|
 |
|
|
Bir yarışma binlerce amatörü buz pistine çıkardı
"Buzda Dans" yarışması reyting rekorları kırarken, buz pateniyle TRT'de yayımlanan yarışmaları izleyerek tanışan halkımızın bu spora ilgisi hızla artıyor
SABANUR KIRAÇ
TRT'nin 1976'da Avusturya Kış Olimpiyatlarından yaptığı ilk yayımdan beri tüm ev halkı televizyon karşısında toplanıyor, buz pateni müsabakalarını keyifle izliyoruz. Katarina Witt veya Natalia Bestemianova ve Andrei Bukin çifti gibi sevdiğimiz sporculara 6.0 veriyor, Amerikalı hakem Rus sporcudan puan kırınca kızıyoruz.
Tuğba Ekinci'ye de yaradı
Evet, yakın bir zamana kadar yarışan bir Türk sporcumuz yoktu, yine de 31 yıl boyunca heyecanla, hayranlıkla ve imrenerek izledik artistik patinaj müsabakalarını. Şimdi de jüri üyeleri, alanlarında ünlü isimlerden; yarışmacılar ise manken, oyuncu, şarkıcı gibi mesleklerden tanıdığımız "Buzda Dans" yarışmasını izliyoruz aynı zevkle. Hatta izlemekle kalmıyor, bu sporun ülkemizde de gerçekleştirilebileceğine şahit oluyoruz. Bu da Türkiye'de sayıları iki elin parmağını geçmeyen pistleri doldurup taşırmamıza neden oluyor.
Gerçi bu sayede ülkemizi olimpiyatlarda temsil eden ilk artistik patinaj sporcumuz Tuğba Karademir yerine, yarışmadaki polemikleri ve tavırlarıyla ilgi toplayan Tuğba Ekinci'yi daha çok konuşuyoruz ama bu durum sporcumuzun kendisi dahil hiç kimsenin umrunda değil. Yeter ki ülkemizde buz pateni gelişsin...
Türkiye Buz Pateni Federasyonu Başkanı Fahrettin Kandemir'e göre "Buzda Dans" yarışması ülkemizde bu sporun tanınmasına önemli katkılarda bulunuyor. Ona göre yarışma, halkımızdaki "kayma" arzusunu artırıyor.
"Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Olimpik Buz Sporları Salonu'nda 2006 yılı içinde 50 bin 500 kişi katılmıştı. Bu rakam yarışma yayımlanmaya başladıktan sonra sadece bir ay içinde 15 bin kişiyi aştı" diyen Kandemir, buz pisti açmak için federasyona başvuran ve bilgi isteyen özel girişimci ve belediyelerin sayısının da oldukça arttığını sözlerine ekliyor.
Pist sayısı artmalı
Defalarca Türkiye şampiyonu olan ve ülkemizi sayısız yarışmada temsil eden Yeler Tekelioğlu'na göre Türkiye elindeki imkanlarla yapabileceğinin en iyisini yapıyor. Daha fazla buz pistiyle daha iyi yerlere geleceğimize inanan Tekelioğlu, 1996'da, Katarina Witt, Surya Bonaly, Norbert Schramm gibi ünlü patencilerle Holiday On Ice isimli buz gösterisine katılmış bir profesyonel. Şimdilerde Bursa'daki Fun On Ice pistinde kendi gibi profesyonelleri eğitiyor ve "Buzda Dans" yarışmasının buz pateni yapmak isteyip de başlamaya korkan insanları bu sporla barıştırdığına inanıyor.
Yetişkinlerde hareket var
Şu anda Türkiye'de Kocaeli ve Ankara'daki olimpik ölçülerdeki tesislerin dışında antrenman ve hobi amaçlı paten yapmak için İstanbul, Bursa, Kocaeli, Denizli, Marmaris ve Ankara'da özel işletmecilerin binlerce buz pateni meraklısının akın ettiği pistler bulunuyor.
