|
 |
|
|
'Güzin Abla'nın radyocu hali
PSİKOLOG DEĞİL, KENDİNİ İNSANLARA ADAMIŞ BİR GÖNÜLLÜ. ŞİİRLER OKUYOR, DERTLERİ PAYLAŞIYOR, DİNLEYİCİLERİNİN MUTLULUKLARINA TANIK, NİKÂHLARINA DA 'ŞAHİT' OLUYOR...
FOTOĞRAFLAR: BAYRAM KAYGUSUZ
Süper FM
O, yıllardır değişmeyen arka fon müziğiyle, şiirli, paylaşımcı ve 'hisli' programıyla aynı saate denk gelen ve izlenme rekorları kıran televizyon dizileriyle yarışıyor. Buğulu sesini ve gönül penceresini sonuna kadar açıyor... Yüreklere nakış gibi işliyor hayatın ona öğrettiklerini. Her ilmeğini özenerek sevgiye, aşka ve dostluğa atıyor. Dinleyicileri onu 'Gönül Dostu' ilan ediyor. "Hayatımı adadım" dediği radyoculuktaki ve hayatındaki en özel ödüllerini yine onlardan alıyor. 90.8 frekansından yayın yapan www.superfm.com.tr adresinden de dinlenebilen Türkiye'nin ilk özel radyolarından biri olan Süper FM'e konuk olduk. Müzik Direktörü ve programcı Füsun Alkan'la konuştuk. Füsun Alkan'ın 'Gönül Dostları' Süper FM programcıları da görselimize renk kattı...
Süper FM dersek, Gönül Dostu Füsun neler söyler?
24 saat canlı, ulusal yayın yapan, birçok ünlü DJ'in okulu, Türkiye'nin ilk göz ağrılarından biridir Süper FM.
Cıngılınız hep aynı...
Radyonun kimliğidir cıngılı ve değişmemelidir. Cıngılımızdan da ödülümüz var.
Müzik anlayışı da değişmeyenler arasında mıdır?
Hit parçalara daha çok yer veriyoruz, aralardaki de renktir. Herkesin dilinde olan rock'ı da, türküyü de çalıyoruz.
Bir radyoyu başarılı kılan nedir?
İstikrarlı olmasıdır. Süper FM'in ödülleri ve başarısı da buradan geliyor. Aile radyosuyuz. Türkiye dinliyor! Sloganımız da bu.
Radyo dünyasını nasıl keşfettiniz?
Konservatuvarda "Müzik Öğretmenliği yapacağım" hayalleri kurarken arkadaşım sayesinde radyoya 'zorla' ses kaydı bıraktım. "Ne anlarım radyoculuktan" derken... 9 yıldır Süper FM'deyim.
Tesadüfler hayatınızı değiştirdi mi?
Kesinlikle. Radyo nedir, mikrofon nedir, bilmezdim. Kaderdi, vazgeçilmezim oldu.
Gönül Dostu dert dinler, sevinçleri paylaşır, fikirler verir. Başka neler yapar programlarda?
Sadece şiir okuyup dert dinlemiyorum. Siyasetten, eğlenceden de bahsediyoruz. Ana temamız ilişkiler, aşk ve sevgi.
Programınız çok izlenen dizi saatlerine denk geliyor. Bu durum programınızı dinleyenlerin yüzdesini düşürmüyor mu?
20.00 - 23.00 arası programım. Evet, rakibim diziler! Ama benim, "Dizileri kaçırmıyoruz, kulaklıkla da seni dinliyoruz" diyen dinleyicilerim de var.
'Gönül Dostu' nasıl oldunuz?
Bu ismi ben koymadım. İlk yıllarda Gönül Dostu Füsun değildim. "Sen gönlümüzün dostusun" dediler öyle kaldı.
Dost, Abla, Yardımsever edindiğiniz sıfatlar... Dinleyicilerle 'derin' bir iletişim içindesiniz. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Anaç, duygusal, sahiplenici, insanları dinlemekten, mutlu etmekten zevk duyan biriyim. Bu programlarıma da yansıyor.
