Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Mart 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yarın geç olacak, Başbakan


BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan bilsin ki, bir gün Türkiye bölünürse mesulü odur.
Başbakan bilmeli ki, kendinden öncekileri bu konuda suçlamak onu kurtarmaz. Grup toplantılarında yalnız muhalefete esip gürlemek onu yüceltmez.
Madem şu zaman kesitinde o Türkiye'nin başbakanı olmayı kabul etmiştir ve başbakan olmuştur artık ben geriye bakmam. Mazeret dinlemem, vatandaş olarak Başbakan'ın ağzına, daha doğrusu bu konuda yaptıklarına bakarım.
"Efendim, Tayyip Erdoğan'a haksızlık yapıyorsun. O bu ülke için yırtınıyor" diyenlerinizi duyar gibiyim.
Ben diyorum ki, bugün geldiği veya getirildiği noktada Türkiye'nin en önemli, hatta hayati sorunu, ne şudur ne budur, "bölünme"dir. "Bölünme" bu ülkenin varlık sorunudur ve yarın geç olacaktır.
Bu konuda Başbakan ne yapıyor? Etkili bir politikası var mı? İkide bir ilan ettiği kırmızı çizgiler ne oldu?
* * *
BÖLÜNME taraftarı olanlar yeni yeni kararlar alıyor, susmuyor, sona doğru kararlılıkla yürüyor. Yani mesafe alıyor.
İşte onları susturacak olan, onları durduracak olan Tayyip Erdoğan'dan başka kim olabilir?
Bu konuda, yani Erdoğan'ın susmasında yaklaşan seçimlerdeki Güneydoğu'nun bazı oyları etkiliyse, vah Türkiyem vah...
* * *
KUZEY Irak'la, yani Barzani ile görüşülüp PKK ile Kuzey Irak'ın yeterince mücadelesi sağlanacakmış. Bizden emekli Paşa Edip Başer'in katıldığı 3'lü heyet de bunun içinmiş.
Güldürmeyin Allah aşkına, Barzani'nin kendi milis güçleriyle, yani PKK'yla mücadelesini beklemek eşyanın tabiatına aykırı olmaz mı? Barzani PKK ile mücadele ederse "hain" damgası yemez mi?
Hafta başında NTV Barzani ile bir söyleşi yaptı. Barzani'nin bu söyleşisine kulak verenler onun PKK ile Ankara'nın arzu ettiği mücadeleye başlamayacağını zaten anlamışlardır.
Barzani Ankara'ya özellikle Kerkük ve Kürt devleti konusunda meydan okudu.
Sanki dün ABD Dışişleri Bakanı onu destekledi, 'Kürdistan'dan söz etti.
Barzani, "Bağımsız Kürdistan'a alışın" dedi ve bununla yetinmedi.
"40 milyon Kürdün olduğunu" vurguladı. Bunun 4-4.5 milyonu Irak'ta olduğuna göre, devlet nerede kurulacak? Diğer 36 milyon kimlerin topraklarında?
PKK ile mücadeleyi ABD'den de beklemek saflık olur.
İran'a karşı -orada ismi Pejak da olsa- PKK'yı silah ve mühimmat desteği yaparak besleyip büyüten ABD değil mi? Türkiye için bu aşamada niye ABD aksini yapsın?
* * *
KENDİ göbeğimizi kendimiz kesmeliyiz. Bunun içinse kararlı bir hükümet ve başbakan lazım.
Oysa kararlı olan başkaları.
Mesela, Güneydoğu'daki 60 belediye başkanı.
Mesela, "Kerkük'e yapılmış müdahaleyi Diyarbakır'a yapılmış sayarız" diyebilen, yani "iç savaş çağrısı" yapan Diyarbakır DTP İl Başkanı.
Mesela, Diyarbakır Kayapınar'da Kürdistan haritası benzeri havuz yapanlar.
Yani, yanisi Türkiye içten ve dıştan işbirliğiyle kuşatıldı. Bize tribünlere amigoluk yapacak değil, bu kuşatmayı acele kıracak, dağıtacak lider lazım.
Kardeş kavgası çıkarıldı, çıkarılacak.
Başbakan neredesin?..

MORTGAGE KAÇ KİRA?
"Kira gibi öde, ev sahibi ol" mortgage yasasının felsefesi bu ama, bir gazetemiz bunun imkânsız olduğunu hesap etti. Aylık geliri 2 bin YTL olan ve 500 YTL kira ödeyen bir aile 90 bin YTL'ye ev almak isterse en az 22 bin 500 YTL peşinat bulmalı. Kalan 67 bin 500 YTL için ise mevcut koşullarda her ay 1182 YTL taksit ödemek zorunda. Yani kira gideri en az ikiye katlanıyor.

CHP kızıyor
CHP hâlâ "1 Mart tezkeresi"nin reddini savunuyor.
O yüzden de Edip Başer'e CHP kızmış. Oysa başımıza gelenler hep o ret yüzünden değil mi?
"Kişi noksanını bilmek kadar irfan olmaz" diye bir sözümüz var. Bunu hükmi şahıslara da teşmil edebiliriz. CHP ret oyu vermekle kusur işledi. Ya bunu itiraf etmeli ya da bu konuda ilelebet susmalı.