İstanbul Parkorman'da hizmet veren 600 metrekarelik Icepark, ortalama 300 kişinin aynı anda kayabildiği bir pist. Ancak son haftalarda "Buzda Dans" yarışmasına ev sahipliği yaptığı için şu aralar aynı anda sadece 50 kişiyi ağırlayabiliyor. Spor akademisi mezunu olan 10 kişilik eğitmen kadrosu TV'de yayımlanan yarışma sayesinde ilginin her geçen gün daha da arttığını kabul edenlerden.
İstanbul Galleria alışveriş merkezindeki piste ilgi "Buzda Dans" yarışmasından sonra özellikle yetişkinler arasında yüzde 15'lik bir artış göstermiş. 1988'de açılan bu pist dört yerli, iki yabancı eğitmene sahip. Bugüne kadar yaklaşık 100 profesyonel sporcu, 20 bin kursiyer amatör yetiştirmiş.
Galleria'da genelde 4-14 yaş arası çocuklar hafta sonlarında, öğrenciler veya serbest meslek ile uğraşanlarsa hafta içi buz pateni yapıyor.
Bursa'da yer alan 480 metrekarelik Fun On Ice pistinin eğitimcilerinden Yeliz Tekelioğlu da yarışmanın yoğunluğu artırdığını söylüyor:"Müşterilerimiz genelde çocuk ağırlıklıyken artık bir o kadar da yetişkin katılımcımız oldu."
14 diplomalı eğitmeniyle bugüne dek 53 lisanslı sporcu yetiştiren Fun On Ice ekibi bir seansta 70 kişiye hizmet veriyor.
Türkiye'de buz pateni yapmak için
Türkiye'de şu anda yalnızca İstanbul, Bursa, Kocaeli, Denizli, Marmaris ve Ankara'da buz pistleri bulunuyor.
Bu pistlerden 26 Haziran 2006'da İstanbul Parkorman'da hizmet vermeye başlayan Icepark hafta içi 10.00-22.00 ve hafta sonu 10.00-00.00 arasında hizmet veriyor. Uzman eğitmenler ile gerçekleştirilen özel ders ücreti 30, yardımcı eğitmenler ile gerçekleştirilen özel ders ücreti 25 YTL. 45 dakikalık serbest seanslarsa 15 YTL.
İstanbul'daki Galleria Alışveriş Merkezi'ndeki pist her gün saat 10.00 ve 22.00 saatleri arasında hizmet veriyor. 40 dakikalık seansları öğrenciler için 9, yetişkinlikler için 12 YTL. Özel ders ücretleri 25 YTL.
2000 yılında Bursa'da açılan Fun On Ice Buz Pateni Pisti'nde 45 dakikalık seans ücretleri öğrenciler için hafta içi 7, hafta sonu 8, yetişkinler için hafta içi 8, hafta sonu 9 YTL. 30 dakikalık özel ders 20 YTL.
Türkiye'de hiç şampiyona yapılmadı
Buz pateniyle yapılan sporların başında artistik buz pateni, buz hokeyi ve sürat pateni gelir.
Artistik patinaj müzik, dans ve sporun bir kombinasyonudur.
Bir artistik buz pateni yarışması iki günde yapılan iki bölümden oluşur. İlk gün "kısa program", ikinci gün "uzun" veya bir başka deyişe "serbest program" gerçekleştirilir. Kısa programda, jump (sıçrama), spin (dönüş) ve adım dizilerinden oluşan sekiz zorunlu elemanı sunmak zorunluyken uzun programda hiçbir hareket zorunlu değil.
Kısa programda hakemler patencinin yapamadığı hareketlerden not kırar. Yarışmacının aynı hareketi tekrar deneme şansı olmaz. Uzun programdaysa patenci yapamadığı hareketi tekrar deneyebilir ve hangi denemesinde başarılı olursa olsun, hareketi gerçekleştirebilirse tam not alır.
Puanlama, 6 puan üzerinden yapılır. Hakemler yarışmalarda teknik ve artistik sunuş olmak üzere iki tür puan verir.
Yarışma kurallarını Uluslararası Paten Federasyonu belirler.
