|
 |
|
|
Buluşalım Kordon’da
Çeşitleme / Selim Türsen
Sadece İzmirlilerin kullandığı isimler vardır. Ayçicek çekirdeği yerine ''çiğdem'', sigorta anlamına gelen ''asfalya'', simit yerine ''gevrek'' demeleri gibi. İzmir ve çevresi dışında bu kelimeler pek kullanılmaz. Hele hele mesela İstanbul’da ''sigortalar attı'' yerine ''asfalyalar attı'' derseniz çevrenizdekiler hiçbir şey anlamadan boş boş yüzünüze bakar.
Güzelim Kordon’un yemyeşil çimlerinin üzerinde, deniz kenarındaki bankların önünde çıt çıt yendikten sonra yere atılmış çiğdem kabuklarını görünce ''Neler oluyor bu İzmir’e?'' diye düşündüm. Her zaman temizliği, modernliği, kentlilik bilinciyle dillere destan İzmir’de son yıllarda alışılmadık görüntüler karşımıza çıkıyordu. Bu görüntüleri yaratanlar bu kentin kültürüyle yetişmiş olamazdı.
***
Nitekim bazı suçluları kısa sürede keşfettim. Çimlerin üzerine yayılmış sohbet ederlerken gözüme çarpan, büyük bir ihtimalle üniversite eğitimi için değişik kentlerden gelmiş kızlı erkekli bir öğrenci grubu, öbek öbek çiğdem kabuklarını arkalarında bırakıp gitmişti.
''Buluşalım Kordon’da, mesela saat 10’da'' sözleriyle en güzel şarkılara konu olmuş Kordon, çiğdem kabuklarıyla kolayca kirletilemeyecek kadar önemli bir simge. Yerli, yabancı İzmir’i ziyaret edip de Kordon’da bir tur atmayan yoktur.
***
Benim ilk önerim seyyar satıcıların Kordon’da ay çiçeği çekirdeği ya da çiğdem satmalarının engellenmesi. İkinci olarak üniversitelerde, liselerde, ilköğretim okullarında öğretim üyelerinin, eğitmenlerin dersler arasında bir fırsatını yaratıp bir kaç cümleyle öğrencilere yaşadıkları kenti temiz tutmanın öneminden söz etmeleri. Özellikle üniversite ve okullardaki birkaç sözcüğün tüm yasaklardan çok daha etkili sonuçlar vereceğinden eminim.
Kime oy vereceğim?
Bugün bir seçim yapılsa en azından İzmir’de seçimlerin galibinin ''kararsızlar'' olacağından kimsenin şüphesi olmasın. Herkes birbirine ''kime oy vereceğiz'' diye soruyor. Bir yanda İzmir’i de AKP’ye kaptırma endişesi, diğer yanda CHP, MHP, DYP ve diğerlerine eli gitmeyen oylar. Bu belirsizlik en azından nisan ayında AKP’nin cumhurbaşkanı adayı belli oluncaya kadar devam edecek gibi görünüyor.
AKP, ordu ve muhalefetin de ses çıkarmayacağı üzerinde uzlaşılmış bir Cumhurbaşkanı adayı çıkarmazsa gerginlikler çok artacak. Ancak bunun yanında saflar çok daha hızlı belirginleşecek. Tek parti iktidarını bitirip AKP’yi koalisyona zorlamak için muhalefette yeni işbirlikleri sürpriz olmayacak. AKP’nin ise bu işbirlikleri oluşup cepheler kurulmadan baskın seçime gitmek isteyeceği üzerinde en fazla durulan senaryoların başında geliyor.
Kadrolaşmada ipin ucunu kaçırarak korku salan AKP, Çankaya’yı laikliğin teminatı olarak görenlerin uykularını kaçırıyor. Cumhurbaşkanı üzerinde uzlaşılamayan bir isim olursa Türkiye baş döndürücü gelişmelerin yaşanacağı nefes nefese bir seçim dönemine girecek. Kararsızlar da büyük bir olasılıkla saflarını partilerini daha kolay belirleyecek.
stursen@milliyet.com.tr
|
|
|

|