Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Mart 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Irak için diplomasiye dönüş...


ABD'nin Irak stratejisi, savaş alanından diplomasiye dönüş yönünde değişiyor mu?
ABD'nin yakında Irak konusunda İran ve Suriye'nin de yer alacağı bir uluslararası konferansa katılacağı haberi, böyle bir izlenim yaratıyor.
Bu ayın ortalarında yapılması planlanan konferansın ev sahipliğini Bağdat yapacak. Katılımcılara resmi "davetiye" de Irak hükümetinden geliyor zaten. Ancak, bunun esas "sponsoru"nun ABD olduğu herkesçe biliniyor...
Irak'taki çatışmalara son vermek ve soruna kalıcı bir çözüm bulmak amacıyla planlanan bu konferans iki aşamada yapılacak. İlk aşamada Türkiye dahil Irak'a komşu ülkeler, ABD başta olmak üzere Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi, Arap Birliği ile İslam Konferansı Örgütü temsilcileri Bağdat'ta büyükelçiler düzeyinde bir araya gelecekler.
Ardından, ikinci aşamada bu ülkelerin dışişleri bakanları -büyük olasılıkla İstanbul'da- toplanacaklar. Böylece ABD Dışişleri Bakanı Rice, bu vesileyle ilk kez İranlı ve Suriyeli meslektaşlarıyla aynı masanın etrafında yer alacak. Bu toplantının, kısaca G-8 diye bilinen sanayileşmiş ülkelerin de davet edilerek daha geniş tutulması düşünülüyor.

Komşular yetmedi...
Aslında Irak sorununa çözüm için "komşu ülkelerin" bir araya gelmesi fikrini 2 yıl önce Türkiye ortaya atmış, bu girişimin ardından bir dizi toplantı düzenlenmişti.
Ne var ki son dönemde bu süreç kilitlenmiş, toplantılar yapılamaz olmuştu. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Washington'a yaptığı son ziyarette bu konuyu Amerikalı yetkililerle görüşmüştü.
ABD'de bir süredir Baker-Hamilton gibi gruplardan, Dr. Henry Kissinger gibi eski diplomasi ustalarından ve bazı politikacılardan Irak için bir uluslararası konferans düzenlemenin artık bir zorunluk haline geldiği mesajları (ve baskıları) geliyordu. Başta Bush yönetimi buna sıcak bakmıyordu.
Ne var ki, Irak'ta durumun giderek vahimleşmesi, Kongre'de Demokratların Irak için istenen ek harcamaları (100 milyar dolar) bloke etmeye hazırlanması, Bush yönetimini yeni değerlendirmeler yapmaya itti.
Önceki gün Dışişleri Bakanı Rice'ın düzenlenecek konferansla ilgili açıklaması, bu bakımdan önemli bir strateji değişikliği olarak nitelendiriliyor.

Şimdi daha geniş
Irak'la ilgili "genişletilmiş konferans" fikrinin gerçekleşmesi, bu sorunun çözümü için uluslararası diplomasinin nihayet devreye girmekte olduğunu gösteriyor.
Dr. Kissinger'ın geçen hafta ABD basınında yer alan makalesinde belirttiği gibi, Irak'ta çatışmaların durması, barış ve huzurun kurulması için, tek çare Irak'ın tüm komşularının da yer alacağı bir uluslararası konferanstır. Kendisinin hatırlattığı gibi, "Avrupa'daki Otuz Yıl Savaşı, herkesin bitap düştüğü bir noktada, uluslararası bir konferansın düzenlenmesiyle son bulmuştu. Dünya bugün Irak konusunda böyle bir fırsatla karşı karşıyadır".
Peki, görüşleri, çıkarları ve amaçları birbirinden farklı olan bu kadar ülkenin bir araya gelerek Irak'ı barışa kavuşturacak bir plan üzerinde anlaşmaları mümkün mü? ABD'den İran'a kadar herkes stratejilerini yeniden ayarlamaya razı olacak mı? Irak'taki terör odakları eylemlerine son verecek mi?..
Bütün bunların bir konferans veya bir toplantı dizisiyle gerçekleşeceğinin bir garantisi yok tabii. Ama çözüm için uluslararası diplomasiden başka yol da yok. Dr. Kissinger'ın dediği gibi, şimdi böyle bir çaba gösterilmezse, "umutsuzluk ve çöküntü daha iyi bir seçenek yaratmayacaktır"...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
28 Şubat
28ŞUBAT askeri müdahalesine karşı çıktım. Bug...
Çetin ALTAN
Politik sövüşmeler, sokakta dövüşmeler, çağın dışına düşmeler
Türkiye'de evrensel kalitede bir meslek sahib...
Melih AŞIK
Ankara'nın gazı
Ankara'dan çarpıcı bir gaz haberi... CHP Anka...
Fikret BİLA
Erdoğan'dan ve Gül'den Barzani'ye tepki
Türkiye son birkaç haftadır KDP lideri Mesut ...
Hasan CEMAL
Kan davası!
Erdoğan-Baykal kavgası gitgide sertleşiyor, t...
Güneri CIVAOĞLU
Silah son seçenek
Türkiye Kuzey Irak'a çok kez girdi. Ancak sad...
Hurşit GÜNEŞ
Seçimler ve mali piyasalar
Seçimler yaklaşıyor. Ana muhalefette olan CHP...
Doğan HEPER
Yarın geç olacak, Başbakan
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan bilsin ki, bir gün Tü...
Semih İDİZ
Irak petrol tasarısı çıkarlarımızla uyumludur
Amerika'nın asıl amacının Irak'taki petrolü k...
Sami KOHEN
Irak için diplomasiye dönüş...
ABD'nin Irak stratejisi, savaş alanından dipl...
Hasan PULUR
Vatan hainliği...
"VATAN hainliği" kavramı bu kadar ucuzlamamal...
Derya SAZAK
28 Şubat
Siyasi tarihimize 'postmodern darbe' diye geç...
Meral TAMER
İşle hayat iç içe geçince
Başbakan Erdoğan, geçen hafta bir toplantıya ...
Yaman TÖRÜNER
Faizler
Aşağıdaki tabloda, ekonomimizde yıllar itibar...
Güngör URAS
Piyasalar toz ve dumanın dağılmasını bekliyor
Dün saat 17.30'da bankacı dostumu aradım. "Du...
Serpil YILMAZ
Medine'ye hızlı hac yolu
Hafta sonunda siyaset ve iş dünyasının önemli...
M. Ali BİRAND
Kürt sorununda dönüm noktasındayız
Başta Genelkurmay olmak üzere, Ankara'da sini...

© 2006 Milliyet