Yarışmada verilen teknik puanlar; performansın zorluğu, farklılığı, yarışmacının hızı, programın hatasızlığına göre verilir. Artistik puanlarsa müzikle uyum, hızın değişimi, buz pistinin kullanımı, stil, orijinallik ve ifadeye göre verilir.
Kısa program süresi ortalama 2 dakika 40 saniye, uzun programınki 3 dakikadan 4 dakika 30 saniyeye kadar değişebilir.
Yarışmalar tekler ve çiftler olarak iki kategorileriye ayrılır.
Türkiye'de bugüne kadar olarak çiftler ve buz dansı yarışmaları yapılmadı.
Türkiye'nin olimpik ölçülerdeki ilk buz pisti, Ankara'da 1987 yılında açılan Büyükşehir Belediyesi'nin Buz Pateni Sarayı, Bel-Pa.
Artistik buz pateni 1991'de kurulan Türkiye Buz Sporları Federasyonu'nun bünyesine geçti. 2006'daysa Türkiye Buz Pateni Federasyonu olarak bağımsızlaştı.
Adı 1190 yılında resmileşti
Arkeologlar buldukları kalıntılara dayanarak buz pateninin ilk kez hayvan kemikleri kullanılarak gerçekleştirildiğini savunuyor.
"Buz pateni" terimi resmi olarak ilk kez 1190 basımlı, William Fitzstephen tarafından yazılmış bir kitapta kullanılıyor.
Alman ressam Johannes Brugman da 15'inci yüzyılın başında "Aziz Lidwina" adlı eserinde de buz patenine yer veriyor.
Patenlerin altını köşeli yapmayı 14'üncü yüzyılın sonunda Almanların başlattığına inanılıyor.
Bu dönemlerde Hollanda'da tüm sınıfların ilgisini çeken bir hobi olan buz pateni, Fransa ve İngiltere gibi bazı ülkelerdeyse sadece soyluların tekelinde bulunuyor. Roma İmparatoru II. Rudolf, İngiltere soylularından II. James, Fransa Kralı XVI. Louis, Madame de Pompadour, I. ve III. Napolyon ve Kraliçe Victoria ve Prens Albert de buz patenine merak salan soylulardan.
Artistik patinajda ilk dünya şampiyonası St. Petersburg, Rusya'da 1896'da gerçekleştirildi. Olimpiyatlarda ilk buz pateni yarışmasıysa 1908'deki Londra Olimpiyatları'nda gerçekleşti. İlk bayanlar ve çiftler dünya şampiyonası 1906'da, ilk kış olimpiyat oyunları Chamonix, Fransa'da 1924'te gerçekleşti. İlk buz dansı dünya şampiyonası 1952'deydi.
Tuğba Karademir: "Tam başarı için 15 yıl beklemek zorundayız"
Bolu Mengen'de 1985'te doğup Ankara'da büyüyen Tuğba Karademir yıllardır ülkemizi uluslararası platformda temsil ediyor. 1995'te Türkiye'ye ilk Balkan şampiyonluğunu getiren yıldız sporcu patenciliğini geliştirebilmek için 1996'da ailesiyle birlikte Kanada'ya yerleşti. Kanada Milli Takımı'na seçilmesine rağmen o Türkiye'yi temsil etmeyi tercih etti. Ardından da 2005'te düzenlenen Avrupa Şampiyonası'nda serbest programda yarışan ilk Türk sporcusu oldu. Bunu 2006 Kış Olimpiyatları'nda buz pateni yarşmasının tek Türk sporcusu olma başarısı izledi. Yarışmalarda annesi Sabite Karademir'le birlikte tasarladığı kostümleri giyen Tuğba, tüm maddi olanaksızlıklara rağmen ideallerinin peşini bırakmıyor. Bir kez bileğini kıran, bir kez de belinden ciddi bir şekilde sakatlanan sporcumuz en büyük hayalinin Türkiye'nin yurtdışındaki imajını iyi yönde değiştirmek olduğunu söylüyor.
Türkiye'de pek çok insan bu sporu TRT'deki yarışmaları izleyerek tanıdı. Siz nasıl ve nerede tanıştınız bu sporla?
