partinin Kuzey Irak'ta seçimlere girmesi engellenmemiştir.
- Kerkük'e yerleştirilen 300 bin göçmene seçim kartı dağıtılmış, onlara konut yapılması için ABD, Barzani yönetimine kredi açmıştır. (Bunların müteahhitleri hangi ülkedendir dersiniz?..)
- Kerkük'teki Amerikan birlikleri Bağdat'a geri çekilmiştir, Musul'da yerleşik olan ve peşmergelerden oluşan 8. Irak Tugayı Kerkük'e kaydırılmıştır.
- Peşmergeler, Kerkük'ün askeri denetimini ele almıştır.
- Türkmenlerin çoğunlukta olduğu Telafer'de sivil başına kullanılan Amerikan askeri sayısı Bağdat'takinden 10 kat fazladır.
.....................
Şu ana kadar kırmızı çizgilerin pembeye dönüştürülme süreci, ABD'nin "kontrollü kriz" politikası gereğidir.
Böyle sürerse, nereye kadar varacak?
Veya... Türkiye, ABD'nin "kontrollü kriz" politikasını kıracak, "kontrol dışı" bir çıkış ya da çıkışlar yaparsa, acaba bu ezberi bozarak karşılıklı saygıya dayalı yeni bir denge oluşturacak mı?
Yoksa... Bir başka formül var mı?
"Bunun böyle gitmeyeceği" kesin. Bakınız... Türkiye'nin insanlarını, milyonlarını karşı karşıya getirmeyi amaçlayan tezgâhlar, söylemlere yansımaya başladı.

KOKU
Kesin gidilmesi gereken bir film...
Yıllar önce okuduğum Patrick Süskind'in kitabı "Koku"nun sinemaya uyarlanışı...
Bir gün "kokusu olmadığını" anlayan olağanüstü koku yeteneklerine sahip bir gencin tüm insanlığı dize getirecek parfümü üretmesi...
Bence en iyi parfüm, banyodan yeni çıkmış kadının kokusudur. Bir de kadınlarda beğendiğim parfüm var ki, Şah Cihan'ın eşi Mümtaz Mahal'le buluştuğu ve içinde yeryüzündeki bütün çiçeklerin bulunduğu Shalimar bahçelerinden esinlenmiştir.

MAYASILLI DÜBÜR
Yabancı hekimlerle ilgili yazıma çok sayıda e-posta geldi. Birini yansıtayım... Ve birlikte gülelim.
"Bize gelen hasta, dübürümde mayasıl var derse, biz onun hemoroidi olduğunu anlarız. Türki cumhuriyetlerden gelecek ve güya Türkçe bildiklerini varsaydığımız doktorlar bunu anlar mı?"

gunericivaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yeşil devrim
AKP Adana Milletvekili Abdullah Çalışkan 'yeş...
Çetin ALTAN
Mızrak çuvala sığanda ve sığmayanda
Kambur olmasına hem kambur; topal olmasına he...
Melih AŞIK
Diyarbakır efesi
'Kerkük'e yapılan saldırıları Diyarbakır'a ya...
Fikret BİLA
Kuzey Irak'ta fotoğrafın bütününe bakmak
Türkiye'nin Kuzey Irak'la ilgili üç sorunu va...
Hasan CEMAL
Demirel'le Büyükanıt Paşa...
Demokratik rejimi yerli yerine oturmuş bir ül...
Güneri CIVAOĞLU
Pankürdist söylemler
Diyarbakır DTP İl Başkanı İbrahim Aydoğdu, "k...
Can Dündar
Yangın yerinin hayaletleri
Yarın, Sabahattin Ali'nin 100. yaş günü... ...
Abbas GÜÇLÜ
Başbakan, Teziç, üniversiteler ve yargı
Ankara'da çok ilginç gelişmeler yaşanıyor. Ba...
Semih İDİZ
Sorun 301'in kendisinde değil
Hafta içinde İstanbul'dan Ankara'ya dönerken ...
Sami KOHEN
Komşu nasihati
İran "nükleer krizi"nin patlamaya yüz tuttuğu...
Metin MÜNİR
Misk gibi risk
İşte size minik bir paradoks.
Hasan PULUR
Akıl da oyunu bozar...
NE güzel laftır; "Bir bardak suda fırtına kop...
Derya SAZAK
Kerkük, Çankaya, seçim
MGK toplantısında dün Kuzey Irak'taki gelişme...
Meral TAMER
TEV Balosu'nda demokrasiye 1, Atatürk'e 5 yıldızlı alkış
Davetiyede, davet sahibi olarak Yönetim Kurul...
Yaman TÖRÜNER
Mortgage nihayet
Mortgage olarak bilinen Konut Finansmanı Yasa...
Güngör URAS
ABD'de konutta balon sönüyor
ABD'de konut fiyatları ülke genelinde yüzde 2...
M. Ali BİRAND
Fener neden büyüyemiyor?
Perşembe akşamı yemek mi yedik, dayak mı yedi...

© 2006 Milliyet