|
 |
|
|
Beklenen efsane
Bizler futbolu skorundan dolayı sevmeyiz de... Yine de futbolun her şeyden önce bir skor oyunu olduğunu böyle maçlarda anlarsınız. Böyle, dünkü gibi bir maç kazanırsanız kimse size ilk yarıyı evinizde 2-0 yenik kapamanıza neyin yol açtığını sormaz? Kimse sizi suçlamaz. Oysa devre arasında yönetim hoca değişikliği yapmamıştır. 2-0 yenik olan da sizsinizdir, ikinci yarı 15 dakikada öne geçip küçük çaplı bir efsane yaratan da. Futbol insanları, haklı olarak bu durumdan şikayet ederler. Maç sonunda galip olanlar hariç tabii. Onlar mağrur çıkar halkın karşısına. Bir maçı 2-0'dan çevirmiş olmak, kafadan koparıp 4-0 almış olmaya yeğdir herkes için. Oyuncusu, taraftarı ve de özellikle hocası için. Halbuki ilk yarıdaki skorun da sorumlusu onlardır...
Anlamak güç
Dün Trabzonspor'un 2. yarıda Beşiktaş'ı nasıl tam anlamıyla felç ettiğini anlamak güç. Basit bir değişiklik mi her şeye yol açan? Ersen Martin girdi böyle oldu? Bu kadar mı? Kim bilir kaç sene evvel 'Beşiktaş'a yedek bile olamazsın' diye yollanmış bir oyuncu (ki bu yönüyle bile garip ve Hollywood filmlerine konu olabilecek bir hikayeyi içinde barındırıyor bu maç) oyuna girdi diye mi böyle döndü bu maç? Bunu söylemek güç. O ünlü 3-4'lük Galatasaray - Fenerbahçe maçında devre arası değişikliğini hatırlayan var mı? Veselinoviç takımın beyni Oğuz'u çıkarıp defansın sert adamı Taygun'u oyuna almıştı! Ve ilk yarıda sahada olanlar maçı çevirmişti.
Doğru hikaye
Dün Avni Aker'de Trabzon, Trabzonspor, Ziya Doğan, başkan, tüm oyuncular, tüm şehir halkı, ülke çapına yayılmış tüm Trabzon ve Trabzonsporlular düşlerinde bile kuramayacakları bir efsaneyi yaşadılar. Maçı 5-0 kazansalar bu kadar ateşleyici olamazdı. Tabii ki bu maçın teknik analizini yapabilirsiniz ama dün 2. yarıdaki geri dönüşü, oyunu ve girilen onca pozisyonu hiçbir şey anlatamaz.
Doğru zamanda, doğru yerde, doğru hikaye... Hepsi bu.
Beşiktaş için ise... Tam tersine çevirin bu yazıyı ve başlığı da 'Beklenmeyen Yıkım' atın. Budur!
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|