Ben de TRT'den seyrederdim, bir de o dönemlerde ("Katarina Witt, Fire on Ice"dı galiba) bir buz şovu vardı. Onun videosunu bulmak için anneme birkaç hafta sonu Ankara'da epey araştırma yaptırmıştım. Bulduktan sonra da aylarca her gün defalarca seyrettim. İşte tam o sırada Belpa'daki buz pisti açıldı ve ben de ilk kez buza çıkabildim. Daha 5-6 yaşlarındaydım. Hocam Timuçin Özbükücü bu işin Türkiye'de olmayacağını, yurtdışına gitmemiz gerektiğini anlatınca Kanada'ya taşındık.
Ülkemizde buz patenine ilgiyi nasıl buluyorsunuz?
Hiçbir şekilde yeterli değil! Başarılı bir sporcu ortaya çıkıp ilgi çekmeyince, basın bu kişinin haberlerini değerlendirmeyince halkın da o sporu tanıma şansı çok az. Geçen yıl bu dalda olimpiyatlara ilk defa katılan Türk sporcu oldum ve bir anda bütün ülke hiç tanımadığı, ilgilenmediği Kış Olimpiyatları'na ilgi gösterdi. Devlet de bu sporu desteklemeye başladı. Basının ve iş dünyasının da desteğiyle ülkemizde çok önemli yerlere gelebilecek bir dal. Yine de ülkemizde tam başarı için 15 yıl beklemek zorundayız. Yani kimse bir gecede mucizeler yaşanmasını beklememeli.
Buz pateni sporcusu olmak için nasıl bir fiziğe sahip olmak gerekir?
Estetik, esnek, atletik... Bu arada kulağın müziğe yatkın olması da büyük bir avantaj.
Günde kaç saat çalışıyorsunuz?
Yarışma takvimine göre değişiyor. Ortalama olarak günde üç saat buz üstünde çalışarak, 1,5 saat de kondisyonla geçiyor.
Beslenmenize ne kadar dikkat ediyorsunuz?
Kızartma kesinlikle yememeye çalışıyorum. Sıvı yağları yemeklere ve salatalara akıtmak yerine pompayla püskürterek asgaride tutmaya çalışıyorum. Diyetle alakası yok, çocukluğumdan beri et yemiyorum.
"Her zaman yalnızsınız"
Bu sporun en zor yönleri ne?
Her bireysel spor gibi sizi destekleyecek bir takım arkadaşınız yok. Her zaman tek başınasınız. Çok uzun yıllar her gün bir iğne ucu kadar ilerleye ilerleye başarılan bir spor bu. Bir başka zor tarafı da somut ölçülere dayanan bir değerlendirme yönteminin olmayışı, yani hakemlerin yorumlarına açık oluşu. Yani bütün bu konuları aşıp buza çıksanız bile hâlâ başarılı olmanız garanti değil.
"Buzda Dans" yarışmasını izleme fırsatını buldunuz mu?
Türkiye'de olmayınca programı izleyemediğim gibi olan biteni fazla takip etme şansım olmuyor. Ama internetten gördüğüm kadarıyla, hem sevilen hem epey eleştirilen bir program. Ama bu program buz patenini birçok çocuğa, gence ve yaşlıya sevdirecekse katkısı olan herkese ben bir sporcu olarak teşekkür etmek isterim. Üstelik kısa süreli çalışmalardan sonra büyük bir cesaretle halkın ve kameraların karşısına çıkan bu ünlüleri de takdir etmek lazım.
Türkiye'ye dönmeyi düşünüyor musunuz?
Tabii ki. Ama şu an olmam gereken yer Kanada. Buraya geldikten sonra ekonomik mücadele içinde yıllarca tatil için bile olsa gidemedim ülkeme. Burnumda tütüyor.
Hayalleriniz ve amaçlarınız neler?
Benim başarmak istediğim iki şeyden biri, bu sporu Türkiye'de sevdirmek ve Türkiye'yi dünyada doğru bir imajla tanıtmak.
|
|
|

|