Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Mart 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Silah son seçenek


Türkiye Kuzey Irak'a çok kez girdi. Ancak sadece Ekim 1992 Harekâtı'nda "stratejik sonuç" alan politik ve askeri başarı sağladı. O harekâtta PKK, Türk ordusuyla cephe savaşını kabul etmek yanlışına düşmüştü. Çok kayıp vermişti. Kalanları KYB'ye teslim olmuştu.
Daha sonraki TSK operasyonlarında PKK, teslim olmak yerine geri çekiliyor ve araziye dağılıyordu. 284 kilometrelik sınır ve ötesindeki dağlara yayılmış bu 2500-5000 PKK'lıya düzenli askeri harekât çok zor.
Peki sınır ötesine bunca harekât boşuna mıydı? Elbette hayır.
Her defasında örgütün lojistik altyapısı büyük ölçüde yok edilmiş, yeniden toparlanması ve Türkiye'ye girişler yapması ötelenmiştir.
Kuzey Irak'taki bazı PKK kamplarına götürülen gazeteciler arasında olmuştum.
"Kamp" dedikleri şey; bir fırın, birkaç kazan, mağaralar ve çardaklardan ibaretti.
Daha TSK gelmeden boşaltılmıştı. PKK'lılar da araziye dağılmıştı.
Bu kadar geniş coğrafyada TSK'nın uzun süre kalması mümkün olmadığına göre silahla çözüm "çetin" sorun.
Elbette "savaş sanatının ustası kurmayların" -bilemediğim- değerlendirmeleri olabilir. "Yanılabileceğim" ihtiyat kaydını düşüyorum.

Riskler
Psikolojik, politik ve uluslararası iletişimle altyapısı oluşmamış bir askeri müdahale, Türkiye'yi ABD ve dünya kamuoyuyla karşı karşıya getirebilir.
Çünkü komşu artık Irak değil. ABD... Barzani yalnız olduğu zamanlar böyle konuşabiliyor muydu?
Dahası... Adresin "Kuzey Irak Kürt halkı olmadığı", yanlış politikaları nedeniyle "o yöredeki yöneticilerin hedef alındığı" ve asıl önemlisi "PKK'ya odaklandığı" iyi anlatılmalıdır. Bu topraklardaki Kürtlerle o topraklardaki Kürtler soydaştır. Türkmenler gibi Kürtler de Türkiye insanlarının sınır ötesindeki uzantılarıdır.
Bu duyarlık için özen gösterilmelidir.

DİYALOG SANATI
Ankara'nın Kuzey Irak için "diyalog" eğilimi üzerinde durmakta yarar var.
Ancak... Boş lafa dayalı diyalog değil.
Türkiye, askeri müdahale ötesindeki seçeneklerini Kuzey Irak yönetimine hissettirmelidir.
Örneğin... "Habur sınır kapısının kapatılması" Kuzey Irak'ın nefes borusunun kesilmesi gibi bir etki yapar.
Habur kapatılırken daha güneyde iki kapı daha açılması gündemdedir. Kuzey Irak'ta 314 Türk firması 1 milyar dolarlık anlaşma imzalamıştır.
Barzani'nin Türkiye'den dolaylı yollardan aldığı vergilerin yıllık toplamı 157 milyon dolardır. Bunlar da Türkiye'nin elindeki kartlar.
Kerkük Boru Hattı'nın çalışması durdurulursa, bunun da Kuzey Irak yönetimine bedeli ağır olur.
Barzani ve Talabani'nin Türkiye içinde kendi yakınlarının şirketleriyle oluşturduğu Mersin Serbest Ticaret Bölgesi ağının çökertilmesi göbek bağını kesecektir.
Bunların vereceği acı ya da caydırıcı etki hiç de küçümsenemez.
Öte yandan her şey "yaptırım" değildir.
Kuzey Irak'a dönük, Kürtçenin her iki lehçesinden filmlerin, dizilerin ve magazin programlarının yapılmasıyla, bölgedeki Arap, Kürt, Türkmen halkları, Türk kültürüyle harmanlanmalıdır. MED TV tekeli kırılmalıdır.
Yöredeki Kürt halkını karşısına almayan ve tam tersine kucaklayan bir politika önemlidir.
........................
Yukarıdaki görüşlerin bir kısmı için bkz. Prof. Ümit Özdağ. "KERKÜK KRİZİ VE TÜRKİYE'NİN IRAK POLİTİKASI - 21. YÜZYIL TÜRKİYE ENSTİTÜSÜ"

