|
 |
|
|
Ölmezse yaşadı...
İnsan böyle gözünün önünde azar azar kafayı sıyıran, yetmedi kazıtan birini gördü mü haliyle üzülüyor... Popstarlık hikaye. Küçücük kız. Keşke artık büyüse...
tubakyol@yahoo.com
Üzülüyorum ben bu kıza. Britney Spears, Justin Timberlake'le ayrıldıktan sonra da televizyonlarda ağlamıştı hani kendini tutamayıp. O kadar acıklıydı ki hali.
Popstarlık hikaye. Küçücük kız.
Evlendi, iki çocuk doğurdu.
Büyüdü mü?
Kocasından boşanmak için mahkemeye başvurmadan kısa süre önce TV'de evliliği için "awesome" dedi. Bu "awesome"ın korkutucu bir yanı da vardır, "dehşetli" de demektir ama halk dilinde, özellikle gençler arasında "muhteşem" manasında kullanılıyor. Zırt pırt her şeye ağızlarını yayarak böyle diyorlar.
Britney de evliliğini "owsııım" diye tarif etti, basını muhteşem evliliğini yanlış yansıtmakla suçladı...
Ve gözyaşlarına boğuldu. Yine.
Popstarlık hikaye. Küçücük kız.
Derken boşanma davası açtı. Boşanınca dağıttı. Partiler, Paris Hilton'la arkadaşlık etmeler, e arkadaşı Paris olunca mütemadiyen donsuz yakalanmalar...
Gitti, kafayı da kazıttı.
Rehabilitasyon merkezine yattı. Çıktı. Tekrar yattı. Kaçtı. Kocasının kapısını çaldı. Kapı açılmayınca, takip eden paparazzilere elindeki şemsiyeyle saldırdı. Tekrar rehabilitasyon merkezine yattı.
Tüm bunları son 10 günde yaptı.
CBS'te program yapan Craig Ferguson artık Britney'le ilgili espri yapmayacağını açıkladı. "Espri güçlüler üzerinden yapılmalı, zayıflar üzerinden değil. Britney'nin yardıma ihtiyacı olduğu çok açık."
İnsan böyle gözünün önünde azar azar kafayı sıyıran, yetmedi kazıtan birini gördü mü haliyle üzülüyor -ona üzülenlere kim üzülsün, o da ayrı mesele...
Bir psikolog hatun da kafayı kazıtmasının basına bir mesaj olduğunu söylemiş: "Beni rahat bırakın. Olmamı istediğiniz kişi olmayacağım."
İşte şimdi popstar oldu.
Martta yeni albümü çıkıyor.
Fazla mı rasyonelim?
Yine televizyona çıkıp plansız-programsız ağlamazsa ve şu sıra aşırı dozdan da ölmezse... Yaşadı!
Popstar saçından peruk: 1 milyon dolar. Yok mu artıran?
Britney'in saçı, saçını keserken kullandığı makine, o esnada içtiği Red Bull şişesi www.buybritneyshair.com'da satılıyor. Açılış fiyatı 1 milyon dolar. "Hayatınızın fırsatı" diye de yazmışlar. Alacak olan için de fırsattır herhalde ama asıl o kuaför salonu için büyük fırsat!
Eski Roma'da kadınlar peruk takmaya bayılırlarmış. Peruklar için saç da Roma ordusunun yendiği ülkelerden gelirmiş. Sonunda durum öyle abarmış, bu saçların 1 santimi bile öyle kıymete binmiş ki askerler zafer kazandıkları yerlerde kadınların kafa derisini yüzmeye başlamış.
Ünlü saçından peruk da moda olur mu? Paparazzilerle kuaförler el ele verirler. Önce depresyona sokulur ünlüler, sonra hadi kuaföre... Türkiye'de ilk kurban kim olurdu acaba?
Kuaförlük, fahişelikten daha eski bir meslek mi?
"Bir kadının saçı dökülmeye başlamadan önce 1 metreden fazla uzar" diye yazıyor Desmond Morris'in "Çıplak Kadın" kitabında.
Tarih öncesi çağlardaki insanları gösteren hayali resimlerde bu kadınlar kısa saçlı çizilir. Oysa tabii o dönemde daha bıçak, makas falan kullanmıyorlar. Morris dalga geçiyor: Poz vermeden önce kuaföre gidiyorlarsa, kuaförlük fahişelikten daha eski bir meslek olsa gerek!
Saçlarını kesemediklerine göre, bu insanlar arkalarında yele gibi 1 metre saçlarla mı dolaşıyorlardı?
Ne işe yarıyordu bu saçlar, niye varlardı?
İnsanların suda yaşadıklarını savunanlara göre saçlar kafayı güneşten korumak içinmiş. Kadınların böyle uzun saçları olması da çocukların yüzerken bu saçlara tutunabilmesi için.
Ben bayılıyorum bu su teorilerine ama ne yazık ki çoğu bilim adamı -saygıdeğer çoğunluk- bunu pek akla uygun bulmuyor.
Bu tür saçın, insanı diğer primatlardan ayıran bir işaret olduğuna inanılıyor.
Maymun türlerini de birbirinden ayırmak için saç şekilleri kullanılırmış meğer. Ama tüm primatlar arasında en acayip ve en göze çarpan saç, tüysüz vücuduyla çırılçıplak dolanan insanın upuzun saçlarıymış.
Şimdi bir depresyon anında kazıtıveriyoruz, gidiyor... Görüyorsunuz işte; alet icat oldu, insanlık çok değişti çooook.
|
|
|

|