|
 |
|
|
Zico perişanlığı
Fenerbahçe, Antalya'da Hollanda yorgunu bir fizik tükenmişliğinin bıkkınlığında oynamaktaydı sanki... Hepsi bir şeyler yapmak adına çırpınıyor ancak hareketleri yerli yerine getirecek takatta hiç de görünmüyorlardı zorlu 90 dakikada...
Fenerbahçe paslaşırken akıl almaz hatalar yapıyor, hücum bölgelerine dahi kolayca inemiyorlardı Antalya kalesinin... Gerçi Yılmaz Vural, Fenerbahçe'nin zayıf karnını iyi bilmekteydi.
Orta alanda sarı-lacivertlileri tam bir pres harekatıyla ablukaya alan Antalya'nın taktik düzeni, Fener'in güçsüz ve plansız ayaklarından çıkan özürlü paslarla da destek alınca oyunda rakibinden çok önde bir hırs ve hücum üstünlüğünde yaşıyordu bu önemli geceyi, kırmızı-beyazlılar...
Aurelio iyileşip yedek kulübesinde yer alacağına son haftaların kötüsü Deniz ile niçin ilk tertipte yer değiştirmiyordu ki? Volkan'dan çıkan uzun degajlara, savunmanın uzattığı mühim toplara kim ya da kimler sahip çıkacak Fenerbahçe'de? Eğer bu isim Kezman ise geçiniz efendim!
Yan toplarda dahi ayakları yerden kalkamayan bu oyuncudan ikili-üçlü savunma arasındaki dipdiri futbolculardan top koparmasını beklemek, sadece Zico'ya aittir, bir 'lotaryacılık' anlayışsızlığıdır, bizce... İlk yarıda Alex'in çok net pasında dahi topun altına girip bu kopkolay pozisyonu sayı yapamıyorsa eğer Kezman, artık ondan Fener'in kurtarıcısı olarak görev beklemek ancak Zico'nun Fenerbahçe hakkındaki 'abartı dolu hayali görüşlerinde' yer alabilir.
Bıraksın görevi
İkinci 45 başlarken Ali Bilgin'in uzaktan vuruşunu sadece seyreden Volkan efendinin haftalardır devam eden kalesindeki alargacılık anlayışına neler diyeceğiz?
Bu delikanlı, gençlik yıllarını elindeki jöle şişeleriyle aynalar karşısında geçirecekse eğer, yediği gollerde rakiplerin kalesine gelişlerini hiç de anında takip etmediğini bilerek bıraksın bu kalecilik gibi kutsal bir görevin yakasını... Çünkü aynalar yalan görüntülerle sevindirebilirler karşısındaki hayranlarını. Ancak sporun her dalındaki yarışmalarda işini hafife alanların kader öyküleri, her ülkenin spor kütüphanelerinin hüzünlü sayfalarında okuyucu beklemektedir.
Yılmaz Vural ve yürekli futbolcu mangasına kalpleriyle oynayıp kazandıkları için helal olsun.
Fenerbahçe'nin tertip, taktik ve stratejik perişanlığını Avrupa'da tükenişten hemen sonra Antalya önünde de seyrettikten sonra 'Zico perişanlığı' artık açıkça netleşmiştir.
Sarı - lacivertilerin yaldızlı isimlerle süslü 'kontrolsüz ve başıbozuk' futbolcuları ise şunu iyi bilsinler ki, Fenerbahçe camiası onlardan önce iyi futbol, sonra şampiyonluk beklerler... Öyle rakiplerin puan ikramlarıyla elde edilecek bir şampiyonluk, hiç de sevindirmez Fenerbahçe sevdalılarını.
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|