25 ALTIN YIL
Türk Tanıtma Vakfı'nın (TÜTAV) 25. yılı, Başkan Kemal Baytaş'ın Ankara'da verdiği davette kutlandı. 25 yıl önce Tunalı Hilmi Caddesi'ndeki kiralık bir apartman dairesinde başlayan bu misyon, Türkiye'nin tanıtımına gerçekten çok büyük katkılarda bulundu.
TÜTAV, Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyanın en etkin ve güçlü kurumlarından biri. Çankaya'da bir Ankara evindeki genel merkezin yanı sıra otelleri, kültür merkezleriyle kendi kaynaklarını yarattı. Folklor dansçıları, çeşitli dallarda sanatçılarıyla yurtdışında sürekli Türkiye'yi temsil ediyor. Başkan Baytaş'ın çevresinde bir "tanıtım gönüllüleri" ordusu oluşmuş. Buna, Baytaş'ın soyadı bağlamında "Baytaşi tarikatı" da deniyor. Her partiden yeni ve eski bakanlar, milletvekilleri, üst düzey bürokratlar, gazeteciler, sanatçılar...
Tek adamın neler yapabileceğinin ve nasıl bir manyetik alan oluşturacağının kanıtıdır TÜTAV.

gunericivaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
28 Şubat
28ŞUBAT askeri müdahalesine karşı çıktım. Bug...
Çetin ALTAN
Politik sövüşmeler, sokakta dövüşmeler, çağın dışına düşmeler
Türkiye'de evrensel kalitede bir meslek sahib...
Melih AŞIK
Ankara'nın gazı
Ankara'dan çarpıcı bir gaz haberi... CHP Anka...
Fikret BİLA
Erdoğan'dan ve Gül'den Barzani'ye tepki
Türkiye son birkaç haftadır KDP lideri Mesut ...
Hasan CEMAL
Kan davası!
Erdoğan-Baykal kavgası gitgide sertleşiyor, t...
Güneri CIVAOĞLU
Silah son seçenek
Türkiye Kuzey Irak'a çok kez girdi. Ancak sad...
Hurşit GÜNEŞ
Seçimler ve mali piyasalar
Seçimler yaklaşıyor. Ana muhalefette olan CHP...
Doğan HEPER
Yarın geç olacak, Başbakan
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan bilsin ki, bir gün Tü...
Semih İDİZ
Irak petrol tasarısı çıkarlarımızla uyumludur
Amerika'nın asıl amacının Irak'taki petrolü k...
Sami KOHEN
Irak için diplomasiye dönüş...
ABD'nin Irak stratejisi, savaş alanından dipl...
Hasan PULUR
Vatan hainliği...
"VATAN hainliği" kavramı bu kadar ucuzlamamal...
Derya SAZAK
28 Şubat
Siyasi tarihimize 'postmodern darbe' diye geç...
Meral TAMER
İşle hayat iç içe geçince
Başbakan Erdoğan, geçen hafta bir toplantıya ...
Yaman TÖRÜNER
Faizler
Aşağıdaki tabloda, ekonomimizde yıllar itibar...
Güngör URAS
Piyasalar toz ve dumanın dağılmasını bekliyor
Dün saat 17.30'da bankacı dostumu aradım. "Du...
Serpil YILMAZ
Medine'ye hızlı hac yolu
Hafta sonunda siyaset ve iş dünyasının önemli...
M. Ali BİRAND
Kürt sorununda dönüm noktasındayız
Başta Genelkurmay olmak üzere, Ankara'da sini...

© 2006 Milliyet