Neye böyle ihtiyaç duyuyorlar? Yüzünü bile göremediği birine rahatlıkla içini dökebiliyor, özel hayatını paylaşabiliyorlar?
İnsanların sevgiye, dostluğa ihtiyaçları var. Aileleriyle, sevgilileriyle problem yaşadıklarında, onları dinleyecek birini arıyorlar. O güveni verebiliyorum, hissediyorlar.
Sizi, dinleyicilerin gözünde 'Gönül Dostu' yapan da bu hissiyat mıdır?
Füsun, büyü demek. Mikrofonu açtığım zaman etrafa büyü yayıldığını hissediyorum ve ben de o dünyanın içinde kayboluyorum.
Sizin de sıkıntılarınız olabilir. Her zaman motive edici, fikir verebilen ruh halinde olabiliyor musunuz?
Ölümler, hastalıklar biz insanlar için. Yayına gireceğim andan itibaren üzüntülerimi, moral bozukluklarını geride bırakıyorum ve hiçbir şeyi düşünmeden beni dinleyenlerin yoldaşı oluyorum.
Bu, bir görevi başarıyla yerine getirebilme arzusu mu oluyor?
Misyonummuş gibi düşünüyorum. Bir görev, ama para kazanma görevi değil. Gönül vererek yaptığım bir hayat görevi.
Ne kadar özellerini paylaşıyorlar?
50 yaşında insanlar arıyor, eşiyle problem yaşamış anlatabiliyor. Benden büyükler, ama söylediğim bir kelime onların hayatlarını etkileyebiliyor. Psikolog değilim. İleriye dönük beni aşan bir sorun varsa, doğru yerlere yönlendiriyorum.
Yayında konuşamadığınız durumları, yayın sonrasında paylaşıyor musunuz?
"Telefon numaranızı yazın, ben sizi arayacağım" derim. Ayşe'nin, Mehmet'in sıkıntısı bazılarını ilgilendirmez. Biz hem müzik radyosuyuz hem de insanların yanındayız.
Program bitince bu aramaları ertelediğiniz oluyor mu?
Vicdanım elvermiyor. Diyor ki, "Füsun Abla lütfen ara, sana çok ihtiyacım var." Aramazsam içimde ağırlığı kalıyor bana.
Sürekli empati kurmak size 'ağırlık' vermiyor mu?
O ağırlığı fazlasıyla hissediyorum. Biyoenerjiyle, astrolojiyle ilgileniyorum. Ruhani şeyleri, dini, felsefeyi ve psikolojiyi seviyorum. Bu tarz kitaplar okuyorum.
Negatif yansımaları, üzerinizden atmak için neler yapıyorsunuz?
Denizi, gökyüzünü çok seviyorum. Ma-viye âşığım. Denizi seyretmek rahatlatıyor.
Radyoculuktan manevi olarak neler kazandığınızı düşünüyorsunuz?
Dost. İddia ediyorum, radyo sayesinde en çok dostu olan programcı benim. Son nefesime kadar radyocu olmak istiyorum.
'Çok nikâh şahidi oldum'
Hüzün yerini, mutluluğa da bırakır. Sizi neler mutlu etti?
Canlı yayında sevdiğine evlenme teklif edip evlenenler oldu. İşte benim mutluluğum. Nikâh şahidi olduğum çok dinleyicim var!
Hep dinleyiciler anlatıyor, siz nelerinizi paylaşıyorsunuz?
Benim de of dediğim, canımın çok yandığı, aşk acısı çektiğim zamanlar oluyor. Onları, sevinçlerimi paylaşıyorum.
Siz yaşadığınız sıkıntılarla nasıl mücadele ediyorsunuz?
Kendimle barışığım ve çok konuşurum. Kişi sorununu kendi çözebilir. Ben kendim atlatabiliyorum. Ama bazıları zorlanır. İşte o anda onları dinliyorum, destek oluyorum, fikirler veriyorum.
|
|
|




|