YANLIŞ MI?
Koçaryan akıllı değil
Bu Koçaryan akıllı değil.
Adam, Ermenistan cumhurbaşkanı olarak Paris'te konuştu.
"Türkiye'nin soykırımı kabul etmesi gerektiğini" yineledi.
Koçaryan şöyle devam etti:
"Türkiye'nin soykırımı tanımaması, sadece ahlaki değil, ayrıca Ermenistan'ın ulusal güvenlik sorunudur.
1915 yılında olduğu gibi, işlediği suçu kabul etmeyen aynı komşuya sahibiz.
Bu yapılanların tekrarlanma riski var."
Başta, "Bu Koçaryan akıllı değil" dedik.
Doğru.
Niye?
Çünkü Koçaryan ve onun gibiler ne kadar konuşurlarsa konuşsunlar 72 milyonluk Türkiye'ye olmayan bir şeyi kabul ettiremezler. Bunu hâlâ öğrenemediler.
Sonra, "Bu, yapılanların tekrarlanma riski var" ne demek?
Yahu, bugün binlerce Ermeni kardeşimiz onun sözlerine kanmıyor, kapalı sınırları aşıp Türkiye'de çalışmıyor mu?
Türk aileler küçük çocuklarına bakımı bu, Ermenistan'dan gelen kaçak kadın işçilere emanet etmiyor mu?
Ne "tekrar"ı?
Sen hizaya gelsen, sınırlar açılır ve Ermeni kardeşlerimizin isteyenleri sere serpe Türkiye'ye girer çıkar ve devamlı para kazanır.
Sen bu düşmanlık körüklemesiyle Ermenilerin aleyhine hareket ettiğinin farkında değil misin?
Ermenilere asıl eziyet eden sensin.
Uyan ey Koçaryan, uyan!..

SOYKIRIM
Sırbistan suçlu mu?
Batı adalette de çifte standart uyguluyor. Yani Hıristiyanlara başka, Müslümanlara başka gözle bakıyor.
Adalet Divanı'nın son kararı bu açıdan adeta komedi.
"Srebrenitza'da soykırım var. Ama suçlu Sırbistan değil."
Şu karara bakın.
Soykırımı yaptıran Radovan Karadziç ve Radko Mladiç gibi liderleri kaçıp saklanan, soykırımı göstermelik de olsa önlemek için kılını bile kıpırdatmayan Sırp devleti soykırımcı değilmiş.
Eğer katliam filmlerle tespit edilmese mahkeme soykırım yapan Sırpları bile herhalde Sırbistan gibi aklayacaktı...
Yaşasın Batı adaleti!..

dheper@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
28 Şubat
28ŞUBAT askeri müdahalesine karşı çıktım. Bug...
Çetin ALTAN
Politik sövüşmeler, sokakta dövüşmeler, çağın dışına düşmeler
Türkiye'de evrensel kalitede bir meslek sahib...
Melih AŞIK
Ankara'nın gazı
Ankara'dan çarpıcı bir gaz haberi... CHP Anka...
Fikret BİLA
Erdoğan'dan ve Gül'den Barzani'ye tepki
Türkiye son birkaç haftadır KDP lideri Mesut ...
Hasan CEMAL
Kan davası!
Erdoğan-Baykal kavgası gitgide sertleşiyor, t...
Güneri CIVAOĞLU
Silah son seçenek
Türkiye Kuzey Irak'a çok kez girdi. Ancak sad...
Hurşit GÜNEŞ
Seçimler ve mali piyasalar
Seçimler yaklaşıyor. Ana muhalefette olan CHP...
Doğan HEPER
Yarın geç olacak, Başbakan
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan bilsin ki, bir gün Tü...
Semih İDİZ
Irak petrol tasarısı çıkarlarımızla uyumludur
Amerika'nın asıl amacının Irak'taki petrolü k...
Sami KOHEN
Irak için diplomasiye dönüş...
ABD'nin Irak stratejisi, savaş alanından dipl...
Hasan PULUR
Vatan hainliği...
"VATAN hainliği" kavramı bu kadar ucuzlamamal...
Derya SAZAK
28 Şubat
Siyasi tarihimize 'postmodern darbe' diye geç...
Meral TAMER
İşle hayat iç içe geçince
Başbakan Erdoğan, geçen hafta bir toplantıya ...
Yaman TÖRÜNER
Faizler
Aşağıdaki tabloda, ekonomimizde yıllar itibar...
Güngör URAS
Piyasalar toz ve dumanın dağılmasını bekliyor
Dün saat 17.30'da bankacı dostumu aradım. "Du...
Serpil YILMAZ
Medine'ye hızlı hac yolu
Hafta sonunda siyaset ve iş dünyasının önemli...
M. Ali BİRAND
Kürt sorununda dönüm noktasındayız
Başta Genelkurmay olmak üzere, Ankara'da sini...

© 2006 Milliyet