Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Şubat 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Geçmişle yüzleşmek, zorunluluk

BELMA AKÇURA İstanbul

Heinrich Böll Stiftung Derneği'nin Bilgi Üniversitesi'nde düzenlediği "Uluslararası Geçmişle Hesaplaşma Konferansı"na katılan çok sayıda aydın, gazeteci ve akademisyen, geçmişle hesaplaşmanın gerekliliğini anlattı.
  • Alex Boraine (Güney Afrika): Geçmişle hesaplaşmak, sadece elit bir gruba ait değildir. Sokaktaki insanlar geçmişi konuşmaya başlarsa, tahmin edemeyeceğiniz akil insanlar ortaya çıkacaktır. Susturulmuşların sesine, ses vermek lazım. Mağdurun sesi bazı gerçeklerin sesidir.
  • Detlef Nolte (Almanya - Küresel Etüdler Enstitüsü): Her ülkenin geçmişle yüzleşme yolları farklıdır. Bu yüzleşme örneğin Arjantin'de 20 yıl önce başladı. Geçmişle yüzleşmek, demokratikleşmenin bir parçasıdır. Bunları yapabilmek için de geçmişle ilgilenmek zorlu bir tecrübe gerektirir.
  • Sezgin Tanrıkulu (Diyarbakır Barosu Başkanı): Türkiye'de bizler geçmişle hesaplaşmayı, geçmişe sünger çekmek olarak anlıyoruz. O sünger pistir, kirlidir ve biz o süngeri bir kenara bırakırız. Ama aslında temizleyemeyiz. Ancak Türkiye geçmişiyle yüzleşmeye başladı.
  • Prof. Dr. Ahmet İnsel (Galatasaray Ünversitesi): Tarihte kimin en hakiki mağdur olduğunun tespiti yarışmasına girmeden tarihin en karanlık ve en şanlı sayfalarını birlikte sahiplenmek, böylece toplumun barındırdığı çelişkili, zıt hafızaları ortak toplumsal bir bilince dönüştürme çabası mümkündür.
  • Prof. Dr. Murat Belge: Olmuş bir şeye 'olmadı' diyen birey ve toplumun gerçeklikle ilişkisi çarpık kurulur. Bu da paranoyaya yol açar. Sonuçları da patolojiktir. Ermeni vs. gibi geçmişi inkârcılık, Türkiye'de gelenekselleştiği için patolojisi de gelenekseldir. Bu nedenle Dink cinayeti patalojik bir durumdur.
  • Prof. Dr. Mithat Sancar: Türkiye adını koymadan geçmişle uğraşıyor. Daha doğrusu geçmiş, Türkiye'yle uğraşıyor. Sadece bizim başımıza gelen bela olduğunu sanıyoruz oysa demokratik bir siyasal kültür istikrarlı bir hukuk devleti, toplumsal barış için geçmişin karanlığıyla hesaplaşmak zorundadır.
  • Altan Öymen (Gazeteci- Yazar):

  • Ermeni meselesi ile ilgili gerçekleri öğrenmek istiyorum. İki tarafı da dinledim ve karar veremedim. Bir insanın kendi milletinin kıyım yaptığını kabullenmesi zor. Sorumluları bulmalıyız. Talat Paşa'nın, Enver Paşa'nın yaptıklarını ömür boyu sırtımda taşımak zorunda değilim. Biz de tarihte başkaları tarafından zulümlere uğramış bir ülkeyiz. Tek tek hadiseleri değerlendirirken çağın gerçeklerini de göz önünde tutmalıyız.








    GÜNCEL
    Kürtçe sokak isimlerine veto
    Ödüllü savcıya soruşturma
    Geçmişle yüzleşmek, zorunluluk
    İstanbul'da kaçak kâbusu!
    Sümbül Deresi ıslahına birincilik ödülü geldi
    Küçücük beyne büyük operasyon
    Akdeniz Üniversitesi'nde 36 saatte 8 böbrek nakli
    Barolardan hükümete 5 Nisan'a kadar süre
    Deprem korkusu bu evle yenilecek
    Yassıada sırları kitap oldu
    Ege Üniversitesi'nden 'yapay kalp' projesi
    Kötü zemini kurtaran mikrop
    Akgün Tekin'i kaybettik






    Can Dündar
    Araf'ta
    En kolayı bir tarafta olmaktır; en zoruysa Ar...
    Hasan PULUR
    Başbakan kefil olsa da...
    BİR memleketin başbakanı bir adama kefil olur...

    © 2006 Milliyet